Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/7010 E. 2026/3679 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7010
- Karar No
- 2026/3679
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/972 E., 2025/966 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pazar (Rize) Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/13 E., 2024/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Rize ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 06... parsel sayılı 2.098,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 06... parsel numarasıyla ve 2.103,37 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 1 06... parsel sayılı 213,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 06... parsel numarasıyla ve 214,74 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2.Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın yüzölçümünün uygulama kadastrosu sırasında küçüldüğünü belirterek, uygulama kadastrosundaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu sınırları, uydu fotoğrafı ve günümüz ortofoto haritası, mevcut zemin kullanımı ile 22/2-a çalışmaları sonucu oluşan tüm sınırlar çakıştırıldığında; uygulama kadastrosu tespitinde davacıya ait 1 06... parsel sayılı taşınmaz ile davalılara ait 1 06... parsel sayılı taşınmazın arasındaki sınırın geçerli sınır olarak belirlendiği, tesis kadastrosu sırasındaki pirizmatik ölçü değerlerinin incelenmesi neticesinde dava konusu parseller arasındaki sınırda herhangi bir ölçü sınırlandırma ve tersimat hatasına rastlanmadığı, eski tarihli hava fotoğrafı görüntüsünü incelendiğinde görüntünün değerlendirilebilir düzeyde belirgin olduğu, görüntüde dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede yapıların ve yolların belirgin olduğu ancak dava konusu parsellerin bulunduğu bölgede genel olarak yapılaşma söz konusu olduğundan parseller arasındaki sınırların kaybolduğu ve sınırları görüntüden tespit etmenin mümkün olmadığı, ayrıca yapılan keşifte dava konusu parseller arasında zeminde sabit sınır olarak tanımlanan herhangi bir sınırın bulunmadığı, keşif esnasında gösterilen sınırların tesis kadastrosu paftası sınırları ve güncelleme kadastrosu sonucu oluşturulan sınırlar ile uyumlu olmadığının anlaşıldığı, davalı ...'nın kabulü ve keşif esnasında davacı tarafla ortak sınır gösterdiği, mahalli bilirkişiler ve tanıkların bu sınırları onaylamış oldukları, belirtilen sınırın uygulama kadastrosunda geçerli olarak tespit edilen sınıra bariz nitelikte ters düşmediği ve miktar itibarıyla düşük olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline, 11.10.2023 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 24,12 metrekarelik kısmın dava konusu 1 06... parsel sayılı taşınmazdan çıkarılarak 1 06... parsel sayılı taşınmaza eklenmesine, 1 06... parsel taşınmazın 190,62 m² olarak; 1 06... parsel sayılı taşınmazın 2.127,49 metrakare olarak tapuya tescillerine karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Mahkemece, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları, tesis kadastrosuna ait pafta haritası, dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastrosu ve yenileme kadastrolarına ait ölçü çizelgesi, hesap cetveli ve ölçü krokileri gibi bilgi ve belgelerin toplanmak suretiyle keşif yapıldığı, harita bilirkişi raporunda, hava fotoğrafı, ortofoto incelemeleri yapıldığı, taşınmazlar arasında sabit sınır olmadığı, geçerli sınır olduğunun tespit edildiği, tesis ve yenileme paftalarının çakıştığı, davalı ... ile davacı vekilinin gösterdiği sınırın çakışmadığının tespit edilmediği, tesis kadastrosunda herhangi bir ölçü, sınırlandırma ve tersimat hatası olmadığı, herhangi bir yüzölçüm hatası yapılmadığı, güncelleme çalışmalarındaki taşınmazların yüzölçümündeki değişiklerin tecviz sınırları içerisinde olduğunun tespit edildiği, keşif sırasında davalı ... ile davacı vekilinin gösterdiği sınırın esas alınması halinde krokide (A) harfiyle gösterilen 24,12 metrekarenin davacı parseline eklenmesi gerektiğininin rapor edildiği, bilirkişi raporu ile uygulama kadastrosunda herhangi bir hata olmadığı, yüzölçümü farklılığının tecviz sınırları içerisinde kaldığı tespit edilmesine rağmen, dava konusu taşınmazdaki iki hissedardan sadece birinin keşifte yer göstermesi ile tarafların ortak sınırı gösterdiği kabul edilemeyeceği ve toplanan delillere göre Mahkemece davanın reddi gerekirken, davalılardan birinin beyanı esas alınarak davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine; davanın reddine dava konusu taşınmazların uygulama kadastrosu tespitleri gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde: kabul beyanının dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, talebin kadastro öncesine dayanıldığının düşünülmesi halinde görevsizlik kararı ile dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığını, bu nedenle istinaf dilekçesi ile de iddia ve savunmayı genişletemeyeceği, uygulama kadastrosuna itirazın yerinde olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.