Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6879 E. 2026/3683 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6879
- Karar No
- 2026/3683
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1650 E., 2025/1829 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/180 E., 2024/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kastamonu ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 566 parsel sayılı 15.848,76 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 01... parsel numarasıyla ve 15.803,55 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı adına tapuda kayıtlı bulunan eski 79 parsel sayılı 2.575,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 01... parsel numarasıyla ve 2.861,49 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü ileri sürerek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin hukuka aykırı olduğunu ve davacı tarafın davalı tarafın parseline müdahale ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Bilirkişi raporuna göre davaya konu taşınmazlarda yapılan 22/2-a uygulamasının zemin ve kadastral paftası ile bir bütün olarak karşılaştırılması neticesinde herhangi bir hata bulunmadığı ve uygulamanın kadastral paftası ile uyumlu olduğu, alan farkının yanılma sınırları içinde olduğu şeklinde görüş bildirildiği, dinlenen tanık beyanları ve mahalli bilirkişi beyanları ve bu beyanları destekler nitelikte olan ayrıca hüküm kurmaya ve denetime elverişli teknik bilirkişi raporu doğrultusunda uygulama kadastrosunun usulüne uygun yapıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Davaya konu olan taşınmazlar arasındaki sınırla ilgili olarak; 19 62... yıllarına ait hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazlar arasında tel çit gözlenmediği, tonç şeklinde bir sınırın olduğu ve tapulama çalışmalarının bu sınıra uygun olarak yapıldığı, yenileme çalışmaları sırasında da bu sınırın aynen uygulandığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda, taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır olarak belirlenmesinin doğru bir uygulama olduğu, taşınmazların yüzölçümlerindeki farklılığın, kısmen tesis kadastrosu sırasında yapılan hesaplardaki yanılma sınırı dahilindeki hatalardan kısmen de taşınmazların sabit sınır ve değişebilir sınır olarak belirlenen sınırlarının kadastro paftasına göre gösterdiği değişikliklerden kaynaklandığı, böylece dava konusu taşınmazla ilgili uygulama kadastrosunun usule uygun yapıldığı" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğraflarının doğru çakıştırılmadığını, uygulama kadastrosunda hata yapıldığını ve eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.