Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4395 E. 2026/2735 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4395
Karar No
2026/2735
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2025/2 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında, ... köyü 2 10... , 14... ada 144 parsel sayılı sırasıyla 17.989,28 m², 27.141,47 m² ve 285,91 m² yüzölçümündeki taşınmazlardan, 2 10... ve 14 parsel sayılı taşınmazlar ham toprak vasfıyla Hazine adına, 1 51... parsel sayılı taşınmaz ise tarla vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; ... köyü 2 10... ve 14 parsel sayılı taşınmazların ham toprak olmayıp tarım arazisi niteliğinde olduğunu ve uzun yıllardır zilyetliğinde bulunduğunu ileri sürerek, taşınmazların adına tescilini talep ettikten sonra, yargılama sırasında 1 51... parsel yönünden davasından feragat etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2010/4 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararıyla, dava konusu 2 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 27.11.2015 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (F) harfi ile gösterilen 13.869,27 m²lik kısmın, (D) harfi ile gösterilen 6.128,36 m²lik kısmın Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit gibi tesciline, (C) harfi ile gösterilen 2.458,37 m²lik kısmın ve (E) harfi ile gösterilen 4.685,47 m²lik kısmının ifraz edilerek davacı adına tarla vasfıyla tesciline, dava konusu 2 10... parsel sayılı taşınmazın 27.11.2015 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 7.848,95 m²lik kısmının aynı ada ve parsel numarası altında Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit gibi tesciline, (A) harfi ile gösterilen 10.140,33 m²lik kısmının davacı adına tarla vasfıyla tapuya tesciline, 1 51... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın feragat nedeniyle reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 13.01.2016 tarihli ve 2010/4 Esas, 2016/1 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 15.04.2019 tarihli ve 2019/1270 Esas, 2019/2615 Karar sayılı ilamıyla, "... İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmediği, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, orman sayılmayan yerlerden ise zilyetlik şartlarının oluşup oluşmadığının yöntemince belirlenmediği, en eski hava fotoğraflarının uygulanmadığı, kadastro tespitinden 20 yıl önceki hava fotoğraflarının incelenmediği, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulamayacağı" gerekçesiyle hüküm bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "... dava konusu parsellerin orman sahası içerisinde kalmadığı, taşınmazların zilyetlik ile iktisabının mümkün olduğu, 2 10... parsel sayılı taşınmazın davacıya irsen ve intikalen geçtiği, 2 10... parsel sayılı taşınmazın ise satış suretiyle davacı tarafından alındığı ve yıllardır zilyet edildiği, 2 10... parselin (tamamı 17.989,28 m²) keşif sırasında ve dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin bilirkişi raporunda detaylı olarak açıklandığı şekliyle mera vasfı taşımadığı (7A) harfiyle gösterilen 10.140.33 m²'lik kısmın uzun yıllardır sürülüp ekildiği, imar ve ihya gördüğü, (7B) ile gösterilen 7.848,95 m²'lik kısmın kullanıldığına dair herhangi bir veriye rastlanılmadığı, dolayısıyla taşınmazın iki parça olarak sınırlandırmasının yapılması gerekirken hatalı olarak bir bütün halinde sınırlandırıldığı, 1986 yılında zilyetliğin terk edildiği belirtilmekle birlikte 1991 tarihli hava fotoğrafı ve sonraki hava fotoğraflarında da taşınmazın (7A) ile gösterilen kısmının kullanıldığı, 2 10... parselin (tamamı 27.141,47 m²) keşif sırasında, dosya içerisinde mevcut bilgi ve belgelerin bilirkişi raporunda detaylı olarak açıklandığı şekliyle mera vasfı taşımadığı (14C) harfiyle gösterilen 2.458.37 m²'lik ve (14E) harfiyle gösterilen 4.685,47m²lik kısımların uzun yıllardır sürülüp ekildiği, imar ve ihya gördüğü, (14D) ile gösterilen 6.128,36 m²lik kısmın ve (14F) harfiyle gösterilen 13.869,27 m²lik kısımların kullanıldığına dair herhangi bir veriye rastlanılmadığı, dolayısıyla taşınmazın dört parça olarak sınırlandırmasının yapılması gerekirken hatalı olarak bir bütün halinde sınırlandırıldığı, 1989 yılında zilyetliğin terk edildiği belirtilmekle birlikte 1991 tarihli hava fotoğrafı ve sonraki hava fotoğraflarında da taşınmazın (14C) ve (14E) ile gösterilen kısımların kullanıldığı ..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 2 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 18.12.2024 tarihli rapora ekli krokide (7B) harfi ile gösterilen kısmının Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit gibi tesciline, (7A) harfi ile gösterilen kısmının ifrazı ile davacı adına tarla vasfıyla tapuya tesciline; 2 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 18.12.2024 tarihli rapora ekli krokide (14D) ve (14F) harfi ile gösterilen kısımlarının Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit gibi tesciline, (14C) ve (14E) harfi ile gösterilen kısımlarının ifraz ile davacı adına tarla vasfı ile tapuya tesciline; 1 51... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine ve tespit gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mevcut raporların ve hava fotoğraflarının bozmaya uygun olmadığını, tespitten geriye doğru 20 yıllık süreye ilişkin olmadığını, eksik hususların giderilmediğini, orman olup olmadığı değerlendirilmediğini ve orman değil ise Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkin olup, uyuşmazlık dava konusu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları, orman değillerse kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının şartlarının davacı lehine oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, kadastro tespit tarihinden önce davacı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan 18.12.2024 tarihli kurul raporunda, dava konusu 2 10... ve 14 parsel sayılı taşınmazlarda davacı adına tesciline karar verilen yerlerin 1991 hava fotoğrafında açık olduğu ve ekip - dikmek yada yetişen otlardan faydalanılmak sureti ile kullanıldıkları belirtilmesine rağmen, hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu yerlerde bir kullanımın söz konusu olmadığı, hakkındaki dava reddedilerek Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit edilen komşu parsellerle aynı özellikleri gösterdikleri ve bu parsellerde de her hangi bir kullanım söz konusu olmadığı ve bu yerlerde imar - ihya olgusunun gerçekleşmediği, buna bağlı olarak ta zilyetlikle kazanma şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2 10... ve 2 10... parsel sayılı taşınmazların tümü üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği değerlendirilerek, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine kararı verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/4395, K. 2026/2735, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-4395-e-2026-2735-k-4b97965a26e8