Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6256 E. 2026/3622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6256
- Karar No
- 2026/3622
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1025 E., 2025/1605 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/102 E., 2022/420 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile müvekkili arasında ...,.......................... sözleşme numaralı sözleşmelerin imzalandığını, 2013 yılından 2021 yılına kadar bir çok kez yenilenen sözleşme hükümlerine göre davacıdan her defasında ek ücretler talep edildiğini, karşılığında ise üyelik statüsünün değişeceğinin vadedilmesine rağmen bunun gerçekleşmediğini, davacıya tesisin dahi teslim edilmediğini, sözleşmeler kapsamında 48.150,00 TL ödeme yapıldığını, davacıya yalnızca kat irtifakı tapusunun devredildiğini, söz konusu tesisin yüzlerce kişiye satılmış olması nedeni ile devre mülk hakkının kullanımının fiilen imkansız olduğunu, davalıların ödenen bedelden müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, her ne kadar davalı şirketler ayrı tüzel kişiliğe sahip olsalar da davalıların birlikte hareket etmekte olduklarını, aralarında organik bağ bulunduğunu, ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında bilirkişi raporu hesabı yapılarak ödenmesi gerektiğini belirterek, devre mülk satış vaadi sözleşmelerinin ve eklerinin iptali ile fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla sözleşme gereği davacı tarafından ödenen 48.150,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi gereğince güncellenecek değerinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları oranında müştereken ve müteselsilen tahsiline talep etmiş; 19.09.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle 188.629,00 TL'nin dava dilekçesindeki miktar için dava tarihinden, ıslah edilen miktar için ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. II. CEVAP 1. Davalı.......Turizm Otelcilik San. ve Tic. A.Ş. vekili; müvekkili şirketin davacının diğer davalı ile yapmış olduğu sözleşmelerin tarafı olmadığını, davalı şirketler arasında organik bağ bulunmadığını, davacının müvekkili şirkete hiçbir ödeme yapmadığını, müvekkilinin davacı taraf ile herhangi bir husumet ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ....... Sağ. Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş. vekili; tapunun davacı adına çıkartıldığını, üyenin konaklamaya davet işleminin de yapıldığını, davalı şirketin tamamlanmamış blok inşaatların 3 yıl içerisinde tamamlanacağını taahhüt ettiğini, sözleşmenin yenileme nedeniyle en son 11.07.2021 tarihinde imzalandığı dikkate alındığında 3 yıllık sürenin dolmadığını, davacının ödediği bedelden de fazla miktarı kötü niyetli ve haksız olarak talep ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan devre mülk satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartına aykırı olarak yapılması nedeniyle geçersiz ise de, tapunun devredilmesi nedeniyle geçerli hale geldiği, yalnızca tapu devri yapılmasının sözleşmenin ifa edildiği sonucunu doğurmayacağı, sözleşmenin ifası kapsamında kullanımın söz konusu olmadığı, davacı tarafın sözleşmeyi fesih hakkının ve sözleşme kapsamında ödenen bedelin iadesini talep etmekte haklı olduğu, devre mülk satış vaadi sözleşmesinin feshine karar verildiğinde davacı üzerinde yer alan tapunun sözleşmenin feshinin doğal sonucu olarak davalıya iadesi gerekeceği, davalı ...adına yapılacak ödemelerin davalı...A.Ş. hesabına ve adına yatırıldığı, her iki firmanın iştigal alanları ve fiilen işlettikleri tesisin aynı olduğu, her iki firmanın kurucu ortak ve yöneticiler arasında fiili hukuki ve organik bağ bulunduğu, sözleşme kapsamında bir kısım ödemelerin davalıya yapıldığı, yapılan ödemelere ilişkin makbuzların da dosyaya sunulduğu, tahsil edilen ödemelerle davalı şirketin sözleşmeyi kabullenmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, taraflar arasında imzalanan 10698, 10698/A, 10698/B, 10698/C, 215730, 215731, 215731/A sözleşme numaralı devre mülk satış vaadi sözleşmelerinin iptaline, işbu sözleşme gereğince davacı tarafından ödenen 48.150,00 TL bedelin dava tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren, 140.479,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 19.09.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, sözleşme feshini doğal sonucu olarak tapunun davalıya iadesi gerekeceğinden Hatay İli ... İlçesi... Mahallesi ... Mevkiinde kain 978 parsel 4. blok 6. kat 73 nolu bağımsız bölümde davacı adına kayıtlı 1/24 hissenin tapu kaydını iptali ile davalıya tesciline karar verilmiş; karara karşı süresinde davalılar vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tüketicinin sözleşmelere konu devre mülkten faydalandığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu durumda davacının devre mülkü fiilen gördüğünün ve teslimin sağlandığının kabul edilemeyeceği, davacının cayma hakkının askıda kaldığı, açılan bu dava ile cayma hakkının kullanıldığı açık olup buna göre cayma nedeniyle sözleşmenin iptali koşullarının oluştuğu, ancak başlangıçta resmi olarak yapılmaması nedeni ile geçersiz olan sözleşmelerin davalı ....... Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacıya yapılan tapu devri ile geçerli hale geldiği, sözleşmenin geçerli olması nedeniyle davacının denkleştirici adalet ilkesine göre talepte bulunamayacağı, zira denkleştirici adalet ilkesinin haklı bir sebebe dayanmadan başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği kazanımı geri verme zorunda olduğunu ve gerçek bir eski hale getirme yükümlülüğünü ifade ettiği, geçersiz sözleşme kapsamında edimini yerine getiren sözleşmenin geçersizliği nedeniyle karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemediğinden taraflar arasındaki menfaat dengesi denkleştirici adalet ilkesi ile sağlanmakta olup geçerli sözleşme kapsamında ise edimin yerine getirilmesi istenebileceğinden bu hakkından kendi isteğiyle vazgeçen tarafın ancak sözleşme kapsamında verdiğini geri isteyebileceği, diğer bir ifade ile taraflar arasında haricen düzenlenen sözleşme sonucunda tapuda devir işlemi yapılması ile geçersiz sözleşme geçerli hale geldiğinden davacının denkleştirici adalet ilkesine göre alacağını talep etme imkanının bulunmadığı, davacının yalnızca ödediğini ispat ettiği bedeli talep edebileceği ve buna ek olarak varsa müspet ve/veya menfi zarar vb zararlarını isteyebileceği, her ne kadar davalı......Turizm Otelcilik San. ve Tic. A.Ş. yönünden de davanın kabulüne karar verilmiş ise de; uyuşmazlığa konu sözleşmelerin davacı ile diğer diğer davalı ...T....Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalandığı, ödemelerin de yine bu şirkete yapıldığı, davalı...Thermal Clup Turizm Otelcilik San. ve Tic. A.Ş.nin sözleşmelerin tarafı olmadığı gibi davacı tarafından kendisine ödeme yapılan şirkette olmadığı, bu nedenle davalı...... Turizm Otelcilik San. ve Tic. A.Ş.ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalılar vekilinin ayrı ayrı istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının ....... Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş.ye yönelik davasının kısmen kabulü ile; davacı ile davalı ....... Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 10698, 10698/A, 10698/B, 10698/C, 215730, 2157 31... 1/A numaralı devremülk satış vaadi sözleşmelerinin iptaline, davacı tarafından iş bu sözleşmeler gereğince ödenen 48.150,00 TL'nin dava tarihi olan 23.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...Termal Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının...... .... Turizm Otelcilik San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açtığı davanın pasif husumet yokluğundan reddine ve yine 13.11.2025 tarihli hükmün tamamlanmasına dair ek kararla; "Sözleşmenin feshinin doğal sonucu olarak tapunun davalıya iadesi gerekeceğinden Hatay İli .... İlçesi .... Mahallesi .... Mevkiinde kain 10 58... parsel (eski 978 parsel) 4. blok 6. kat 73 nolu bağımsız bölümde davacı adına kayıtlı 1/24 hissenin tapu kaydının iptali ile davalı ....... Sağlık Turizm İnş. Gıda Org. San. ve Tic. A.Ş. Adına tesciline, İİK madde 28. uyarınca kararın .... Tapu Müdürlüğüne gönderilmesine" bendinin eklenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; devre mülkün fiilen kullanımının imkansız hale geldiğini, tapunun birden fazla kişiye satıldığını, hakkaniyet gereği denkleştirici adalet ilkesine göre karar verilmesi gerektiğini, davalılar arasında organik bağ olduğunu, bu hususun ... kayıtlarında, gelen mesajlarda ve internet sitesi üzerinden yapılan satışlarda açıkça belli olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, devre mülk sözleşmesinin iptali ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre iadesi istemine ilişkindir. Dava dosyasının incelenmesinde; davacı ile davalı ...arasında birbirlerine devredilen ...,..................... sözleşme numaralı tapuda pay devri içeren devre mülk sözleşmesi imzalandığının, tapunun davacıya 04.11.2015 tarihinde devredildiği, geçersiz olan devre mülk sözleşmelerinin geçerli hale geldiği, davacı tarafından ödenmesi istenen bedellerin hesap sahibinin diğer davalı...olduğu, davacı tarafından sözleşme kapsamında taşınmazın hiç kullanılmadığı, .... Belediyesi Başkanlığı Şehircilik ve İmar Müdürlüğü tarafından gönderilen 26.04.2022 tarihli müzekkere cevabında; Hatay İli .... İlçesi .... Mah. .... Mevki 978 parsel adına yapı kullanım izin belgesinin düzenlenmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan devre mülk satış vaadi sözleşmesinin resmi şekil şartına aykırı olarak yapılması nedeniyle geçersiz ise de, tapunun devredilmesi nedeniyle geçerli hale geldiği, yalnızca tapu devri yapılmasının sözleşmenin ifa edildiği sonucunu doğurmayacağı, sözleşmenin ifası kapsamında kullanımın söz konusu olmadığı, davalı tarafından davacıya hisse devri yapılan taşınmazda yapı kullanım izin belgesinin olmadığı, bu nedenle davacı tarafın sözleşmeyi feshinin haklı olduğu (Emsal; Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 15.06.2017 tarihli ve2015/19031 E., 201/7507 K.; 31.01.2019 tarihli ve 2018/2046 E., 2019/982 K.; 20.12.2018 tarihli ve 2018/3310 E., 2018/12504 K. sayılı ilamları), davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında seçimlik haklardan yararlanabileceği, maddi olayları ileri sürmenin taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemenin hakime ait olduğu (6100 sayılı Kanunun 33. maddesi), davacı vekili her ne kadar dava dilekçesinde; sözleşmeden iptali ve ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesine göre iadesini istemişse de, iddianın ileri sürülüş şekline göre talep sonucundaki ifadelerden, somut olayda davacı tarafça, resmi şekilde yapılan devre mülk hisse devri sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedilerek çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince denkleştirici adalet ilkesine göre talepte bulunabileceği, davalı ...adına yapılacak ödemelerin davalı...A.Ş . hesabına ve adına yatırıldığı, her iki firmanın iştigal alanları ve fiilen işlettikleri tesisin aynı olduğu, her iki firmanın kurucu ortak ve yöneticiler arasında fiili hukuki ve organik bağ bulunduğu, davalılar arasında organik bağ olduğunun davacıya gönderilen mesajlarla da ispat edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince davacının cayma hakkını kullandığı gerekçesiyle, ödediği bedeli iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararı bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.