Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17311 E. 2026/8111 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17311
Karar No
2026/8111
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/782 Esas, 2025/1215 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/28 Esas, 2021/311 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1169 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazın davalı idare tarafından kamulaştırma işlemine tabi tutulmaksızın ... ... otoyoluna dahil edildiğini ileri sürerek, kamulaştırmasız el atamaya dayalı tazminat bedelinin dava tarihiden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde; cevap dilekçesindeki hususlar aynen tekrar edilerek davanın reddinin gerektiğini, bunun yanında kabule göre hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki emsal taşınmazın çok uzak olduğunu, emsal olarak alınamayacağını, satış tarihinin de çok eski olduğunu, bu nedenle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bedelin yüksek belirlendiğini beyan ederek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davacı (yargılama devam ederken vefat eden) ... adına tam hisse ile kayıtlı olduğu, bu taşınmazın otoyol kamulaştırma koridorunda kalması sebebiyle davalı idare tarafından 19.11.1993 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, bu kapsamda işlemlerin yapıldığı, idare tarafından bedelin belirlendiği, noter vasıtasıyla malike tebligat gönderildiği ancak tebligatın adres yetersizliği nedeniyle iade geldiği, başkaca tebligat yapılmadığı, bununla birlikte idare tarafından belirlenen bedelin 08.09.1994 tarihinde malike ödendiği anlaşıldığı, bu haliyle malike hiç tebligat yapılmadığından bedel ödenmiş olsa dahi kamulaştırma işleminin kesinleşmemiş olduğu anlaşıldığı, dava konusu taşınmazın arsa vasfında olduğu kabul edilerek emsal metodu uygulanmak suretiyle değer belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu taşınmazın 19.11.1993 tarihinde kamulaştırılmasına karar verildiği, malike yapılan tebligatın usulsüz olduğu ancak 08.09.1994 tarihinde ödemenin yapıldığı gözetildiğinde kamulaştırma işleminin kesinleşmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17311, K. 2026/8111, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17311-e-2026-8111-k-aa88e3b83b62