Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/920 E. 2026/3273 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/920
Karar No
2026/3273
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2549 E., 2025/2309 K.

DAVA TARİHİ : 23.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 14. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/690 E., 2023/373 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... Lojistik Dağ. Depolama Taş. ve Tic. AŞ (... Lojistik AŞ) işverenliği bünyesinde 30.05.2008-26.11.2019 tarihleri arasında aralıksız/fasılasız olarak çalıştığını, son olarak alt işveren ... Hizmet ve Danışmanlık AŞ’ye (... Şirketi) ait olan tırlarda şoförlük yaptığını, ... AŞ tarafından gönderilen ihbarnamede 21.11.2019 tarihinde 1 adet lastik patlamasından dolayı firmanın 2.731,70 TL zarara uğradığı ve bu zararın 30 günlük ücretini geçtiği iddiası ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 25. maddesi doğrultusunda iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin bildirildiğini, 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) maddesindeki iş sözleşmesinin haklı nedenle feshi şartlarının oluşmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının, Şirketin hizmet verdiği ... Lojistik AŞ'nin nakliye işyerinde 16.03.2018 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, 21.11.2019 tarihinde kendi kusuru ile bir trafik kazasına sebebiyet vererek kaza neticesinde 2.731,70 TL maddi hasarın oluşmasına sebebiyet verdiğini, 21.11.2019 tarihinde yazılı savunmasının talep edildiğini, davacının savunmasında durumu kabul ettiğini, belirtilen nedenlerle davacının iş sözleşmesine 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) maddesi gereğince son verildiğini, davacı kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, ücret bordrolarından görüleceği gibi hak ve alacaklarını tamamen aldığını, denkleştirme esasına göre çalıştığını, yıllık izin ücreti alacağı da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Lojistik AŞ vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası açılamayacağını, davalı ... Şirketi ile aralarında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle diğer davalı Şirket tarafından feshedildiği için davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, davacıya yapılan ödemelerin ücretin eki niteliğinde olmadığını, ödemelerin ücret hesabına dâhil edilebilmesi için süreklilik ve düzenlilik unsurlarının bulunmadığını, harcırah ödemelerinin aylık ücretin hesaplanmasında dikkate alınamayacağını, davacının davalı Şirketten fazla çalışma ücret alacağı ve yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, davacı fazla çalışma yaptığı takdirde karşılığının %50 zamlı olarak ödendiğini, diğer davalı Şirket tarafından düzenlenen bordrolar ve banka kayıtları bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl işveren olan davalı ... Lojistik AŞ'nin taşıma hizmetini yüklenici firmalar aracılığıyla gerçekleştirdiği, davalı ... Lojistik AŞ'nin asıl işveren sıfatıyla davacı işçinin işçilik alacaklarından alt işveren niteliğindeki yüklenici firmalarla birlikte müteselsilen sorumlu olduğunu,bilirkişi tarafından bordrolarda yer alan harcırah ödemelerinin brüt ücrete dâhil edilerek yapılan hesaplamalarda isabetsizlik bulunmadığı, davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) bendine dayanılarak feshedildiği, bu madde kapsamında fesih sırasında, zararın oluşumunda işçinin kastının veya savsamasının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiği, davalı tarafça 15.03.2019, 02.09.20 19... .10.2019 tarihlerinde meydana gelen üç ayrı ... de haklı nedenle feshe konu edilmiş ise de, fesih 26.11.2019 tarihinde yapıldığından, fesihten bir ay, iki ay ve sekiz ay önce meydana gelen eylemlerin haklı feshe konu edilmesi mümkün olmadığı, diğer yandan meydana gelen hadiseyle ilgili kusur ve zarara ilişkin rapor alınmamış ise de zararın davacının 30 günlük brüt ücretini (temel ücret ve harcırah toplamını) aşmadığının da sabit olduğu, hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, davalı ... Şirketi vekili davacının 21.11.2019 tarihli savunmasında durumu kabul ettiğini savunmakta ise de anılan belgenin davacı ve davalı işyeri çalışanı iki işçi tarafından imzalı tutanak olduğu ve tutanağın matbu nitelikte olduğu dikkate alındığında bu yöndeki istinafa da değer verilmediği, davacının isticvap beyanı ile yıllık izin kullanıma ilişkin belgelerdeki sürelerin uyumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının hak ettiği bakiye 160 günlük izinlerinin kullandırıldığı veya ücretinin ödendiğinin davalı işverence ispatlanamadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... Lojistik AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın müvekkili Şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, b. Davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, c. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını, d. Harcırah ödemelerinin ücrete dâhil edilmesinin hatalı olduğunu, e. Davacının yıllık izin ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a.Davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-(ı) hükmüne göre haklı nedenle feshedildiğini, b. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına hak kazanıp kazanmadığı, davalıların davacının alacaklarından sorumluluğu ile ücretine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/920, K. 2026/3273, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-920-e-2026-3273-k-f2393c66a33c