Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/526 E. 2026/1476 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/526
- Karar No
- 2026/1476
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/526
KARAR NO: 2026/1476
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/06/2022
NUMARASI: 2020/287 Esas - 2022/481 Karar
DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/07/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün temlik alan davacı ...A.Ş vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı kredi borçlusu/ lehtarı ... A.Ş, arasında genel kredi sözleşmesi yapıldığı, işbu sözleşme uyarınca davalıya spot ve rotatif kredi kullandırıldığı, bu sözleşmeye atfen verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, genel kredi sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden .... Noterliğinin 26.09.2018 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği, kat ihtarıyla verilen süre içinde borcun ödenmemesinin akabinde .... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiği, davalının takibe ve tüm fer'ilerine itirazları üzerine takibin durduğu, davalı tarafından 26.09.2018 tarihinde 60.000,00 TL, 29.09.2018 tarihinde 530,81 TL ve 12.10.2018 tarihinde 50.000,00 TL ödeme yapıldığı, bakiyenin böylece 591.235,48 TL'ye düştüğü, müvekkili bankanın GKS 'nin 6.1 m. uyarınca ticari defter ve kayıtlarının delil teşkil ettiği, GKS'nin 2.7 m. İle TCMB bildirilen en yüksek faizin %50 fazlası mertebesinde temerrüt faizi belirlendiği belirtilerek, itirazın 1.325.411,10 TL alacak üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/851E. sayılı dosyası ile konkordato başvurusu yaptığını, mahkeme tarafından verilen tensip ara kararı ile 25/09/2018 günü İİK m. 287 uyarınca üç ay süreli geçici mühlet talebinin kabul edildiğini, davacının işbu mühlet kararını etkisiz bırakmak amacıyla vadesi gelmediği halde kötüniyetli olarak hesap kat ihtarnamesi gönderdiğini, müvekkili davalı aleyhine davacı/alacaklı tarafından başlatılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek müvekkili aleyhine açılan haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, müvekkil aleyhine başlatılan haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere davacı taraf aleyhine haksız takip tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... Somut olayda da taraflarca temerrüt faiz oranı açıkça kararlaştırılmadığı gibi, davacı banka tarafından TCMB'ye bildirilen azami akdi faiz oranının müşterilere uygulandığı da ispat olunamamıştır. Bu nedenle davacı bankanın takip talebinde her bir kredi kalemi yönünden hangi oranda temerrüt faizi talep edebileceği, yukarıda belirtilen esaslara göre tespit edilmek durumundadır.
Bankaca dava dışı kredi lehdarına dört ayrı rotatif kredi için yıllık %38,00 oranında akdi faiz uygulanmıştır.
Buna göre davacı banka, sözleşmenin 2.7.1 maddesi uyarınca bu akdi faiz oranına %50 ilave ile bulunan temerrüt faiz oranını talep edebilecektir. Yapılan hesaplama ile yıllık temerrüt faiz oranının yıllık %57,00 olduğu tespit ve mahkememizce kabul edilmiştir.
Davacı banka takip talebinde taksitli ticari krediler için yıllık % 90,00 oranında temerrüt faizi talep etmiştir. Bu oran yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde sözleşmeye uygun olmayıp bankaca talep edilebilecek temerrüt faiz oranı yukarıda tespit edildiği gibidir. Birkişi tarafından da bu oran esas alınarak hesaplama yapılmıştır.
Yukarıdaki tüm saptamalar karşısında ve alınan bilirkişi raporuna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 568.848,96-TL asıl alacak, 450.339,00-TL işlemiş temerrüt faizi, 22.517,00-TL BSMV olmak üzere toplam 1.041.704,96-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına %57,00 oranında temerrüt faizi işletilmesi gerektiği nazara alınarak, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davacı alacağı likit nitelikte olup davalı itirazında haksız bulunduğundan, İİK'nun 67/2 fıkrası uyarınca davalının hüküm altına alınan tutarın takdiren %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulması gerekmiştir. Davacının takipte kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı temlik alan davacı ...A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Temlik alan davacı ...A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; temlik eden ...A.Ş. ile kredili müşterisi davalı ... A.Ş. arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi gereğince ...A.Ş. tarafından davalı ... A.Ş.' ye krediler kullandırıldığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen borç ödenmediğinden davalı hakkında, icra takibi başlatıldığını, imzalanan kredi sözleşmesinin 2.7.1. maddesinde müsterinin fiili ödemeyi gerçeklestirdigi güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür krediler ve hesaplar için bankanın TCMB'ye bildirdiği kısa, orta ve uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanın % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, asıl alacağın karara dayanak bilirkişi raporunda hatalı olarak belirlendiğini, bu hususta rapora itiraz edildiğini, ancak yerel mahkeme tarafından gerekli araştırma yapılmadan karar vermeye elverişli bilirkişi raporu olmaksızın hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı alacağı temlik alan davacı ...A.Ş vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, hükmedilen miktarın ve faiz oranlarının hatalı olup olmadığı noktalarındadır.
Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyası ile "genel kredi sözleşmesi, ihtarname " borcun sebebi gösterilerek 577,641,85 TL asıl alacak, 712.161,19 TL işlemiş faiz ve 35.908,06 TL BSMV olmak üzere toplam 1.325.411,10 TL alacağın tahsili istemiyle 24/02/2020 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine duran takibe devam edilmesi için eldeki itirazın iptaline ilişkin davanın açıldığı görülmektedir.
Dosyaya kazandırılan 16/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı banka ile davalı arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan kredilerin öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalı hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, takip tarihi itibariyle hesaplanan banka alacağının mahkeme ara kararı uyarınca terditli hesaplandığı, buna göre; emsal HGK içtihatlarına göre belirlenen % 57 temerrüt faiz oranına göre davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalıdan, asıl alacak 568.848,96-TL asıl alacak, 450.339,00-TL işlenmiş faiz, 22.517,00-TL BSMV olmak üzere toplam 1.041.704,96-TL alacaklı olduğu; davacının talep ettiği % 90 temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplama yapılması halinde ise; 575.857,96-TL asıl alacak, 712.161,19-TL işlenmiş faiz, 35.991,00-TL BSMV olmak üzere toplam 1.331.607,96-TL alacaklı kabul edilebileceği sonuç ve kanaati" bildirilmiş mahkemece de bankaca fiilen uygulanan faiz esas alınarak temerrüt faizini belirleyen görüş doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Genel kredi sözleşmesinin 2.7.1. Temerrüt faizi maddesinde, müşteri temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür Türk Lirası krediler ive hesaplar için bankanın TC Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler" düzenlemesi bulunmaktadır.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Davacı Banka tarafından ticari kredilere uygulanacak faiz oranının %60 olarak Merkez Bankasına bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki ticari nitelikteki genel kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin ne şekilde hesap edileceği açıkça gösterilmiştir. Temerrüt faizi yönünden davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı üzerinden değil, dava konusu krediler için bankanın temerrüt tarihindeki emsal kredilerde fiilen uygulanan en yüksek faiz oranına %50 ilave edildikten sonra taraflar arasındaki sözleşmede uygulanması gereken temerrüt faizi oranı saptanarak buna göre temerrüt faizi uygulanması gerekir.(Yargıtay 11. HD'nin 16.03.2021 tarihli 2020/5441-2021/2467 E.-K. Sayılı kararı, Yargıtay 19.HD'nin 30/10/2017 tarihli ve 2016/13171-2017/7393 E.-K. sayılı ve 11/06/2012 tarihli ve 2012/2383-2012/9839 E.-K. sayılı kararları)
Davacı taraf, emsal kredilere fiilen uyguladığı faiz oranına ilişkin herhangi bir belge sunmamıştır. Bu haliyle, davacı bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz oranının, emsal kredilere fiilen uyguladığı en yüksek faiz olduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda, davacının T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği faiz oranı esas alınarak temerrüt faizinin tespiti mümkün değildir.
Bu halde, temerrüt faizinin tespitinde davacı bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirdiği kredi faizi oranı yerine dava konusu genel kredi sözleşmesindeki (fiili) akdi faiz oranının esas alınarak belirlenmesinde ve hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik yoktur.
Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 21.09.2004 tarih 2004/488 - 8998 Esas ve Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kredinin kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenip, bu miktara kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faizin gider vergisi hesaplanıp, kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bu alacağa takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gider vergisi işletilerek takip tarihindeki toplam alacak miktarının bulunduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi ek raporunun mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından Alacağı temlik alan davacı ...A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Alacağı temlik alan davacı ...A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alacağı temlik alan davacı ...A.Ş tarafından istinaf aşamasında yatırılmayan 732,00 TL istinaf karar harcı ile 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Alacağı temlik alan davacı ...A.Ş tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 14/07/2026