Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/627 E. 2026/2889 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/627
Karar No
2026/2889
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/1 E., 2024/1 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... beldesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 4 12... , 13... parsel sayılı sırasıyla 7.184,68 m², 2.225,87 m² ve 3.391,65 m² yüzölçümündeki taşınmazlar arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; 4 12... , 13... parsel sayılı taşınmazların kendisine ait olduğunu ve 30 yıllık zilyetliğinin bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların adına tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2015 tarihli ve 2012/83 Esas, 2015/14 Karar sayılı kararı ile "Kadastro Kanununun 17. maddesi gereğince il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda masraf ve emek sarfı ile imar-ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmazlara ilişkin olarak 17. madde hükmünün uygulanmayacağı belirtildiğinden ve Derecik Belediyesine yazılan müzekkere cevabından taşınmazların belediye imar planı kapsamında kaldığının bildirildiği anlaşıldığı, diğer taraftan davacı üzerine 91.436,00 m² taşınmaz tescil edilmiştir. Kadastro Kanunun 14. maddesi gereğince kuru toprakta yapılan tescil toplamı yüz dönümü geçemeyeceğinden ve davacının sözkonusu bu davası ile birlikte tescilini talep ettiği toplam taşınmaz miktarının 100 dönümü aştığı da anlaşıldığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.07.2017 tarihli ve 2015/9146 Esas, 2017/5313 Karar sayılı ilamıyla "Somut olayda, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının 15.03.20 12... .04.2012 tarihleri arasında askı ilanına alındığı ve davanın bu tarihler arasında başka bir ifade ile askı ilan süresi içinde açıldığı anlaşılmaktadır. Kadastro Mahkemesinin zaman bakımından görevi 3402 sayılı Kanun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre Kadastro Mahkemesi askı ilan tarihleri arasında açılan davalara bakmakla görevlidir. Hal böyle olunca; Mahkemece davanın askı ilan süresi içerisinde açıldığı, bu nedenle henüz kadastro tespitinin kesinleşmediği, buna göre Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yargılamaya devamla hüküm tesisinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Ziraat bilirkişisinin alınan raporunda 4 12... , 13, 33 parsel taşınmazların üçünün de arsa vasfında oldukları ve gösterilen eski tapu kayıtları ile uyuşmadığı ve ilgili tapu kayıtlarının farklı yeri gösterdiğini beyan edilmiş olup, dosyada yer alan bilgi ve belgeler, dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının Türk Medeni Kanunu'nun 713. kapsamında taşınmazı davasız ve aralıksız bayiileriyle beraber 20 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliğinin bulunduğunu, tanık ve bilirkişi beyanlarıyla bu durumun gerçekleştiğini ispatlandığı 3402 sayılı Kanun'un madde 46/1 ve madde 14 uyarınca davacının malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine gerçekleştiğini ispatladığı ayrıca Derecik Belediye başkanlığı'ndan dosyaya ibraz edilen imar planı ile ilgili yazıda dikkate alındığında dava konusu taşınmazlar imar planından çok önceleri davacının zilyetliğinde olduğu ve malik sıfatıyla kullandığı kabul edilmiş olup, 10.01.2024 tarihinde Tapu Müdürlüğüne davacının aynı kadastro çalışması kapsamında senetsizden edindiği taşınmazların listesi istenmiş, yazılan müzekkerenin aynı gün tarihli cevabi yazısından anlaşılan belgelerden davacının ...köyüstü mevki 4 12... parsel 7.184,68 metrekare taşınmaz ile 4 12... parsel sayılı 2.225,87 metrekare parselin kadastro bilirkişisi ... ...n 11.06.2014 tarihli raporunun ve krokinin konu 412/11 ada/parsel ile 412/13 ada/pareselin kendi adına tespiti ile Kadastro Kanunu 14. maddesi kapsamında düzenlenen tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan ( 40... dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü karşısında kuru toprakta 100 dönüme kadar olan sınırı aşmayan 4 12... ve 13 parsel sayılı taşınmazların 11.06.2014 tarihli rapor ve krokide gösterilen alanlarının davacı adına yeni parsel numarasıyla kayıt ve tescillerine, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan sınırı aşan 4 12... parsel sayılı taşınmaz yönünden red kararı verildiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine 4 12... ve 13 parsel sayılı taşınmazların 11.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ve krokide gösterilen alanlarının Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacı ... adına yeni parsel numarasıyla tescillerine, Hazine adına kayıtlı 4 12... parsel yönünden de davanın reddi ile konu parselin Hazine adına tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mera vasfını taşıdığını ve özel mülkiyete konu olamayacağını, orta malı niteliğindeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılmasının mümkün olmadığını, kuru-sulu taşınmaz iktisabı miktarının araştırılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davalı Hazine temsilcisinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan sınırı aşmayan 4 12... ve 13 parsel sayılı taşınmazların 11.06.2014 tarihli rapor ve krokide gösterilen alanlarının davacı adına yeni parsel numarasıyla kayıt ve tescillerine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 3402 sayılı Kanun belgesiz zilyetlikten mülk edinilebilecek taşınmazların miktarını aynı çalışma alanı içinde kuru toprakta 100 dönüm, sulu toprakta 40 dönüm olarak belirlemiş olup; davacı adına toplamda 96.214,03 m² taşınmaz tescil edildiğine göre; 3402 sayılı Kanun'un 14/son hükmündeki miktar sınırlamasını aşmayacak şekilde davacının aynı çalışma alanında susuz topraktan ancak 3.785,97 m² taşınmaz kazanabilmesi mümkünken; 4 12... ve 13 parsel sayılı taşınmazların tamamına yönelik infaza elverişsiz hüküm kurulmuştur. Hal böyle olunca davacıya seçimlik hakkı da sorularak belirlenecek kısmın davacı adına, kalan kısmın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, açıklanan sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) no.lu bentte açıklanan sebeplerle davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (V.B.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/627, K. 2026/2889, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-627-e-2026-2889-k-7005cae3b814