Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1070 E. 2026/821 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1070
- Karar No
- 2026/821
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/257 E., 2025/69 K. BİRLEŞEN 2009/481 ESAS SAYILI DOSYADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar karşı davada davacı temlik alacaklısı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA 1. Asıl davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.04.2006 tarihli sözleşme ile çimento öğütme tesisinin yapımı ve montajını üstlendiğini, sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa etmesine rağmen davalı iş sahibinin geçici kabule yanaşmadığını, sözleşmeyle kendisine düşen bir kısım imalâtları süresinde ve gereği gibi yerine getirmeyen iş sahibinin kusurlu olarak eserin tesliminde gecikmeye neden olduğunu, ödemelerini de gecikmeli yaptığını, eseri teslim alıp işlettiği halde bakiye iş bedelinden 279.848,00 Euro'yu ödemediğini, ayrıca teminat mektuplarını iade etmediğini ileri sürerek bakiye iş bedelinin tahsiline ve teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Karşı davada davacı iş sahibi vekili dava dilekçesinde; yüklenicinin sözleşmeye göre çimento değirmeni sistemini en geç 31.03.2007 tarihinde tam kapasite ile teslim etmeyi taahhüt ettiğini, uzun yıllar kullanılacak şekilde üretilmesi gereken sistemin gecikmeli ve ayıplı teslim edildiğini, dişlilerin dibinde çatlama olduğunu, yenilenmesine rağmen birkaç kez kırılma yaşandığını, hem redüktör hem fener dişlisi evsafa uygun olmadığı gibi birbiriyle de uyumlu olmadığını, 293 günlük duruş yaşandığını ileri sürerek beklenen kâra karşılık olarak 2.300.000,00 TL kâr kaybı ile 200.000,00 Euro karşılığı 352.000,00 TL gecikme cezasının, ayrıca iki yıldır giderilmeyen ayıpların müvekkili tarafından giderilmesi için yapılan çalışmalar kapsamında verilen parça siparişleri ve masraflar nedeniyle 650.000,00 TL olmak üzere şimdilik 3.000.000,00 TL'nin karşı davalı yükleniciden tahsilini talep etmiştir.
3. Karşı davada asli müdahil temlik alan vekili dava dilekçesinde; endüstriyel paket dövizli sigorta poliçesi ile yangın sigortası kapsamında sigortalısı olan davalı-karşı davacı iş sahibine meydana gelen makine kırılması ve iş aksaması nedeniyle toplamda ödedikleri 819.149,00 TL sigorta tazminatının ödeme tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalı yükleniciden tahsilini talep etmiştir.
4. Birleşen davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkil şirketin kapalı sistem öğütme tesisinin değirmen yapımı ve kurulmasını üstlendiğini, değirmen çalıştığı ve hiçbir hukuki neden bulunmadığı halde geçici/kesin kabulden imtina edildiğini, davalı firmanın hukuken devralmadığı bir tesisi çalıştırarak ürün elde edip sattığını ve sebepsiz yere zenginleştiğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; yüklenicinin çimento öğütme değirmenini eksiksiz ve tam kapasite ile çalışır vaziyette ve en geç 31.03.2007 tarihinde teslim etmeyi taahhüt ve kabul ettiğini, fakat taahhütlerini yerine getirmediğini, fener dişli teslimatının 4,5 ay gecikmeli olarak teslim edildiğini, değirmenin ayıplı olduğunu, ilk çalıştırmada aşırı vibrasyon (titreşim) tespit edildiği için test çalışmalarının durdurulduğunu, bu tarihten itibaren defalarca test çalışmalarına devam edildiğini, Elazığ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/39 D. İş dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda dişli malzemelerinin yeterli derecede mukavemetli olmadığının ve dişlilerde ısıl işlemin uygun olarak yapılmadığının tespit edildiğini, neticede hem redüktör hem de fener dişli evsafa uygun olmadığı gibi birbiriyle de uyumlu olmadıklarının kesin olarak tespit edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusunun Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/219 Esas sayılı dosyası ile görülen dava ile aynı nitelikte olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve değirmenin bu yüzden başka bir firmaya yaptırılarak çalıştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin bozma kararına uyarak verdiği 16.09.2018 tarihli ve 2018/153 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile bilirkişi kurulundan alınan rapor kapsamında taraflar arasındaki sözleşmeye konu değirmende meydana gelen redüktör ve pinyon dişli arızalarının davacı-karşı davalının kusurundan kaynaklanmadığı, bu nedenle bu dönemde yapılmayan üretim nedeniyle davacı-karşı davalıya kusur atfedilemeyeceği, yine söz konusu değirmenin öngörülen sürede devreye alınabildiği, değirmenin çalıştığı günlerde takribi kapasite ile çalıştığı, bu kapasitenin sözleşme ile uyumlu olduğu, değirmenin hatalı çalıştırılmasına bağlı olarak oluşan hasardan davacı-karşı davalıya kusur atfedilemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davaya konu 276.152,20 Euro'nun davalıdan tahsili ile banka teminat mektuplarının davacıya iadesine, karşı davanın reddine, temlik alanın taleplerinin reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 16.09.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... birleşen dosya davalısı iş sahibi ile karşı davacı temlik alacaklısı vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2019 tarihli ve 2018/4742 Esas, 2019/1141 Karar sayılı ilamıyla; mahkemece alanında uzman ve önceki heyetlerde yer almayan teknik üniversitelerden oluşturulacak yeni bir teknik bilirkişi kurulundan raporlar arasındaki çelişki ve farklılıkları giderecek, davalı-karşı davacının itirazlarını karşılayacak şekilde ve ortaya çıkan ayıbın imalât hatasından mı yoksa işletme hatasında mı kaynaklandığı, imalât hatasının varlığı kabul edilse bile davalı-karşı davacı iş sahibinin makineyi yağsız kullanması nedeni ile bu zararın ağırlaşıp ağırlaşmayacağı ya da sadece yağsız kullanımın bu zarara neden olup olmayacağı ve işin ayıpsız teslim edilip edilmediği konusunda Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp temlik alan Unico Sigorta A.Ş. tarafından açılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/325 Esas sayılı dosyası ile karşı dava arasında derdestlik bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
2. Mahkemenin 20.10.2022 tarihli ve 2023/1644 Esas, 2024/1350 Karar sayılı kararı ile alınan bilirkişi raporu kapsamında 5 no.lu çimento tesisinin sözleşmede belirtilen hususlara uygun olarak tesis edildiği, redüktör arızasının imalât hatasından kaynaklanmadığı, redüktör arızasının yetersiz ve kısa süreli de olsa yağsız çalışmadan kaynaklandığı, redüktörün arızasında ortaya çıkan ayıbın işletme hatasından kaynaklandığı ve işin ayıpsız teslim edildiği, temlik alanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/358 Esas sayılı dosyası ile tazminat talebinde bulunulduğu, davanın derdest olduğu, tarafları konusu ve sebebi aynı olan dava varken asli müdahale talebinde bulunulduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davaya konu 276.152,20 Euro'nun davalıdan tahsili ile banka teminat mektuplarının davacıya iadesine, karşı davanın reddine, temlik alan yönünden davanın HMK'nın 115. maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin 20.10.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı ... birleşen dosya davalısı iş sahibi ile karşı davacı temlik alacaklısı vekillerince temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 07.05.2024 tarihli ve 2023/1644 Esas, 2024/1350 Karar sayılı ilamıyla; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ayıbın imalât hatasından olmayıp, yetersiz ve kısa süreli yağsız kullanımdan kaynaklandığı ve bu durumda işin ayıpsız teslim edildiği, hükme esas alınan rapor ile bozma ilamından önceki raporlar arasındaki çelişkilerin giderildiği ve raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla asıl davada verilen kararın onanmasına, karşı dava temlik alacaklısı tarafından karşı davadan önce açıldığı anlaşılan ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/325 Esas sayılı dosyası ile karşı davadaki taleplerin farklı tarihlerde ortaya çıktığı iddia edilen ayıplar ile ilgili kâr kaybına yönelik olduğu, bu durumda taleplerin aynı olmadığı ve derdestlik oluşmadığı anlaşılmakla karşı davadaki temlik alacaklısının talebinin esastan incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karşı dava temlik alacaklısı vekilinin temyiz itirazı kabul edilerek karşı davada verilen hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl davada, karşı dava ve birleşen dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karşı davada temlik alacaklısının asli müdahale davası yönünden; bozma ilamı doğrultusunda alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından işin ayıpsız olarak teslim edildiği, arızanın meydana gelmesinde davacı yükleniciye atfedilebilir bir kusur bulunmadığı, rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle temlik alan asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Karşı davada temlik alacaklısı asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde; iki adet redüktörün imalat hatasından dolayı üretici firma tarafından değiştirildiğini, dosyaya ibraz edilen hasar dosyasında redaktördeki üretim hatasının üretici firma tarafından kabul edildiğini, bu kabule rağmen yağsızlık gerekçesiyle davanın reddinin bilime ve fizik kurallarına aykırı olduğunu, kısa bir yağsızlık süresi sonucunda iki adet küçük dişlinin değiştirilmesinin üretim hatası gerçeğini ortadan kaldırmayacağını, imalâtın sözleşmeye uygunluğunun incelenmediğini, bozma ilamına uygun bilirkişi incelemesi yapılmadığını, itirazların karşılanmadığını, delillerin incelenmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl dava; ... sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili ve teminat mektuplarının iadesi, karşı dava; sözleşmeye aykırılık nedeniyle kâr kaybı, ceza-i şart ve tazminat, karşı davada temlik alacaklısı asli müdahale davası; rücuen tazminat, birleşen dava; sebepsiz zenginleşme nedeni ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olduğu anlaşılmakla; karşı davada asli müdahil temlik alacaklısı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Karşı davada asli müdahil temlik alacaklısı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.