Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2228 E. 2026/2850 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2228
- Karar No
- 2026/2850
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/279 E., 2023/575 K. 2. ... vd.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Dava konusu ... Mahallesinde bulunan 1 37... , 47, 264, 3 10... ada 3 parsel sayılı muhtelif yüzölçümündeki taşınmazlar, çamlık ve çalılık vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır. 2. Davacılar vekili dava dilekçesinde; 1 37... ve 47 parsel sayılı taşınmazlarda kullandıkları kısımlarda, ayrıca 1 37... , 3 10... ada 3 parsel sayılı taşınmazların tamamında müvekkilleri lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiğini ileri sürerek, Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptaline, miras payları oranında müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlik yoluyla kazanılmalarının mümkün olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 07.05.2015 tarihli ve 2014/3 Esas, 2015/133 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 19.01.2015 havale tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide 1 37... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.228,65 m²lik yerin, 1 37... parsel sayılı taşınmaz bakımından (G) harfi ile gösterilen 2.017,78 m²lik alan ile (I) harfi ile gösterilen 1.594,06 m²lik alanın, 1 37... , 2 64... ada 3 parsel numaralı taşınmazların ise tamamının Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.02.2019 tarihli ve 2016/3670 Esas, 2019/1161 Karar sayılı ilamıyla; "taşınmazların tespit tarihi olan 1991 yılına kadar zilyetlik araştırmasının hava fotoğrafları ile usulüne uygun yapılması" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 05.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporu ekinde 1 37... parsel sayılı taşınmazın (G) harfi ile gösterilen 2.017,78 m² ve (I) harfi ile gösterilen 1.594,06 m² alanların, 1 37... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 1.228,65 m² yerin, 1 37... , 3 10... ada 3 parsel sayılı taşınmazların tamamının Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile hüküm yerinde gösterilen payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ormandan açma yerler olduğunu, bilirkişi raporlarının yetersiz ve çelişkili olduğunu, tespit tarihi olan 1991 yılına kadar taşınmazlarda davacılar yararına 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin şekli, süresi, kesintisiz ve ekonomik amaca uygun olup olmadığı hususlarını belirlemekten uzak, uyuşmazlığı çözmeye yönelik son derece yetersiz ve elverişsizdir. Zira 05.05.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, zilyetlik araştırması için en eski tarihli memleket haritalarının ve hava fotoğraflarının incelendiği ve bu belgelere göre dava konusu taşınmazların komşu tarım arazileri ile aynı olduğunun belirtildiği, yine 19.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda dava konusu taşınmazlar üzerinde 19 64... yılı hava fotoğraflarında açıklık alan olması nedeniyle tarımsal faaliyet yapıldığının düşünüldüğü, 1992 yılı hava fotoğrafının incelenmesinde de taşınmazlarda örtü altı temizliği yapılmadığı için koyu renkli görünümde oldukları ifade edilmiş olup bu değerlendirmeler taşınmazların ekonomik amacına uygun zilyetliği ispat noktasında yeterli görülmemiştir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazların tespit tarihi olan 1991 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait (dosya kapsamında mevcut olanlar dışında başka varsa temin edilecek) hava fotoğrafları getirtildikten ve tespit tarihine en yakın tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları temin edilip dosya arasına konulduktan sonra, mahallinde önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişisi, bir ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen bilirkişisi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile birlikte yeniden keşif yapılmalı; ziraat mühendisi bilirkişisinden, taşınmazın bölümlerinin evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, zirai durumunu, üzerlerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü, ağaçların cinsi ve yaşını, taşınmazların imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve her bir taşınmazın ayrı ayrı değişik yönlerden çekilmiş, sınırlarının ve parsel numaralarının gösterildiği fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisinden, yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik en az üç adet hava fotoğrafının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak taşınmazların hava fotoğrafları üzerinde gösterilecek sınırlarını ve niteliğini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtmeli, varsa zilyetlik sınırları ayrıntısıyla gösterilmeli; orman mühendisi bilirkişisinden, dava konusu taşınmazların yukarıda belirtilen hava fotoğraflarındaki durumunu, açık alan olup olmadığını, taşınmazlar üzerinde bulunan ağaçların orman ağacı olup olmadığını, ağaçların yaşı ve cinsini açıklayan, klizimetre aletiyle ölçüm yapılarak memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle taşınmazların gerçek eğimini belirleyen denetime elverişli rapor alınmalı, dava konusu taşınmaz bölümlerinin davaya konu olmayan bölümleri ile toprak yapısı ve niteliği hususunda fark bulunup bulunmadığını irdeler şekilde inceleme yapılmalı, önceki raporlarla çelişki olması durumunda bunun nedenlerine değinilmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre tespit tarihi olan 1991 yılına kadar davacılar lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmelidir. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.