Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4459 E. 2026/4585 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4459
- Karar No
- 2026/4585
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/917 E., 2025/529 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2023/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 30 75... parsel sayılı sırasıyla 4.572,89 m² ve 3.567,90 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, davalı ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Mardin ili ... ilçesi ... Mahallesi 30 75... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını, taşınmazların imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen yerlerden olmadığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tapuya tescillerini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müvekkiline ait olduğunu ve halen zilyetlik ve tasarrufu altında bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davalının taşınmazları kendi iradesiyle terk ettiği, zilyetliğin kesintiye uğradığı ve tespit tarihinden geriye doğru en az 20 yıl süreyle aralıksız ekonomik amaca uygun kullanım şartının gerçekleşmediği ve buna bağlı olarak 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 30 75... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile Hazine adına tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davalının ileri sürdüğü zorunlu terk iddiasını ispatlayamadığı, bu nedenle 3402 sayılı Kanun kapsamında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 30 75... parsel sayılı taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının müvekkil lehine gerçekleştiğini, İlk Derece Mahkemesinin zilyetliğin kesildiği ve taşınmazların iradi olarak terk edildiği yönündeki kabulünün dosya kapsamıyla çeliştiğini, fen bilirkişisi raporu ile diğer teknik delillerin taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğunu ve müvekkilin zilyetliğini doğruladığını, buna rağmen taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca Kabala Mahallesi'nde yaşanan kan davası nedeniyle müvekkilinin taşınmazları kullanamamasının mücbir sebepten kaynaklandığını ve zilyetliğin iradi terk edildiği şeklinde değerlendirilemeyeceğini ileri sürürek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini terk etmesinin iradi terk niteliğinde olup olmadığı ve buna bağlı olarak davalı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.