Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8317 E. 2026/4962 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8317
Karar No
2026/4962
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1672 E., 2024/2184 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/354 E., 2023/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde 05.05.2008 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını ve Mayıs 2015 tarihine kadar primlerinin ve hatta 200 kişinin primlerinin eksik yatırıldığını her türlü ıslak imzalı olanlar da dahil belgeleri .. Denetim Müdürlüğüne sunduğunu ancak denetim elemanı tarafından 2009/2,3,6,8, 2010/10, 2011/4, 2012/10, 2014/ 10 aylarda hak kaybını tespit ederek bu dönemlerin eksik primlerini hizmet akdine eklemiş olduğunu ve bu denetim raporuna itirazının da reddedildiğini, iş yerinde çift bordro düzenlendiğini ve primlerin eksik yatırılması sebebi ile iş verenin haksız kazanç elde ettiğini esasen işçinin tüm sene de aynı ücreti alma durumunun ülkenin bir gerçeği olmasına rağmen yalnızca belli aylar bakımından tespit yapılmasının mağduriyete sebep olduğunu beyanla netice olarak; .. ... tarafından raporla tespit edilen eksik primlerin tüm yılların aylarına yansıtılarak primlerine ilave edilmesine, 2 yılı aşkın süredir eksik primden dolayı eksik aldığı aylıkların farkları dâhil Kurum tarafından hesaplanarak farkların kendisine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı .. Metal Sanayi ve ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle zamanaşımı definde bulunduğunu ve hak düşürücü süre bakımından 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesi uyarınca olayda hak düşürücü süre bulunduğunu, davacının 10.05.2008- 31.05.2015 tarihleri arasında muhasebe şefi olarak çalıştığını ve istifa ettiğini tüm işçilik alacaklarının ödendiğini ve bu tür davaların kamu düzeninin ilgilendirip Yargıtay 10. H.D. ve HGK kararlarını da dilekçesine eklemek suretiyle davacının sunulan maaş bordrolarında görüldüğü gibi tüm hak ve alacaklarının prime esas kazanç olarak bildirilmiş olduğunu Kuruma bildirilen bilgilerin aksinin eş değer belgelerle ispatlanması gerektiğini de beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartının giderilmesini, firmanın bu tarihlerde faal olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarının esas olduğunu, tanık beyanları dışında belgeler ile ispatlaması gerektiğini ve HMK.'nın 289 maddesi gereği yazılı delil ile ispat gerektiğini de beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, prime esas kazanç tespiti ile fark aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8317, K. 2026/4962, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8317-e-2026-4962-k-c9a4977a5201