Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4482 E. 2026/3439 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4482
- Karar No
- 2026/3439
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/228 E., 2025/163 K. DAVA TARİHİ : 28.03.2019
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avuka...ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'de Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin yurtdışında yaşadığını, Türkiye'deki işlerinin takibi için ablası olan davalıya 16.12.2011 tarihinde tanzim edilen ve çok geniş yetkiler ihtiva eden vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletnameye dayalı olarak müvekkiline ait çeşitli bankalardaki hesaplardan toplam 5.984.165,50 TL para çektiğini tespit ettiğini, ayrıca vekalet verilmeden önce de gayrimenkul alımı için tarafından davalıya gönderilen paraların olduğunu, davalı tarafından alınan bu paraların işlerini takip etmek için yapılacak harcamalar ve gayrimenkul alımı için gönderilen paralar olduğunu, meblağın yüksek olması sebebiyle paraların nerelerde kullanıldığını davalıya sorduğunu, ancak tatmin edici cevap alamadığını, bunun üzerine davalıyı 25.10.2018 tarihinde vekaletten azlettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 800.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı; cevap dilekçesi vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.01.2022 tarihli kararıyla; alınan raporlar ve banka kayıtlarına göre davanın kısmen kabulüne ve 3.800.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 12.04.2022 tarihli kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararda usul ve yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairenin 04.04.2023 tarihli ilamıyla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek; tapu resmi satış senedindeki değerin gerçek satış değerini yansıtmayabileceği hususu da dikkate alınarak, vekalete dayalı olarak satışı yapılan taşınmazların satış tarihlerindeki rayiç değerlerinin bilirkişi aracılığıyla tespit edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; toplanan delillerden davacının iddiasının sabit olmadığı, davalının vekil olarak yaptığı işlemlerde vekil edenin zararına iş yapmadığı ve gönderilen paralardan daha fazla değerde taşınmaz alımı yapıldığı, (yani taşınmazların bedelinin gönderilen paradan daha az olmadığı sabittir) vekilin hesabını verdiği ve vekil edeni zarara uğratmadığı, gönderilen paraların gönderilme tarihine yakın alımların olduğu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı tarafa müvekkilinin 2009 yılından itibaren taşınmaz almak ve işlerini takip etmek için yetki verdiğini ve bu mihvalde para göndermiş olduğu belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece müvekkile ait banka hesaplarından sadece 2011 yılı sonrasına ilişkin hesap dökümleri istenerek, eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarında hesaplamaya dahil edilen bazı taşınmazların müvekkili tarafından bizzat satın alındığını, satış paralarının müvekkili tarafından satıcılara gönderildiğini, taşınmazların rayiç bedellerinin fahiş hesaplandığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletin kötüye kullanılmasından ve vekilin hesap verme yükümlülüğüne aykırı davranmasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamı sonrasında hükme esas alınan raporda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.