Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15928 E. 2026/9857 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15928
Karar No
2026/9857
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1555 Esas, 2025/1877 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 5 19... (eski 399) parsel sayılı taşınmazın 298,73 m²lik kısmının kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazın bulunduğu mevkide sağlık ocağı bulunmakla birlikte ilçe merkezinde 20 yataklı E1 grubuna ait ameliyathaneli ve doğumhaneli Devlet hastanesinin mevcut olduğunu, bölgeye ulaşım kara yolundan ve tren yolundan sağlanmakla birlikte ulaşımın kolay olduğunu, ..., ... gibi büyük şehirlere yakın olduğunu, metrekare başına belirlenen bedellerin taşınmazın ederinin çokça altında olduğunu ileri sürerek ötürü kamulaştırılmasına karar verilen taşınmazın bedel tespitinin yapılarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma bedelinin tespiti ile bu bedelin davalı tarafa derhâl ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın tarla vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın kıyas tablosunda hatalı değerlendirmeler yapıldığını, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma bedelinin fahiş hesaplandığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki var olduğu iddia edilen yapılara ve yapılara biçilen değere itiraz ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapılar ile ilgili ve emsal alınan taşınmaz hakkında ilgili yerlere sorulmadan eksik ve hatalı şekilde karar verildiğini, bu sebeple bilirkişi raporunun itirazlarını karşılamadığını, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına istinaden faiz başlangıç tarihi ve faiz miktarına itiraz ettiklerini, emsal seçiminin hatalı olduğunu, taşınmazın konumu ve taşıdığı özellikleri belirtilmesine rağmen hesaplanan bedelin gerçeği yansıtmadığını, dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın kıyas tablosunda hatalı değerlendirmeler yapıldığını, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan çok daha değerli olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan villanın tamamlanma oranının hatalı olarak belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın emsal taşınmaz ile mukayesesinde dava konusu taşınmazın somut emsalden 1,23 kat kadar değerli olduğunun tespiti ile dava tarihi olan 06.11.2018 tarihi itibarıyla metrekare birim fiyatının 667,20 TL/m² olarak belirlendiği, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların niteliği, yüz ölçümü, yapı grubu bakımından yapının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca yayımlanan ve değerlendirme tarihi olan 2018 yılına ait Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkındaki Tebliğ'e göre yapı sınıfları, bu yapı sınıflarına uygun birim fiyatlarına göre değer biçilmesinde hukuka aykırılık görülmediği, tespit edilen metrekare birim fiyatının yerinde olduğu, bilirkişi heyetince taşınmazın arsa vasfında olduğunun kabulü ile, emsal incelemesi yapmak suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci ve 12 nci maddeleri çerçevesinde taşınmazın değerini belirlemeleri ve buna göre bilirkişilerin dava konusu taşınmazla emsal taşınmazın konum, nitelik ve vergi beyanları itibarıyla karşılaştırma yaparak benzer özellikleriyle üstün ve eksik yanlarını da belirtmek suretiyle 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi çerçevesinde her iki taşınmazı kıyaslamak suretiyle dava konusu taşınmazın değerini belirlemelerinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararı temyiz etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa vasfındaki dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 16... (eski 30... ) parsel sayılı taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. Kamulaştırma bedeline, Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (3-a) numaralı bendinde geçen "dava tarihi olan 06/11/2018 tarihinden dört ay sonrası olan 06/03/2019 tarihinden ilk gerekçeli karar tarihi olan 22/02/2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," cümlesinin çıkarılması, yerine "dava tarihinden ilk gerekçeli karar tarihi olan 22.02.2021 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına” cümlesinin yazılması suretiyle,

4. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararının hüküm fıkrasının (3-b) numaralı bendinde geçen "davanın açıldığı tarihten 4 ay sonraki tarih olan 06/03/2019 tarihinden karar tarihi olan 22/12/2023 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine," cümlesinin çıkarılması, yerine "dava tarihinden karar tarihi olan 22.12.2023 tarihine kadar Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz uygulanmasına" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15928, K. 2026/9857, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15928-e-2026-9857-k-3bd5e7b5ad73