Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3643 E. 2026/3391 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3643
Karar No
2026/3391
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/593 E., 2024/511 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2012/209 E., 2019/29 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma istemi değerden reddedilmesine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava ve temyize konu 1 06... , 1 23... ve 6, 1 29... , 1 30... ve 1 31... parsel sayılı ve sırasıyla 34.530,55 m², 4604,21 m², 13.618,76 m², 3104,12 m², 15.558, 81... .639,33 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ... ve müşterekleri adlarına tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile davacılar adlarına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu 1 06... , 1 29... , 1 23... ,6, 1 30... parsel sayılı taşınmazlar yönünden, dayanak tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı, tapu kaydındaki hisseleri oranında davacılar adlarına tesciline karar verilmesi gerektiği, bakiye 1/5 hisse bakımından ise tapu maliki, tespit tarihi itibariyle 20 yılı aşkın süredir ölü olduğu ve tapuda intikal görmeyen bu hisse bakımından olağanüstü zilyetlikle kazanma şartları davalılar lehine oluştuğu; 1 31... sayılı parsel yönünden ise dayanak kaydın taşınmazı kapsadığı ve tarafların ayrı ayrı ekip biçtiği yerler bu taşınmaz bakımından belli olduğu, hükme esas krokide davacıların ekip biçtiği yer (A) harfi ile davalıların ekip biçtiği yer (B) harfi ile gösterildiği, bu bölümlere zilyetleri lehine tescil kararı verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 06... , 1 23... ve 6, 1 29... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tespitinin ayrı ayrı iptali ile davacılar ... adına 2/5 hisse ve ... adına 2/5 hisse oranında tesciline, bakiye 1/5 payın davalılar adına ayrı ayrı tesciline, 1 31... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'in 26.11.2019 havale tarihli raporunda ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 14.199,84 metrekare büyüklüğündeki kısmın davalılar adına olan tespitinin iptali ile davacılar adına eşit pay ve oranda ilgili adanın son parsel numarası verilmek üzere tesciline, (B) harfi ile gösterilen bakiye 21.439,49 metrekare büyüklüğündeki kısmın ise davalılar adına tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamında yar alan ve davacıların tutunmuş oldukları tapu kayıtlarının geldi ve gittilerinin yapılan incelemesinde taşınmazların ilk geldisi olan 09/06/1971 tarihli tapu kaydında ..., ..., ..., ... ve ... kardeşler adına iştirak halinde kayıtlı olduğu, daha sonra taşınmazlardaki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilip taşınmazlardaki hisselerin tamamı 5 pay kabul edilmek suretiyle 26/06/1974 tarih ve 41 yevmiye numaralı resmi senet ile; ...'e ait 1 pay ile ...'e ait 1 pay uhdelerinde baki kalmak üzere ... vekaleten ...'ye ait 1 pay ile ...'a ait 1 payın tamamını ...'e satış yolu ile temlik ettiği, daha sonra 26/06/1974 tarih ve 41 yevmiye numaralı resmi senet ile davacı ... söz konusu taşınmazlarda 3/5 pay sahibi konumuna gelen ...'e ait 2/5 payı vekaleten oğlu olan davacı ...'e satış yolu ile temlik ettiği, böylelikle davacıların tutunmuş oldukları 9 parça taşınmazın en son revizyon gördüğü (Gittisi olan) 05/01/1994 tarih ve 8,9,10,11,12,13,14,15, ve 16 sıra numaralı tapu kayıtlarında davacı ...'ün 2/5 pay sahibi haline geldiği, bu duruma göre; bu kayıtların geldisi olan 26/06/1974 tarih ve 12,13,14,15,16,17,18,19, ve 20 sıra numaralı tapu kayıtlarında ... 1 pay, ...'ün 1 pay ve davacı ...'ün 1 pay sahibi olarak kalmıştır. Buna karşılık İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde davacı ... lehine 1 pay oranında tescil kararı verilmesi gerekirken hatalı olarak 2 pay oranında tescil hükmü kurulmasının hatalı olduğu; ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen hükmün kaldırılmasına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca uyuşmazlığın esasına ilişkin yeniden hüküm kurmak gerektiği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden davanın esasına ilişkin hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 06... parsel sayılı taşınmazın davalılar adına olan tespitinin iptali ile davacılar ... adına 2/5 hissesi oranında ve ... adına 1/5 hissesi oranında, bakiye 2/5 oranında kısmın ise davalılar adına; 1 30... parsel ile 1 29... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tespitlerinin iptali ile davacılar ... adına 2/5 hissesi oranında ve ... adına 1/5 hissesi oranında, bakiye 2/5 oranında kısmın ise davalılar adına, 1 23... ve 6 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan tespitlerinin iptali ile davacılar ... adına 2/5 hissesi oranında ve ... adına 1/5 hissesi oranında, bakiye 2/5 oranında kısmın ise davalılar adına; 1 31... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisini 26.11.2019 havale tarihli raporunda ve ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen 14.199,84 metrekare büyüklüğündeki kısmın davalılar adına olan tespitinin iptali ile davacılar adına eşit pay ve oranda ilgili adanın son parsel numarası verilmek üzere tesciline, (B) harfi ile gösterilen bakiye 21.439,49 metrekare büyüklüğündeki kısmın ise davalılar adına tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin, dosyadaki belge ve kayıtları değerlendirirken resen yapması gereken araştırmaları yapmadan, tapu kayıtlarının geldi-gittisi ve tedavüllerini, komşu parsel kayıtlarını, revizyon gördüğü taşınmazları ve birleşik haritaları getirtmeden hüküm kurduğu; kadastro tutanak bilirkişilerini dinlemediği, ilk keşifteki mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile davacıların dayandığı tapu ve icar sözleşmelerinin dava konusu taşınmazlarla ilgisiz olduğuna dair raporları gerekçesiz biçimde gözardı ettiğini, buna karşılık davacı tarafça önceden hazırlatılan krokiler ve ikinci keşif raporlarına dayanarak karar verdiğini, dayanak tapu kayıtlarının sınırlarının denetlenebilir olmadığını, miktar yönünden önemli uyumsuzlukların bulunduğunu, bilirkişinin hukuki yorum yaparak bazı hudutları varsayımsal biçimde uyguladığını, 1 06... , 1 30... , 1 29... parsel hakkında ... tarla ve hel çayırı yönünden tapu miktarı, hudut, kullanım ve mahalli bilirkişi beyanlarıyla çelişen değerlendirmeler yaptığını, İlk Derece Mahkemesinin taraflar arasında mirasçılık veya akrabalık bağı bulunup bulunmadığını araştırmadan 4/5 ve 1/5 oranında paylaştırma yapmasının da gerekçesiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu, kararın hem usule hem esasa, Kadastro Kanunu hükümlerine ve Yargıtayın yerleşik içtihatlarına aykırı olduğunu, istinaf merciinin de yalnızca oran değişikliği yapmakla yetinip dosyayı tam ve kapsamlı incelemediğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava ve temyize konu taşınmazların davacıların dayanak tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, kayıtların taşınmazı kapsaması halinde hukuki kıymetini koruyup korumadığı, kayıtların taşınmazları kapsamaması halinde zilyetlikle kazanıma yönelik araştırmanın yöntemince yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Dava konusu 1 31... parsel sayılı taşınmaza ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Dava konusu 1 06... , 1 23... ve 6, 1 29... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlara ilişkin verilen hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davacıların dayanak tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı ve tapu kaydındaki payları oranında davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki, davacıların dayanak tapu kaydının başka taşınmaza revizyon görmediği dosya arasında bulunan bilgi ve belgelerden anlaşılmakta ise de; dava konusu taşınmazlara uyduğu kabul edilen 05.01.1994 tarihli ve 8, 10, 12... sıra numaralı tapu kayıtlarının gitti kaydının bulunup bulunmadığı araştırılmamış, böylelikle varsa maliklerinin kim olduğu değerlendirilmeksizin dosya arasında bulunan bu tapu kayıtlarındaki malikler adına tescil hükmü kurulması yoluna gidilmiş; yine dayanak tapu kayıtlarının kök tapu kaydı Safer 1288 tarihli olduğu halde, İlk Derece Mahkemesince taşınmazlar başında kayıt uygulaması yapılırken tapu kayıtlarında isim okuyan hudutlar yönüyle bu husus gözardı edilmiştir. Açıklanan sebeplerle, tapu kayıtlarının kapsamı ve hukuki değeri yöntemince araştırılmadığından yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle davacıların dayanağı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilerek dosyasına konulmalı, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve teknik bilirkişi huzuru ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında davacıların dayanağı olan tapu kayıtları yerel bilirkişiler aracılığı ile yöntemince uygulanmalı, uygulama yapılırken kaydın oluştuğu tarih dikkate alınmalı, tapu kayıtlarının hudutlarının yerel bilirkişilerce zeminde tek tek gösterilmesi istenilmeli, yerel bilirkişiler tarafından zeminde gösterilemeyen hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, uygulama sırasında dayanak tapu kayıtlarının değişir sınırlı olduğu göz önünde bulundurularak kayıtların kapsamı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, tapu kayıtlarının aidiyetinin kanıtlanması halinde miktarına değer verilerek kapsamı tayin edilmeli, yine yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazların hangi sınırlar dahilinde, ne kadar zamandır, kim tarafından ne suretle ve hangi sebebe dayalı olarak kullanıldığı hususlarında somut olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, taşınmazların tapu kaydı kapsamında kalması halinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesi anlamında, kayıtların hukuki değerini koruyup korumadığı değerlendirilmeli, teknik bilirkişiye keşfi izlemeye elverişli, tapu kaydının kapsamının işaretlendiği harita düzenlettirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu yönler gözardı edilerek, eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 31... parsel sayılı taşınmaz yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 1 06... , 1 23... ve 6, 1 29... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazlar yönünden BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3643, K. 2026/3391, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3643-e-2026-3391-k-24268ab0fda1