Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/19064 E. 2026/6107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/19064
Karar No
2026/6107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/441 E., 2025/2535 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 33. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/5 E., 2023/192 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının 15.11.2014-15.05.2017 döneminde çalıştığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Feri müdahil Kurum vekili, davacının işyerinde devamlı hizmet akdiyle çalışmış olduğunun resmi, yazılı, sağlıklı delillerle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 15.11.2014-30.06.2015 tarihleri arasında 226 gün, 19.12.2015-31.12.2015 tarihleri arasında 12 gün, 01.02.2016-13.05.2017 tarihleri arasında 463 gün olmak üzere toplam 701 günlük hizmetinin 1242898 006 sicil sayılı davalı işverenlik bünyesinde geçtiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin esasdan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, yeterli inceleme yapılmadığını, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesidir. 506 sayılı Kanun'un 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olması nedeni ile özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanması gerektiği özellikle göz önünde bulundurulmalıdır. İnceleme konusu dosyada; davacının 15.11.2014-15.05.2017 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep ettiği, davalı iş yerinin 01.01.2016-30.09.2018 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, davacının hizmet cetvelinde 27.02.2015-18.02.2015 tarihleri arasında farklı iş yerlerinden, 01.01.2016-31.01.2016 döneminde davalı dernekten, 10.02.2016-13.05.2017 döneminde farklı iş yerlerinden bildirimlerinin olduğu davacının yargılama sırasında dava dışı iş yerlerinden yapılan bildirimlerin dışında kalan sürelerin tespitini talep ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca derneğin 06.11.2014 tarihli kararı ile davacının gönüllü çalışmak için başvuru yaptığı belirtilerek davacının gönüllü çalışmalarına oy birliği ile karar verilmiş, 14.11.20 14... .12.2017 tarihlerinde yapılan genel kurul toplantılarında davacı denetim kurulu yedek üyesi seçilmiştir. Somut davada; Mahkemece kabul edilen dönemlere ilişkin davacının beyanı alınmalı, gönüllü çalışıp çalışmadığı, kimlerle çalıştığı, çalışmasının nasıl olduğu sorulmalı, bu şekilde dava somutlaştırılmalı, davacının bildireceği kişiler dinlenilmeli, bordro olmayan döneme ilişkin iddia araştırılmalı, davacı bildirim yapılan sürelerin iptalini talep etmediğinden buna göre değerlendirme yapılmalı, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

O halde İlk Derece Mahkemesince yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/19064, K. 2026/6107, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-19064-e-2026-6107-k-fe297090c318