Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3687 E. 2026/2851 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3687
- Karar No
- 2026/2851
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/479 E., 2026/36 K. DAVA TARİHİ : 25.08.2022
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.2007- 26.02.2020 tarihleri arasında davalı bünyesinde teknik servis bölümünde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve gerekçesiz olarak feshedildiğini, müvekkilinin ulusal ... ve genel tatillerde çalışma yapmasına karşın ücretinin ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, iş sözleşmesinin davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesine aykırı davranışları sebebiyle müvekkili Şirket tarafından haklı sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2025 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirket nezdinde 05.04.2007-26.02.2020 tarihleri arasında en son brüt 10.141,10 TL ücret ile çalıştığı, iş sözleşmesinin feshine ilişkin uyuşmazlık ile ilgili olarak taraflar arasında Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen dava sonunda davacının beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1130 Esas, 2023/494 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında fesih gerekçesi yapılan olaylar nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshi yoluna gidilmesinin hukuka uygun olmadığı, iş sözleşmesinin feshinin geçerli ve haklı sebeple yapıldığının davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazandığı kanaatine varıldığı, somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından dava dilekçesinde yıllık ücretli izin alacağının belirsiz alacak davasına konu edildiği, ne var ki davacının çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücret miktarını belirleyebilecek durumda olduğu, davanın açıldığı tarihte bu alacak belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği, bu nedenle davacının yıllık ücretli izin alacağı yönünden belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından talebin usulden reddi gerektiği, davacı tarafından ulusal ... ve genel tatillerde çalışma yaptığına ilişkin iddianın ise usulünce ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.01.2025 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 01.07.2025 tarihli kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 355. maddesi kapsamında dosya incelendiğinde: dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, kararının yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.01.2025 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında düzenlenen 26.03.2020 tarihli "Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı"nda tarafların anlaşmaya varamadıkları alacak kalemlerine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediği, buna göre dava dilekçesinde talep edilen alacak kalemleri olan kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin alacağı ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağının arabuluculuk görüşmelerine konu edilmediği, arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeyen sözü edilen alacak kalemleri yönünden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kıdem ve ihbar tazminatları ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacak kalemleri yönünden esastan, yıllık ücretli izin alacağı yönünden ise dava türü yönünden inceleme yapılarak hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın usulden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı uyarınca arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.