Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/260 E. 2026/3395 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/260
- Karar No
- 2026/3395
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2269 E., 2024/1555 K. BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 2. KADASTRO MAHKEMESİ'NİN 2019/185 ESAS, 2019/223 KARAR SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. KADASTRO MAHKEMESİ'NİN 2019/782 ESAS, 2019/272 KARAR SAYILI DOSYASI BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 1. KADASTRO MAHKEMESİ'NİN 2019/779 ESAS, 2019/275 KARAR SAYILI DOSYASI
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 75 41... ve 11 parsel sayılı 292.335,82 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanun'u (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı, kullanıcılarının tespit edilemediği" şerhi yazılarak arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; dava konusu 75 41... parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, adına şerh verilmesini talep etmiştir. 3. Birleşen dosya davacısı ... ... dava dilekçesinde; dava konusu 75 41... parsel sayılı taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, adına şerh verilmesini talep etmiştir. 4. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; tapu kaydına dayanarak, bu kayıt sebebiyle 2008 yılına kadar hukuken müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu, taşınmazların 1985'ten önce tapu maliklerince, 1985'ten sonra ise müvekkili tarafından emlak vergilerinin ödendiğini, müvekkili adına kullanıcı tespiti yapılması gerektiğini ileri sürerek, kullanıcı tespiti yapılmayan taşınmazların tespitinin iptaliyle 75 41... ve 11 parsel sayılı taşınmazların beyanlar hanesine müvekkili adına kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "birleşen dosya davacısı ...'ın davası yönünden; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davanın kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olduğu, verilen süre içerisinde birleşen dosya davacısı tarafın keşif avansını yatırmadığı, keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacakları gerekçesi ile davanın reddine; davacı ... ve ... yönünden, harita, ziraat ve inşaat mühendisi eşliğinde yeniden keşif yapıldığı, taşınmaza yakın oturan mahalli bilirkişiler dinlenmiş olup, keşifte bilirkişilerin taşınmazların davacı ...'e ait olduğunu, onun kullandığını, diğer davacı ...'a sattığını, taşınmazlardan 11 numaralı parselde evleri olduğunu oturduklarını, kullandıklarını açıkça ifade ettikleri, keşif sonrası hazırlanan bilirkişisi raporunda hava fotoğrafı incelemesi yapılmış ve dava konusu taşınmazların 2006 yılından 2010 yılına kadar arsa olarak 2011 yılından sonra davacılar tarafından ev ve bahçe seklinde iki ayrı parsel olarak kullanıldığı, sınırlarının belirgin olduğu, tel çit ile çevrili olduğu davacı ...'in 1 parselde kendi adına sonra (11 parselde eşi ...'a devrettiği) davacı ... adına olmak üzere 1990 yılından bu yana emlak vergi bildiriminde bulundukları zilyetliğinde olduğu" gerekçesiyle birleşen dosya davacısı ...'ın davasının reddine, davacı ...’in davasının kabulüne, 75 41... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptaliyle “dava konusu taşınmazın ...'in kullanımındadır” şeklinde şerhine, 3402 sayılı Kadastro Kanun'u (3402 sayılı Kanun) ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline, davacı ...’in davasının kabulüne, 75 41... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile “dava konusu taşınmaz ve üzerindeki tek katlı binanın ...’in kullanımındadır” şeklinde şerhine, 3402 sayılı Kanun'un ek 4. maddesi gereğince Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine vekilinin esasa yönelik istinaf talebinin reddine, ancak İlk Derece Mahkemesince hukuki hasım olan Hazine aleyhine yargılama giderine hükmolunması hatalı olmuş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yargılama giderlerine yönelik istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulüyle kararın yargılama gideri yönünden kaldırılmasına, davalı Hazine aleyhine hükmedilen yargılama giderinin hüküm yerinden çıkarılarak yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, sair hüküm kısımlarının aynen muhafazasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların, kök kaydı ... ... köyü 709 parsele dayanan ve 1800’lü yıllardan beri özel mülkiyete konu tapulu arazi olup davacı tarafından 1985 yılında satın alındığını, taşınmazın, geçmişte yapılan orman kadastro çalışmalarında orman sayılmamış ve İstanbul İdare Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla da orman olmadığı tespit edildiği halde, sonradan açılan davalar ve kadastro işlemleri sonucunda hukuka aykırı şekilde orman vasfıyla Hazine adına geçirildiğini, daha sonra 2B uygulamaları kapsamında çok sayıda parsele bölünerek sahipsiz Hazine arazisi gibi değerlendirildiğini ve üçüncü kişilere konu edilmeye başlandığını, taşınmazın hem tapu kayıtlarının hem de uzun yıllara dayanan kullanımının müvekkiline ait olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıların kullanım hakkının olup olmadığına ilişkindir. 1. Birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; kural olarak İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmamaktadır. Ancak ilk kararı istinaf etmeyen taraf, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeni bir karar verilmesi ve aleyhine yeni bir durum meydana gelmesi halinde bu yeni kararı temyiz edebilecektir. Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmemiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere birleşen dosya davacısı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmadığı, temyize konu edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile davacı aleyhine yeni bir durum oluşturulmadığı anlaşıldığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz hakkı bulunmadığından, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacı ...'a iadesine, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.