Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6449 E. 2026/2990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6449
Karar No
2026/2990
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/262 E., 2015/556 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...köyü çalışma alanında 1959 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 2784 parsel sayılı 12.360,00 m² yüzölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle hisseleri oranında ... ve ... adlarına tespit ve tescil edilmiş; akabinde 2011 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında yeni 1 99... parsel olarak 12.497,89 m² yüzölçümü ile hisseleri oranında ... ... ...ve .... adlarına tespit ve tescil edilmiştir. Yörede 2008 yılında kesinleşen orman kadastrosu vardır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ...köyünde 2007 yılında yapılan ve 2008 yılında kesinleşen orman kadastrosu çalışmalarında dava konusu 12.497,89 m² yüzölçümlü taşınmazın, 9.080,04 m² lik kısmının orman alanı içerisinde kaldığını ileri sürerek 9.080,04 m²lik kısmın tapu kaydının iptaliyle orman olarak belirlenecek kısımların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 01.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle; 9.080,04 m²lik kısım yönünden dava açtıklarını, aldırılan bilirkişi raporunda mevcut orman alanın 12.455,70 m² olarak tespit edildiğini ve orman olarak belirlenen 3.375,66 m²lik kısım yönünden davayı ıslah ettiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., .., ..., ..., ... cevap ve beyan dilekçelerinde açılan davayı kabul etmişler, ancak diğer davalılar davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın orman tespit çalışmasının 2008 yılında kesinleştiği, dava konusu taşınmazın krokide A harfi ile gösterilen 42,40 m²lik kısmının Orman olmadığı, ancak (B) harfiyle gösterilen 12.497,90 m²lik kısmının hali hazır toprak yapısı itibariyle ormanı karakterize ettiği, orman özelliği ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 1992 tarihli memleket haritasında ve 1960 tarihli memleket haritasında açık renkle gösterilen alanda kaldığı, yine 2008 yılında kesinleşen Orman Kadastro haritasına göre de dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının orman sınırları dışında, (B) harfiyle gösterilen kısmının ise orman sınırları içerisinde yer aldığı, 1960 tarihli hava fotoğraflarına göre de orman bitkisi bulunan alanda kaldığı, orman içi açıklıklardan olmadığı ve orman bütünlüğünü bozduğundan 3116, 47 85... sayılı orman kanunlarıyla ilişkili olmadığının belirtildiği, dava konusu 1 99... numaralı parselin fen bilirkişisinin (B) harfiyle gösterilen kısmı olan 12.455,70 m²lik kısmının 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/D maddesi yollamasıyla 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu, böyle yerlerin kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisabının mümkün olmadığı anlaşıldığından taşınmazın krokide (B) harfiyle gösterilen 12.455,70 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar Mahkememizce kısa hükümde dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 42,40 m²lik kısmının reddine karar verilmesi gerekmiş ise sehven zabta geçmediği, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle gösterilen 42,40 m²lik kısmının hali hazır toprak yapısı itibariyle ormanı karakterize etmediğinden orman toprağı özelliği göstermediği, 1992 tarihli memleket haritasında tamamı yeşil renkle gösterilen alanda kalmasına rağmen eski 1960 tarihli memleket haritasında açık renkle gösterildiğinden orman bütünlüğünü bozmadığı amenajman planı meşcere tipleri haritasına göre orman bitki örtüsü olmayan alanda kaldığı, 1960 tarihli hava fotoğraflarına göre eski tarihli memleket haritası ile uygunluk gösterdiği, orman içi açıklıklardan olmadığı, çevresinde bulunan diğer parsellerin devamı niteliğinde olduğundan ve orman bütünlüğünü bozmadığı, 3116, 4785, 5658 sayılı orman kanunlarıyla ilişkili olmadığı, Ziraat Mühendisi ve Orman mühendisi raporunda da taşınmazın kumlu-killi, tınlı ve az taşlı toprak yapısı sahip olduğu, eğim ve toprak yapısı itibariyle orman karakteri taşımadığı, yörede yaygın olarak tarımı yapılan buğday, arpa ve kuru tarım özellikli yem bitkileri tarımının yapılabileceği, bu haliyle dava konusu taşınmaz olan 1 99... nolu parselin (A) harfiyle gösterilen 6831 sayılı Orman Kanunu 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dava konusu taşınmazın (B) harfiyle gösterilen 12.455,70 m²lik kısmının tapu kaydının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfiyle gösterilen 42,40 m²lik kısmına yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Kurumun harçtan muaf olduğunu, alınan harçların iadesine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfına haiz olup, Devlet ormanına ait özellikleri taşıdığını ve eksik inceleme ve araştırma neticesi hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak verilen kısmen kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz kısmının orman vasfında olup olmadığı ve orman tahdit sınırları içerisinde olup olmadığına ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesinin 05.11.2011 tarihli kısa kararın 1. fıkrasında “davanın kabulüne, ...köyü 1 99... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ...in 25.05.2015 tarihli raporunda (B) harfiyle belirtilen 12.455,70 m²lik kısmının tapu kaydının iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “davanın kısmen kabulüne, ...köyü 1 99... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişileri ...in 25.05.2015 tarihli raporunda (B) harfiyle belirtilen 12.455,70 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile, orman niteliği ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davanın dava konusu taşınmazın krokide (A) harfiyle gösterilen 42,40 m²lik kısmına yönelik açılan davanın reddine” karar verilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 298/2. maddesi gereğince kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine uygun olması zorunludur. Kararların farklı ve çelişkili olması Mahkemelere olan güven ilkesini zedeler. Bu durum 10.04.1992 tarih ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi bozma nedenidir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, önceki kararla bağlı kalınmaksızın çelişkiyi kaldırmak suretiyle yeniden bir hüküm kurulması gerekmekte olup, usul ve kanuna aykırı olan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. V. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6449, K. 2026/2990, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6449-e-2026-2990-k-5df6808e3fb4