Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5083 E. 2026/2420 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5083
Karar No
2026/2420
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/22 E., 2024/154 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 782 parsel sayılı 673,18 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 4 62... parsel numarasıyla komisyon kararıyla 653,46 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan eski 448 parsel sayılı 100,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 4 62... parsel sayılı ve komisyon kararıyla 108,96 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait ... Mahallesi eski 7 82... ada 15 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 4 62... ve 16 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu 4 62... parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davadan feragat etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili olan davalı arasında kadastro tespiti öncesinde rızai taksim sözleşmesi yapıldığını, davacının buna uygun davranmadığını ayrıca davacının kendi taşınmazının 19 m²lik yerini uygulama kadastrosundan önce davalıya sattığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararı ile, davalı ... aleyhine açılan davanın reddine ve 4 62... parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tapuya tesciline, davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne ve 4 62... parsel sayılı taşınmazın 31.05.2016 tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfiyle gösterilen 15.52 m²lik bölümünün ifrazıyla davacıya ait taşınmaza eklenmek suretiyle, davacıya ait 4 62... parsel sayılı taşınmazın 668.98 m² ve davalıya ait 4 62... parsel sayılı taşınmazın ise 93.44 m² yüzölçümlü olarak tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.06.2016 tarihli ve 2015/140 Esas, 2016/87 Karar sayılı kararına karşı davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.12.2019 tarihli ve 2016/12645 Esas, 2019/8734 Karar sayılı ilamı ile ''..Somut olayda İlk Derece Mahkemesince, davacıya ait taşınmazın tesis kadastro tutanakları ile tesis paftası ile dava konusu taşınmazlar kadastro tespitinden sonra ifrazen oluşmuş ise oluşumlarına esas değişiklik krokileri ve hava fotoğrafları getirtilmemiş ve fen bilirkişisinden yukarıda açıklanan şekilde denetime elverişli rapor ve harita alınmamıştır. Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle dosya arasına getirtilmediği belirtilen belgeler getirtilerek dosya ikmal edilmeli, dava konusu taşınmazların yenileme öncesi paftalarınının durumunun ne olduğu belirlenmeli ve sonrasında harita mühendisi sıfatına sahip önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ile denetime elverişli olmayan ve yukarıda açıklanan hususları içermeyen fen bilirkişisi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetsizdir. '' gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı tarafça kadastro komisyonuna itiraz dilekçesi ekinde sunulan senede göre, davacının taşınmazının bir kısmını davalıya haricen sattığı ancak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca tapuda kayıtlı bir taşınmazın satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesinin gerektiği, malikler arasında tapu dışı harici bir satışın geçerli sayılabilecek sınır tipi belirlemesi ile geçerli kılınamayacağı, bu durumun mülkiyet uyuşmazlığı niteliğinde olduğu, uygulama kadastrosununda mülkiyet ihtilaflarının gündeme getirilemeyip yalnızca ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataların giderilebileceği, taşınmazlar arasındaki sınırın bilirkişi raporuna ekli hava fotoğraflarından da anlaşılacağı üzere zeminde mevcut olmayıp tapulama veya kadastro teknik belgelerine göre oluşturulan geçerli sınır tipinde olduğunun kabulünün gerektiği, Mahkemece taşınmazlar arasındaki sınırın geçerli sınır tipi olarak uygulanarak değerlendirme yapılması hususunda ek rapor aldırıldığı, buna göre bu kısmın davacının taşınmazına eklenmesi gerektiği" gerekçesiyle, davacının davalı ...'na karşı açmış olduğu davanın kabulüne, 4 62... (eski 488 parsel) ve 4 62... parsel (eski 782 parsel) sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile harita mühendisi bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.06.2024 tarihli bilirkişi ek raporuna ek:1 numaralı krokide (A) harfi ve sarı renk ile gösterilen 15,52 m² yüzölçümlü alanın 4 62... parselden ifrazı ile 4 62... parsele eklenmesine, böylece 4 62... parselin 93,44 m², 4 62... parselin ise 668,98 m² yüzölçümü ile tapu kaydındaki niteliği ile tapu kaydındaki malikleri adına tapuya tesciline, davalı ...'na karşı açılan birleşen 2015/142 Esas sayılı davanın feragat nedeni ile reddine ve 4 62... parsel (eski 783 parsel) sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespiti gibi tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A . Temyiz Sebepleri Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde; davalının binayı kendi sınırları içine yaptığını, sınırların anlaşma ile belirlendiği ve davacının muvafakat ettiğini, her iki taşınmazın sınırının bina olduğunu, taşan bir alan olmadığını, davalının binayı yaptıktan sonra davacının dava açmasının kötü niyetin göstergesi olduğunu, müvekkiline tescil davası açılması için süre verilmediğini ve bozma ilamı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun' un 22/2.a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/5083, K. 2026/2420, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-5083-e-2026-2420-k-5df5e444a0e4