Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/916 E. 2026/380 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/916
Karar No
2026/380
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1283 E., 2024/1590 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/592 E., 2023/1077 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının, davalı ............ İnşaat Müteahitlik Mühendislik Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti ile diğer davalı ......... Vakfı arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca inşa edilecek siteden 35 tane bağımsız bölüm satın aldığını, satış sözleşmesini davalı ...'ın kefil olarak, diğer davalı .................nin de müşterek ve müteselsil sorumlu olarak imzaladıklarını, daha sonra davalı... Şirketinin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesini, davalı ............Madencilik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye devrettiğini, bu şirketin de sözleşmeye göre 36 ayda bitirilip teslim edilmesi gereken dairelerin teslimini yapmadığını, bu nedenle sözleşmede belirtilen nitelikte 35 bağımsız bölümün eğer kat irtifakına geçilmişse tapu kaydının iptaline ve davacı şirket adına tesciline, kat irtifakına geçilmemişse kat irtifakına geçildiğinde tapu kaydının iptaline ve davacı şirket adına tesciline, bu taleplerinin kabul edilmemesi durumunda 35 adet bağımsız bölümün karar tarihine en yakın değerinin şimdilik 200.000,00 TL olarak ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini, 100.000,00 TL kira parasının da tahakkuk ettiği aydan itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... Madencilik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin, davacının diğer davalı.......... İnş. Ltd. Şti. ile yaptığı adi yazılı sözleşmeden haberdar olmadığını, adi yazılı sözleşmenin her zaman düzenlenebileceğini, sözleşmenin geçersiz olduğunu, dairelerin her birinin değerinin en az 500.000,00 TL olduğunu, buna göre toplam değerin 17.500.000,00 TL olduğunu, böyle bir bedelin elden ödenmiş olmasının söz konusu olamayacağını, davacı ile diğer davalı arasında yapılan sözleşmenin müvekkilini bağlamayacağını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça sözleşme bedeli olan 4.000.000,00 TL'nin ödenmediği iddia edilmiş ise de, sözleşme içeriği dikkate alındığında "satın alma karşılığı olan 4.000.000,00 TL şirkete ödenmiştir" şeklinde beyanın olduğu ve sözleşmenin taraflarca imzalanmış olduğu dikkate alındığında taşınmaz bedeli olan 4.000.000,00 TL'nin davalı şirkete ödendiği, aksinin davalı tarafça ispat edilemediği, davalı ...'nin davacı ile davalı arasında... arasındaki 11.11.2015 tarihli adi yazılı satım sözleşmesini müşterek müteselsil sorumlu olarak imzalandığı, davalı ...'nin taahhüdünün, Türk Borçlar Kanunu'nun 128. maddesinde düzenlenen üçüncü kişinin fiilini üstlenme niteliğinde olduğu,bu nedenle davalının sözleşmeden sorumlu bulunduğu, sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince kural olarak sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilerden sözleşmeye dayalı olarak hak talep edilmesinin mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazların davalı ... Paşa Vakfı adına kayıtlı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin arsa sahibini bağlamadığı anlaşıldığından davacının, tapu iptal ve tescil talebinin yerinde olmadığı, sözleşmelerin nispiliği kuralı gereğince davalılar ... Madencilik Ltd. Şti ve ... Paşa Vakfı yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, sözleşmenin feshine karar verilmiş olmakla, taşınmaz bedelinin iadesine karar verilmesinin yanında artık cezai şart olarak yeralan kira alacağına hükmedilmesinin mümkün olmadığı, davacının kira alacağı talebinin reddi gerektiği, davanın dayanağı olarak gösterilen satış sözleşmesindeki kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığı, geçerli olmayan sözleşme gereğince alacak talebinde bulunulamayacağından davalı ...'ın sözleşme gereğince sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davacının, davalılar... Müşavirlik İnşaat Müteahhitlik Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ...yönünden terditli olarak açmış olduğu davasındaki tapu iptal tescil talebinin reddine, alacak talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile taleple bağlı kalınarak 200.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar... Müşavirlik İnşaat Müteahhitlik Mimarlık Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Muhammed Selami Deveci'den müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının kira tazminatı taleplerinin reddine, davacının, davalılar ... Madencilik Ltd. Şti., ... Paşa Vakfı ve ... yönünden davasının reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "6098 sayılı TBK m. 237/II'ye göre resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olan ve hiçbir hukuki sonuç doğurmayan sözleşmeye göre kira kaybı gibi TBK m. 125'e göre müspet zarar talebinde de bulunulamaz. Dolayısıyla davacının kira alacağı talebinde bulunma hakkının olmaması mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi sözleşmenin feshine değil TBK m. 237/II'ye göre geçersizliğine dayanmaktadır. 6098 sayılı TBK m. 237/II'ye göre resmi şekilde düzenlenmediği için geçersiz olan ve hiçbir hukuki sonuç doğurmayan bu sözleşme, davalılar... Şirketi ile Yusuf Paşa Vakfı arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre inşası tamamlanacak olan bağımsız bölümler üzerinde davacının tapu iptali ve tescil gibi ayni hak iddiasında bulunması hukuken mümkün olmadığından, davacıya, davalılar... Şirketi ile ... Şirketi arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin devri sözleşmesinden ötürü muvazaa / danışıklılık iddiası ileri sürme hakkı da vermez" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Geçerli olan sözleşmenin istinaf mahkemesince hatalı değerlendirme ile geçersiz olarak kabul edilip istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde, menfi ve müspet zararın tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/916, K. 2026/380, T. 03.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-916-e-2026-380-k-ce3200614e7e