Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/3947 E. 2026/4550 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3947
- Karar No
- 2026/4550
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/278 E., 2025/336 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Borçka Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/401 E., 2023/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Artvin ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro sonucunda, 1 10... ve 7 parsel sayılı sırasıyla 3.385,73 m² ve 3.318,76 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 4.455,42 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 7.360,87 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 4.734,72 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı nedenle davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 4.635,55 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve hibe nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 11.511,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle fındık bahçesi vasfıyla davalı ... adına, 1 10... parsel sayılı 3.688,10 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı neden ve vasıfla davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Asıl ve birleşen davaların davacısı ... vekili dava dilekçelerinde; 1 10... parsel sayılı taşınmazın 740,06 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 2.334,28 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 3.747,05 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 2.667,21 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 1.729,25 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 2.143,90 m²lik, 1 10... parsel sayılı taşınmazın 5.622,01 m²lik kısmının ve 1 10... parsel sayılı taşınmazın 2.479,86 m²lik kısmının orman vasfında olduğu halde davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman arazisi olup, hava fotoğrafları, memleket haritası ve amenajman planında yeşile boyalı orman alanlarında kaldıklarını belirterek, dava konusu taşınmaz bölümlerinin tapu kayıtlarının ayrı ayrı iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescillerine, ayrıca tapu kayıtları üzerindeki şerh, ipotek, haciz ve diğer kayıtların terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Yönetim AŞ vekili cevap dilekçesinde; davalı adına kayıtlı dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili şirketin alacaklı olduğu icra dosyasında konulan haciz şerhi nedeniyle taraflarına husumet yöneltildiğini, davanın ayni hak sahibi kişilere yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, kadastro tespitleri sırasında taşınmazın vasfının tayin ve tespitinde müvekkili şirketin herhangi bir rolünün bulunmadığını, tapu kaydına güvenle iyi niyetli olarak haciz konulması durumu söz konusu olup müvekkili şirket yönünden davanın reddini savunmuştur. 2. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamış; aşamalarda bir kısım davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazların davalıların murislerine ait olduğu ve eklemeli zilyetlik yoluyla davalılara intikal ettiği, kadastro çalışmalarında davalılar adına tespit gördüğü, alınan raporlar ve mahalli bilirkişi beyanları kapsamında taşınmazların tarım arazisi vasfında oldukları, orman bütünlüğü kapsamında kalmadığı ve topraklarının orman toprağı yapısında olmadığı, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve zilyetlikle kazanılacak yerlerden olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince aldırılan ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları kapsamında dava konusu taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, kadastro çalışmaları sonucunda davalı gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, somut olayda ispat yükünün taşınmazların orman vasfında olduklarını iddia eden davacı tarafta olduğu ve dosya kapsamı itibariyle, davacının dava konusu taşınmazların orman vasfında olduklarını ispat edemediği gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; kararın usule, kanuna ve oluşa aykırı olduğunu, delillerin yanlış takdir edilmesi sonucu hakkaniyete ve adalete uygun olmayan bir karar verildiğini, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu yönündeki bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, yoruma dayalı rapor düzenlendiğini, dava konusu edilen taşınmazların en az 2-3 yanlarının davalı yada orman parselleriyle çevrili olduğunu, dolayısıyla dava konusu taşınmazların ormanla bütünlük oluşturduğunu, ormanların şahsi mülkiyet konusu yapılamayacağını, ayrıca dava konusu taşınmazların orman içi açıklık olduğunu, etrafı ormanlarla çevrili taşınmazların özel mülke dönüşüp tarım ve inşaata açılmasının orman bütünlüğünü bozacağını, davalılar adına yapılan kadastro tespitlerinin bilim ve fen bakımından hatalı olduğunu, bir taşınmazın bitki örtüsünün tahrip edilmesi veya bulunmamasının yani fiili durumun orman vasfının belirlenmesinde önem arz etmediğini, taşınmazların toprakları itibarıyla orman arazisi olduğunu, davalı tarafın davaya konu taşınmazlar üzerinde tarımsal faaliyet yürütmesinin de orman olma özelliğini etkilemediğini, ayrıca müvekkili davacı aleyhine asıl ve birleşen her bir dosyadan ayrı ayrı maktu vekalet ücretine, 2018/406 Esas sayılı dosyada ise nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yine davalı ... Yönetim AŞ lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de isabetsiz bulunduğunu, dava konusu edilen taşınmazların tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemecesince yeterli araştırma yapılmadan mahalli bilirkişilerin yanlı beyanları ve teknik bilirkişilerin yeterli doyuruculuktan uzak raporlarına dayanılarak karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin orman vasfında olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.