Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1234 E. 2026/3690 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1234
Karar No
2026/3690
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3697 E., 2025/2566 K. DAVA TARİHİ : 05.04.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/104 E., 2021/537 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı nezdinde 12.06.1989 tarihinden davalı tarafça iş sözleşmesinin feshedildiği 15.04.2013 tarihine kadar çalıştığını, en son aylık net 13.770,00 TL ücret aldığını, muhasebe departman müdürü olarak görev yaptığını, açılan işe iade davasında feshin geçerli neden niteliğinde olduğunun kesin şekilde karara bağlandığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, performans primi, AGF emeklilik fonu, hizmet primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 sayılı Kanun) 25. maddesi uyarınca feshedildiğini, hizmet priminin ikale karşılığında iş güvencesi tazminatı karşılığı olarak ödendiğini, AGF emeklilik fonu olarak adlandırılan primin, ödüllendirme niteliğinde olduğunu, davacının Şirketin güvenini ortadan kaldıran eylemleri neticesinde, böyle bir liyakat primine hak kazanmadığını, performans priminin işçinin verimliliğini teşvik etmek amacıyla ödenecek olan ve hukuken prim niteliği taşıyan bir ek ödeme olduğunu, davacının iş sözleşmesi, haklı nedenle ve yargılama neticesinde geçerli nedenle sona erdiğinden bu alacaklara hak kazanamayacağını, işverenin güvenini sarsan davranışları nedeniyle davacı bakımından doğmamış bulunmasının davacının da bildiği bir işyeri uygulaması olduğunu, davacı tarafından işe iade istemiyle açılan davanın Yargıtay kararında, davacının davranışlarının işyerinde olumsuzluğa yol açtığı, davalı işveren ile davacı arasında güven ilişkisinin sarsıldığı, davalının davacıyla çalışma ilişkisini devam ettirmesinin beklenemeyeceğinin açıkça belirtildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Şirkette hizmet prim ödeme uygulamasının 2002 yılında başladığı, 2012-2013-2014 yıllarında hizmet primi ödenen kişilere ait liste davalı vekili tarafından dosyaya sunulduğu, listede emeklilik nedeniyle işten ayrılan ya da 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesine göre iş sözleşmesi feshedilenlere hizmet primi ödendiğinin görüldüğü, dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre geçerli nedenle iş sözleşmesi feshedilen davacının hizmet prim alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, dosyaya sunulan kayıtlarda emeklilik ve ölüm nedeniyle iş ilişkisi sona eren çalışanlara veya murislerine AGF primi adı altında ödeme yapıldığı, diğer kişilere ise lokasyon değişikliğine bağlı anlaşmalı işten ayrılmaları nedeniyle ödeme yapıldığının belirlendiği, davacının AGF prim alacağına hak kazandığının anlaşıldığı, dosyada mevcut belgelere göre işyerinde düzenli bir şekilde performans prim uygulamasının bulunduğu, davacıya 2010-2011-2012 dönemlerinde performans primi ödendiğinin anlaşıldığı, davacı ile aynı durumda olup performans primi ödenen bir emsal işçiye ait kayıt sunulduğu, davacının 2013 yılında işten çıkartılana kadar performansının düşük olduğuna ve performans primi hak kazanamayacağına dair delil sunulmadığından davacının 2013 yılı performans primine hak kazandığının anlaşıldığı, davacının açtığı işe iade davasının sonucunda feshin geçerli nedene dayalı olarak yapıldığına karar verildiği, geçerli nedene dayalı yapılan fesihlerde işverenin kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı yükümlülüğünün devam ettiği, bu kapsamda davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu, 2. Hizmet primi uygulamasının müvekkili Şirkette gönüllü işten ayrılma projesi kapsamında iş sözleşmesi sona eren çalışanlara verildiğini, davacının hak kazanmadığını, 3. Davacın AGF emeklilik fonu ödenmesi şartlarını taşımadığını, hesaplamanın da hatalı olduğunu, 4. Davacının iş sözleşmesi müvekkili Şirket tarafından feshedildiğinden performans primi alacağı bulunmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, performans primi, AGF emeklilik fonu, ve hizmet primi alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1234, K. 2026/3690, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1234-e-2026-3690-k-088fb77a71cf