Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16990 E. 2026/8607 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16990
- Karar No
- 2026/8607
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/74 Esas, 2021/759 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davaya konu ... ili, ..., ... Mahallesi 5 57... (yeni 56 55... ) parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın fiili el atma tazminatı ile birlikte hukuki el atma dolayısıyla da tazminat talep ettiğini, hukuki el atmanın dayanağı dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında park alanında kaldığını, davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu konum ve mevki itibarıyla bölgenin ekonomik olarak değerinin düşük olduğu yerlerden olduğunu, ayrıca fiili el atma çalışmalarının müvekkil belediyece yapılmadığını, tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın husumet nedeniyle reddine, esasa girilmesi halinde davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 27.01.2016 tarihli ve 2014/694 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin 27.01.2016 tarihli ve 2014/694 Esas, 2016/44 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; mahallinde yapılan keşif sonucu dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin yöntem itibarıyla doğru olduğu; ancak 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması ve dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan, uzak mahalleden, emsal alınması doğru olmadığı gibi, emsal alınan taşınmazın, 2014 yılında, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas olan metrekare değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Müdürlüğünden getirtilip, bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parseli mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parseli mi olduğu ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup, alınacak cevaplara göre bilirkişi kurulu raporu denetlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğinden alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüz ölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş olmakla hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı, belirlenen bedelin çok yüksek olduğunu, emsal kıyaslamasının doğru yapılmadığını, vekâlet ücreti ve harçların maktu olarak belirlenmesi gerektiğini, tapu kaydında bulunan takyidatların hükmedilen bedele yansıtılması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili hususundadır.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Tapu kaydında yer alan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına karar verilmemesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı idare vekilin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararına ayrı bir bent olarak “Tapu kaydında yer alan takyidatların hüküm altına alınan bedele yansıtılmasına” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davacı idare peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.