Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1402 E. 2026/4555 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1402
- Karar No
- 2026/4555
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1369 E., 2024/3342 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/23 E., 2023/20 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Bursa ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 1112 parsel sayılı 247,02 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Hazineye ait olan yerlerden olduğu, 1999 yılından itibaren ... tarafından tarla olarak kullanıldığı ve ...'a ait olan betonarme binanın, krokide (A) harfi ile gösterilen 42,90 m² lik kısmının işbu parsel üzerinde kaldığı belirtilerek, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, akabinde yörede 2015 yapılan 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu çalışmalarında ise yeni 72 71... parsel olarak 241,10 m² yüzölçümü ile Kadastro Mahkemesinin 2014/46 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu açıklanmak suretiyle tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; 1981 yılında yapılan arazi kadastrosunda tescil harici bırakılan taşınmazın dava dilekçesine ekli krokide belirtilen kısmının kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını, bu kısımda yapılan çalışmaların ikinci kadastro niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesindeki şerhin iptaline karar verilmesi talep etmiş; bilahare, 03.10.2016 havale tarihli ıslah dilekçesiyle dilekçeye ekli krokide gösterilen 29,42 m²lik alana ilişkin tespitin iptalini ve tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde bulunmadığından arazi kadastro çalışmalarına konu edildiğini ve orman vasfında olmadığından Hazine adına tespit edildiğini, yapılan çalışmaların usul ve kanuna uygun olduğunu ve taşınmazın fiili durumu itibariyle de orman ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile aldırılan bilirkişi raporu kapsamında dava konusu taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının çalılık alan üzerinde bulunduğu, orman kadastrosuna göre de bu kısmın orman sınırları kapsamında kaldığı, kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılan yerlerin artık özel mülkiyete konu olamayacağı gibi kesinleşen orman kadastrosu sınırları içerisinde yer alan kısmın 2/B kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, 72 71... parsel (eski 1112 parsel) sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) ile gösterilen 29,42 m²lik kısmının ifrazıyla, yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tesciline, kalan kısmın kalan alan ölçüsü ve yeni sınırları ile diğer yönlerden tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya sunulan 13.01.2023 tarihli bilirkişi raporunda, eski 11 12... ada 37 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesine göre yapılan kadastro çalışmasında sınırlandırıldığı, ancak 1966 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan orman kadastro çalışması ve 26.06.1979 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulamasına göre bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 29,42 m²lik kısmın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığı, buna rağmen kadastroya tabi kılındığı anlaşılmakla bu kısım hakkında yapılan kadastro tespitinin iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, bilirkişi raporunun infaza elverişli olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün infazında bir sıkıntı oluşturmayacağı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi gereğince infaz edilebilir hüküm kurulmasının kamu düzeni gereği olduğunu, temyize konu kararda dava konusu edilen taşınmazın metrekaresi, cinsi, beyanlar hanesinde herhangi bir şerh olup olmayacağı belirtilmeksizin verilen kararın infazının mümkün olmayacağını, ayrıca taşınmazın orman olup olmadığı hususunda yeterli inceleme yapılmadığını, komşu parsellere ilişkin değerlendirme yapılmadığını ve taşınmazın evveliyatının orman olduğuna ilişkin de yeterli araştırma yapılmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz kısmının kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde yer alıp almadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.