Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3604 E. 2026/2770 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3604
Karar No
2026/2770
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/261 E., 2022/118 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ..., beldesinde bulunan doğusu 1 31... parseller, batısı 133 parsel ve güneyi 1 34... parseller ile çevrili yaklaşık 17.000 m²lik ve 9.500,00 m²lik iki bölüm olan tahminen 26.500 m² yüzölçümündeki taşınmazın 30 yılı aşkın süredir zilyedi olduğunu ve malik sıfatıyla kullandığını iddia ederek adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.10.2016 tarihli ve 2013/748 Esas, 2016/623 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine Altınçağ Mahallesi çalışma alanında bulunan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 17.03.2015 tarihli rapora ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 8.722,91 metrekarelik narenciye bahçesi vasıflı yerin davacı adına tapuya tesciline, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen kısma ilişkin davanın ise feragat nedeni ile reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili, ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.06.2021 tarihli ve 2020/3630 Esas, 2021/4833 Karar sayılı ilamıyla "6360 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da ilgili kamu tüzel kişisi olarak davada taraf olması gerektiği" belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, ... ili, ... mevkinde bulunan 17.03.2015 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 8.722,91 m² yüzölçümlü narenciye bahçesi vasıflı yerin niteliği ile davacı adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen alan hakkında feragat edilmiş olması nedeni ile reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksil inceleme ile karar verildiğini, hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelemesinin yapılmadığını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığını ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeni ile zilyetlik yolu ile kazanılamayacağını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu yerin zilyetlik imar ve ihyaya dayanarak zamanaşımı suretiyle kazanılmayacağını, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu kesinleşmiş olup kadastro tespiti esnasında dava konusu yerlerin tespit harici bırakıldığını, tespit dışı bırakma işleminden itibaren 10 yıl içerisinde dava açmayan davacının davasının hak düşürücü süre nedeni ile reddi gerektiğini ve imar-ihya ile kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmişse de; eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuştur. Şöyle ki; dava konusu taşınmaz bölümünün niteliğinin belirlenmesi hususunda en önemli delil hava fotoğrafı incelemesi olup davanın kabulüne karar verilen (A) harfli kısmı için hava fotoğrafı incelemesi yapılmak suretiyle mahalli bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, taşınmazın hangi tarihte imar-ihya edildiği, imar-ihya edilmesinden itibaren davacı yararına zilyetlikle kazanma koşularının oluşup oluşmadığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiştir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazın yörede 1964 yılında yapılan kadastro sırasında taşınmazın dere yatağı vasfı ile tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır. Kural olarak, dere yatakları Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdendir. Aktif dere yatakları ile derenin etki alanında kalan yerlerin kazanılması mümkün bulunmamaktadır. Ancak, aktif dere yatağında ve etki alanında kalmayan bir yer, koşulları mevcut olduğu takdirde, niteliğine göre zilyetlik ve imar-ihya yoluyla kazanılabilir. Mahkemece yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazın uzun bir süredir davacının kullandığını açıklamış ise de, dere yatağı vasfı ile tescil harici bırakılan taşınmazın ne şekilde hangi tarihte kim tarafından imar-ihya edildiğini, ihyanın hangi tarihte tamamlandığını ve tarımsal amaçlı ekonomik zilyetliğin hangi tarihte başladığını bildirmemiş ve taşınmazın dere etkisinde kalan yerlerden olup olmadığı noktasında jeolog bilirkişi raporunda yeterli açıklama yapılmamıştır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilmek suretiyle taşınmazın bulunduğu köyü, Mahalleyi, mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15 - 20 - 25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya konulduktan sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve tespit bilirkişileri ile taraf tanıkları ve 1 ziraat mühendisi bilirkişisi, 1 jeoloji mühendisi bilirkişisi, 1 jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ve 1 fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişileri, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden intikal ettiği ve ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, edilmiş ise imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte bitirildiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle oluşan çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; ziraatçi bilirkişiden, dava konusu taşınmazın toprak yapısını ve niteliğini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmaz imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildirir, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını içerir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeolog bilirkişisinden, taşınmazın dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, derenin aktif etkisi altında bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmak suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, dere yatağı olarak tescil harici bırakılan taşınmazın hangi tarihte imar ihya edildiği, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor aldırılmalı; fen bilirkişisine keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli, bu şekilde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu yönler gözden kaçırılarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3604, K. 2026/2770, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3604-e-2026-2770-k-d51371ed7c0c