Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6582 E. 2026/2937 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6582
Karar No
2026/2937
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1014 E., 2024/1569 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/42 E., 2023/18 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili ve İnegöl Belediye Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 39... parsel sayılı taşınmaz 1.234,99 metrekare yüzölçümüyle ve bahçeli ahşap ev vasfıyla Hazine adına tespit edildiğinin askı ilan cetvelinden tespit edildiği, dava konusu taşınmaza ilişkin dava olmaksızın tapu kayıtlarında mülkiyet hanesinin açık bırakıldığı ve tutanağının bulanamadığı, Bursa Kadastro Müdürlüğünce tutanağın ihyası yapılarak malik hanesi Hazine adına doldurularak tespit edilmiştir. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesi ...efendi sokakta bulunan 1 39... parsel numaralı taşınmazın müvekkillerinin miras bırakanı ...'nin mülkiyet ve zilyetliğinde olduğunu, kadastro çalışmaları sonrasında malik hanesinin boş bırakıldığını, miras bırakan ...'nin ve mirasçılarının zilyetliğinin malik sıfatı ile 100 seneye yakın süreden beri aralıksız ve çekişmesiz devam ettiğini, müvekkillerinin malik sıfatı ile zilyetliklerinin 20 yılı aşan bir süreden beri aralıksız ve çekişmesiz devam ettiğini ileri sürerek mirasçılık belgesinde gösterilen miras hisseleri nispetinde tüm mirasçılar adına tapuya tesciline ve boş bırakılan malik hanesinin bu şekilde yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davanın İnegöl Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, taraf ehliyeti ve husumet yönünden itirazları bulunduğunu, müvekkili belediyenin davada taraf olarak gösterilmesinin hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini ve davaya hasım olabilecek belediyenin ilçe belediyesi olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunduklarını, görev, süre ve yetki itirazında bulunduklarını ve görevli yargı yerinin İdare Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; mülkiyetin kime ait olduğunu belirleme yönüyle görev ve yetkilerinin bulunmadığını, davacının tüm taleplerinden Hazinenin sorumlu olduğunu ve imar planında hizmet alanı olarak düzenlenmediğinden sorumluluklarını bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacıların murislerinden gelen taşınmaz olduğunu, murisleri ...'nin Kurtuluş Savaşı döneminde belediye başkanı olduğu, burada yaşadığını duyduklarını ve çevrede bu şekilde bilindiğini, 1963 yılında yapılan düzenleme çalışmasında belediyenin yolun genişletilmesi ve arsanın çekilmesi isteğini o zamanki mirasçılardan...'in karşı çıktığını ve bu şekilde kaldığını beyan ettikleri, adanın tam olarak ...'ye ait olup, ona da kayınpederi...dan geçmiş olduğunu, kadastro geçtiğinde herhangi bir dava olup olmadığı, tespitin ne şekilde yapıldığı yönünde bilgileri olmadığını, okunan komşu kayıt tutanaklarında 37... sıra numaralı kayıtlarda ...olarak birini bilmedikleri, ...Bahçesi olarak adlandırılan alanın murisin yeri olmakla açıklık olan alan olabileceğini, ...'ın yerinin taşınmazın 100 metre kadar doğusunda bulunan cami bulunan ada olması gerektiğini, ...e ait taşınmazların bulunduğunu, 10 parsele uygulanan kayıtta da sınırların...olarak gösterilen sınırın muris ... olduğunu, ... taşınmazının bulunduğunu, parsellerin tamamının ...'nin babası...den geldiğini, bu adadaki taşınmazların tamamının muris ... ve kaynatası...e ait olduğunu, 5 numaralı parselin bunların dışında olduğunu,1 parselin ifrazı ile oluşan 16, 21... parsellerin muris ...'yi gösterdiği, ... ustanın ...'in kaynatası olduğunu, diğer sınırlarda da okunan sınırların davacı murisini...olarak gösterdiğini beyan ettikleri, okunan ve uygulanan kayıtların davacıların iddialarını doğrular nitelikte görüldüğü, alınan bilirkişi raporunda ilk yapılan kadastroda bahçeli ahşap ev niteliğiyle Hazine adına tespit yapıldığı, askı ilanda bu şekilde görüldüğü, tespite itiraz edildiği ve tescil yapılmadığının bildirildiği, tapu kayıtları değerlendirmesinde de taşınmazın dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile uyumlu olarak davacıların murisinden geldiğinin görüldüğü, ilk tesis kadastrosunda elde edilemeyen tutanakta niçin Hazine adına tespit gördüğüne ilişkin bir bilgi alınamadığı, ilk tesis kadastrosundaki bilirkişilerin de temin edilemediği, ihya tutanağında taşınmazın davacılar murisinden geldiği, ilk tesiste Hazine adına tespit gördüğünden, Hazine adına tespit işlemi yapıldığı görüldüğü, yapılan yargılamada tespitin Hazine adına yapılışına yönelik bir kanıt ileri sürülemediği, tespitin niçin Hazine adına yapıldığı anlaşılamadığı, dinlenen bilirkişi anlatımları ve uygulanan tapu kayıtlarından dava konusu taşınmazın davacılar murisinden geldiğinin anlaşıldığı, ibraz edilen murise ait veraset ilamı ölçülerinde taşınmazın davacılar adına tespit ve tesciline karar verilmesi gerektiği '' gerekçesiyle davanın kabulüne 1 39... parsel sayılı taşınmazın niteliğinin bahçeli ahşap 2 katlı ev olarak ve mülkiyet hanesinin ibraz edilen İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesinin 06.02.2019 tarihli ve 2019/145 Karar sayılı veraset ilamına göre muris ...'nin 18.05.1954 tarihinde ölümü ile miras meselesi 60 pay olarak kabul edilerek 12 payın ...'ye, 12 payın ...'ye, 4 payın ...a, 4 payın ...'ye, 4 payın ...ye, 6 payın ...'na, 6 payın ...'na, 3 payın ...'e, 3 payın ...'a, 3 payın ...'a, 3 payın ...'a şeklinde doldurularak taşınmazın bu şekilde tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve İnegöl Belediye Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' çekişmeli taşınmazın ilk tespitte ki tutanağının kaybı üzerine bugüne kadar tescil edilmediği gibi yazı cevaplarına göre taşınmaza ilişkin bir davaya da rastlanmadığı, yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel ve tutanak bilirkişi beyanları gözetildiğinde nizalı taşınmaz üzerinde öncesinden beri davacılar ve miras bırakananın zilyet olduğunun ve bugüne kadar taşınmazın ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığının anlaşıldığı, yerel ve tutanak bilirkişi beyanlarına göre nizalı taşınmazın Hazine adına tespitini gerektirir hukuki ve maddi bir olgu ileri sürülmediği gibi Hazinenin de bu yöne ilişkin hukuki bir neden bildirmediği, nizalı taşınmaza komşu bir kısım taşınmazların tespitlerine esas alınan bir kısım tapu kayıtlarının dahi nizalı taşınmaz yönünü davacıların murisi ... veya onun kayınpederi...ü okuduğu, taşınmazın etrafının kişiler adına kayıtlı özel mülkiyete tabi taşınmazlar ile çevrili bulunduğu, tescil kararı verilenler lehine yörede ilk tespitin yapıldığı gün itibariyle davacılar ve onların murisi yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, davanın aktarılan tescil davası olmayıp taşınmazın ilk tespitte de Hazine adına belirlenmiş olduğu dikkate alındığında mahkemece davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı'' gerekçesiyle davalılar Hazine vekili, ... vekili ve İnegöl Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, ilk tesis kadastrosunda adı geçenler adına tapulama tespiti yapılmasının, askı ilan cetvelinde bu kişilerin adına ilan edilmesinin, mahalli bilirkişiler tarafından yıllardan beridir adı geçenler tarafından kullanıldığının beyan edilmesi nedeniyle işlemin tespit niteliğinde olduğunu, cevap dilekçesinde yer alan usule ilişkin itirazlarını tekrar ile yasal hasım olunduğundan aleyhlerine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini ve hukuki sebeplerin değerlendirilmesinde ve uygulanmasında hata yapıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davada kendilerinin hasım gösterilmesinin hukuki dayanağı olmadığını, davada hasım alabilecek kurumun İlçe Belediyesi olduğunu, 63 60... sayılı Kanun'lar gereği kendilerinin hasım gösterilmesini kabul etmediklerini ve kararın usul ve yasaya aykırı olarak tesis edildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili, ... vekili ve İnegöl Belediye Başkanlığı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6582, K. 2026/2937, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6582-e-2026-2937-k-e79c58479d87