Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/5196 E. 2026/8899 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5196
- Karar No
- 2026/8899
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4013 Esas, 2026/122 Karar KARAR : Esastan ret
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., ... köyü 1 63... parsel sayılı taşınmazda kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda enerji iletim hattı nedeniyle davacı talebiyle irtifak kamulaştırması yapıldığını, davacı bünyesindeki Kıymet Taktir Komisyonu; müvekkiline ait dava konusu taşınmaz için 20.600,75 TL kamulaştırma bedelinin uygun gördüğünü, öngörülen kamulaştırma bedelinin rayiç bedellerin çok altında kaldığını, dava konusu taşınmazın müvekkile düşen kamulaştırılan kısmının ortalama rayiç bedelinin 900.000,00-1.000.000,00TL arasında olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin 20.600,75 TL kamulaştırma bedeline itiraz ettiğini, dava konusu taşınmazın müvekkiline düşen kamulaştırılan kısmının rayiç bedellere göre tespit edilmesini, rayiç bedelin taraflarına ödenmesini, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ile bu hakkın davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz ile ilgili müvekkili Teşekkül bünyesinde oluşturulan Kıymet Takdir Komisyonunun belirlediği ve davalıya teklif ettiği kamulaştırma bedeli yeterli olup, bu bedelin artırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığını, mahkeme tarafından tespit edilen kamulaştırma bedeli çok fahiş olup, Kıymet Takdir Komisyonunun rayiçlere uygun olarak belirlediği bedel ile arasında çok fazla fark bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli bilimsel araştırma yapılmaksızın düzenlendiğini, taşınmaz üzerinde tesis edilen enerji nakil hattının Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği’ne uygun olarak tesis edilmiş olup, taşınmazın olduğu gibi kullanılmasını engellemeyecek konumda ve yükseklikte olduğunu, bu sebeple taşınmazda değer düşüklüğüne yol açmayacağını, ürün bedellerinin fahiş hesaplandığını, masrafların düşük gösterildiğini, kapitalizasyon faiz oranının da kabulünün mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde dava konusu taşınmaza ilişkin rayiç bedel tespitinin rayiç bedellerden düşük kaldığını, objektif değer artış oranının %300'lerde olması gerekirken bilirkişiler tarafından %70'lerin esas alındığı, bedel tespitinde kullanılan verilerin bilimsel kriterlerden uzak olduğu ve bu nedenlerle tespit edilen bedelin kabul edilmesinin mümkün olmadığı bildirilmesine rağmen yerel mahkeme tarafından itirazları karşılanmadan anılan bilirkişi raporu denetime elverişli bulunarak hukuka aykırı karar verildiğini, rayiç bedelin 250.000,00-300.000,00 TL olduğu piyasa koşullarında kamulaştırma bedelinin 187.212,28 TL olarak tespitinin müvekkilinin zarara uğramasına neden olduğunu, davacı idare aleyhine ve müvekkili lehine 17.900,00 TL maktu vekâlet ücretine hükmedildiğini, müvekkili lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin nispi hesaplanması gerekirken maktu şekilde hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinin, taşınmazın niteliği ve konumuna göre %4 kapitalizasyon faiz oranının yerinde olduğu, raporda ürün münavebe listesinde belirlenen ürünler dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.