Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1137 E. 2026/3394 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1137
- Karar No
- 2026/3394
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1872 E., 2024/1995 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2023/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Antalya ili ... ilçesi ... Mahalesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 07... parsel sayılı 4.411,58 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 1/2'şer payla ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde ve yargılama sırasındaki beyanları ile irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davalı ... adına tespit edilen 1/2 payın, müvekkillerinin murisi ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkemenin görevli olmadığını, dava konusu taşınmazın komşu parseli konumunda olan 1 07... parsel sayılı taşınmazda davalının babası ...'nin hissesinin bulunduğunu, davalının dava konusu taşınmazdaki babasına ait hisseyi kullanırken komşu parsel durumunda olan dava konusu taşınmazı da yıllardan beri yulaf, buğday ekmek suretiyle kullandığını, taşınmazın zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu, taşınmazda ne davacıların murisinin ne de kendilerinin kullanım, tasarruf ve zilyetliklerinin söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, husumet yöneltilmesi gereken kişinin davacıya ait taşınmazda ekilmeye yada sınır değişikliğine sebep olan komşu parsel malikleri olduğunu, husumetten itirazlarının bulunduğunu, Hazinenin bu işlemde herhangi bir kusur ya da ihmalinin bulunmadığını, dava konusu bölgedeki azalmaların paftaların grafik pafta olmasından geçmişte yüzölçümü hesaplamalarında yapılan planimetre hatalarının düzeltilmesinden ve zemin ile pafta uyumsuzluğundan kaynaklandığının muhtemel olduğunu, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "her ne kadar ... ve davacıların dayanak miras bırakanı ..., (A) harfiyle gösterilen yeri olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı süresi içerisinde ekonomik amaca uygun olarak kullanmadığı sabit ise de, taşınmazın geriye kalan ve ek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen yeri en az yirmi yıldır ekonomik amaca uygun şekilde kullandıkları, zira keşif esnasında ..., ..., ... ve ... davaya konu yeri en az yirmi yıldır ... ve ...'ın müşterek kullandığını beyan ettiler, ayrıca uydu fotoğraflarını destekler şekilde ..., ..., ... ve ... davaya konu parselin güney kısmının 10... yılı aşmayan bir zamandır ...'nin işlediğini beyan ettikleri, sonuç olarak davaya konu parselin ek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen özel mülkiyete konu olabilecek yeri en az yirmi yıldır ... ve ...'ın kullandığı, ...'ın vefatıyla vereselerinin kullandığı, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen yere ilişkin olarak ise, davanın ispat edilemediği, davacının taşınmazın ek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen yerin mülkiyetini kazandığını ispatladığı, (A) harfiyle gösterilen yerin mülkiyetini kazandığın ispatlayamadığı kanaatiyle yapılan yargılamada taleple bağlılık dikkate alınarak (A) harfiyle gösterilen 978 m²sinin davacı davasını burası yönünden ispat edemediğinden (A) harfiyle gösterilen yerin davacının ...'ye karşı toplam haklılık oranı ve ...'ın payı gözetilerek davaya konu 1 07... parsel içerisinde ve müstakilen davalı ...'ye bırakılmasına, kalan ve ek bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen yerin ... ve ...'ın müşterek kullanımında olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 1 07... parsel sayılı taşınmazın 14.06.2023 tarihli teknik bilirkişi raporunun ve eki krokisinde (B) harfiyle gösterilen 3.433,58 m²lik kısmının ifraz edilmesi suretiyle davalılar adına olan kadastro tespit tutanağının iptaliyle bu taşınmazdan ifraz olunarak aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle 3433,58 m² olarak tarla vasfıyla taşınmazın toplam pay miktarı 48 pay kabul edilerek 24 pay ... oğlu ..., ... kızı müteveffa ...'a isabet eden müşterek pay toplam 24 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, (B) harfiyle gösterilen 3.433,58 m²lik kısmının ifraz edilmesi suretiyle kadastro tespit tutanağının iptaliyle sonuçta 978,00 m² olarak tarla vasfıyla ... adına tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un geçici 8. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2'şer payla davalılar ... ve ... adına tespit edildiği, davacılar ... ve ...'ın yargılama sırasında netleşen taleplerine göre dava konusu taşınmazın anneleri ... ve babaları 1/2 tespit maliki ...'a ait olduğu iddiasıyla tespit maliki ... adına tespit edilen 1/2 payın tespitinin iptaliyle bu payın anneleri ... mirasçıları adına tespit ve tescili istemiyle eldeki davayı açtığı, tespit maliki babaları ...'ın payına bir itirazlarının bulunmadığı, taleplerinin ... payının ...'a ait terekeye döndürülmesine ilişkin olduğu, İlk Derece Mahkemesince icra edilen keşifte dinlenen yerel bilirkişisi ve tanık beyanlarıyla tüm dosya kapsamıyla netleşen duruma göre; şahıslar arasındaki bu davada dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen bölümünün tespit öncesi 20 yılı aşkın zamandan beri malik sıfatı ile eşit payla davacıların anneleri ... ile babaları tespit maliki ...'ın zilyetliğinde olduğu, davalı ...'nin keşifte bizzat beyanında taşınmazın yalnızca güney kısmının (fen bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen alan) kendi kullanımında olduğunu beyan ettiği, davacılar (A) harfiyle gösterilen kısmın da kendilerine verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmü istinaf etmişlerse de, beyanlara ve bilirkişi raporlarına göre taşınmazın bu bölümünde davacılar murisi lehine kazanım koşullarının gerçekleşmediği, bu kısmın davalı ... tarafından 2005 yılından sonra açıldığının beyan edildiği, İlk Derece Mahkemesince beyanlara göre taşınmazın (B) harfiyle gösterilen kısmı talep gibi eşit payla ... mirasçıları ile ...'a, (A) harfiyle gösterilen kısmı ise müstakilen ...'ye tescil edilmiş olup, davacılar murisi ...'ın (A) harfiyle gösterilen kısımdaki kazanım koşulları ispatlanamadığına göre, (A) harfiyle gösterilen kısmın tespitte yapılan paylar göz önüne alınarak tespit gibi tesciline karar verilmesi gerektiği ileri sürülebilirse de bu hususun tespit maliki ... tarafından ileri sürülmesi gerektiği, ancak hükmü istinaf etmediği anlaşılmakla istinaf edenlerin sıfatına göre davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı Hazinenin istinaf nedenlerine gelince; davalı ... vekili hükmü, kendileri yönünden pasif husumetten ret kararı verilmesi ve Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi talebiyle istinaf etmiştir. Davacı yan, davalı gerçek kişiler adına tespit gören dava konusu taşınmazın 1/2 payının murisleri ... mirasçıları adına tescil istemiyle Hazineyi de hasım göstererek dava açmış olup, dava konusu taşınmazda Hazineye ait pay tespiti yapılmadığından, İlk Derece Mahkemesince Hazineye yönelen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine ve yargılama sırasında vekille temsil edilen davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz ise de bu durumun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; davacılar ... ve ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın esasına ilişkin olarak davanın kısmen kabulüne, dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın 14.06.2023 tarihli teknik bilirkişisi raporunun ve eki krokisinde (B) harfiyle gösterilen 3.433,58 m² kısmının ifraz edilmesi suretiyle davalılar adına olan kadastro tespitinin iptaliyle bu taşınmazdan ifraz olunarak aynı adada son parsel numarası verilmek suretiyle 3433,58 m² olarak tarla vasfıyla taşınmazın toplam pay 48 pay kabul edilerek 24 pay ... oğlu ..., ... kızı müteveffa ...'a isabet eden müşterek pay toplam 24 pay kabul edilerek hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına tesciline, (B) harfiyle gösterilen 3433,58 m²lik kısmının ifraz edilmesi suretiyle kadastro tespit tutanağının iptaliyle sonuçta 978,00 m² olarak tarla vasfıyla ... adına tesciline, davacıların davalı Hazineye yönelik davalarının pasif husumetten reddine, davalı ... yargılama sırasında kendini bir vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı Hazineye verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın kabul edilemez olduğunu, bilirkişi raporunun davacılar lehine olduğunu, davalı ... adına tescil kararı verilen bölüm yönünden, davalının zilyetliğinin olmadığının dosya kapsamı ile sabit olduğunu, davacıların murisinin kesintisiz zilyetliği ve taşınmazın 3433 m²sini kullanıp diğer kısmını kullanmaması söz konusu olmadığından bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.