İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/394 E. 2026/672 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/394
- Karar No
- 2026/672
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/394 KARAR NO : 2026/672
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 11/05/2026 KARAR TARİHİ : 13/08/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Konkordato talep eden davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, ... ŞİRKETİnin kuruluş tarihinin ... olduğunu, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin ... tarih ve ... yevmiye numarası ile ... nolu sayfalarda tescilli şirketin 13.05.2013 tarihinde ünvan değişikliği ile ... ŞİRKETİ ünvanını aldığını, mevcut hali ile ticari hayatına devam ettiğini, şirketlerinin 2010 tarihinde kurulduğunu, et toptan ve perakende ticareti faaliyetini sürdürdüğünü, işletmelerin veya bireylerin mali güçlüklerle karşı karşıya kaldıklarında borçlarını yapılandırmak ve iflası önlemek amacıyla başvurdukları bir yasal süreç olduğunu, Konkordato hükümlerinden yararlanmak isteyen ... ŞİRKETİ için 2004 Sayılı İcra ve İflas Yasası 285. madde ve devamı gereği 286. Madde çerçevesinde vade talebini içerir konkordato ön projesinin hazırlandığını, konkordato sürecinin ilk olarak firma için çok önemli bir stratejik karar olduğunu ve bunun firmanın sürdürülebilirliği üzerindeki çarpıcı etkisinin bir kez daha vurguladıktan sonra, bu temelde sürecin en belirgin katkısının şirketten alacakları olan alacaklılar odağında gerçekleşeceği düşünüldüğünü,.., LTD. ŞTİ ve .... ŞTİ firmalarıyla bağımlılık ilişkisi olduğunu,...ŞİRKETİnin ortaklık ve iş ilişkisi içerisinde bulunduğu adı geçen firmaların tedarikçisi ve grubu niteliğinde bir firma olduğunu, şirketinin içinde bulunduğu finansal krizin sebeplerinin ekonomik durgunluk, döviz kurlarındaki yükselişler nedeniyle maliyetlerde ortaya çıkan artışlar, finansman gelirlerindeki artışlar olduğunu, alacaklılara alacaklarının tamamının belli bir dönem içerisinde ödenmesi için yaşanmakta olan nakit sıkıntısını çözmek ve yeni kaynakları firmaya aktarmak amacıyla bir stratejik yol olarak konkordato sürecine ihtiyaç duyulduğunu, ... ile...'ın bahsi geçen 3 firmanın ortağı olduğunu, bu ortaklık yapısında ortaklar ve borçlu şirketler lehine kefalet veren konumunda olduklarını, bu sebeple yetkilileri oldukları şirket ile birlikte konkordato talep etmek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirket ile gerçek kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olduğunu, işbu dava birlikte açıldığını, müvekkil-davacı hizmet verdiği sektörde yüksek teknoloji ve yüksek kalite standatlarına uygun faaliyet gösterdiğini, çalışmalarının maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiğini ve işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, işletme sermayesi ihtiyacının çözülmesi halinde yüksek teknoloji ve yüksek kaliteye sahip satış faaliyetlerini devam ettirecek ve daha karlı duruma geleceğini ancak hali hazırda İİK. 285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunma” durumunu gerçekleştiğini, Kanun metnindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketlerin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesi konkordato taleplerinin kabulüne bağlı olduğunu, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu,, müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi İçin İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK..'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç,ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkil aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkiline ödenmesine, İİK'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 206'dan kaynaklı alacaklar sebebiyle yapılacak satış ve muhafaza işlemlerinin önlenmesine, davacı müvekkillerin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki Makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillere iadesine, Davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacıya ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacının bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veyatakas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, Davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE, davacı müvekkillerin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillere ait çeklerin ibraz anında arkalarının yazılmayarak, arkasına konkordato şerhinin işlenmesine, Müvekkil şirketler ve şahıslar tarafından bankalara verilen çeklerin, çek bedellerinin bankalar tarafından davacıların konkordato mühleti içersinde olmasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde banka alacağına mahsup edilmenin önlenmesine, tahsil edilen çek bedellerinin komiser denetiminde şirket hesaplarına aktarılmasına, Henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesi, hapis hakkına konu edilmemesine, ( Ek- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı ilamı) Davacı müvekkillerin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar tedbir kararı verilmesine, komiser heyeti tayinine, İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet, devamında geçici mühletin uzatılması kararı verilmesine, İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine karar verilmesi talep edilmiştir. Talep, borçlular tarafından ikame edilen adi konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Konkordato, borçlarını vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen ya da herhangi bir borçlunun, borcun belirli koşullarda ödenmesi için alacaklılarıyla anlaştığı ve yetkili ticaret mahkemesinin onayı ile geçerlilik kazanan hukukî çözüm işlemidir (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 709). Konkordato 2004 sayılı Kanun'da tanımlanmamış ise de; öğretide konkordato, dürüst bir borçlunun belli bir zaman kesiti içerisindeki bütün adi borçlarının alacaklılar tarafından kanunda gösterilen nitelikli çoğunlukla kabul edilmesi ve yetkili makamın (mahkemenin) onayı ile gerçekleşen ve borçlunun borcun bir kesiminden kurtulmasını ve/veya ödeme şeklinin borçlu yararına değişmesini sağlayan, haciz ve iflâs gibi klasik ve borçlu bakımından sert cebri icra yöntemlerinin yerine ikame edilmiş bir kolektif icra biçimidir (Baki Kuru, İcra İflas Hukuku, C. IV, İstanbul 1997, s. 3585; Süha Tanrıver, Adnan Deynekli, Konkordatonun Tasdiki, Ankara 1996, s. 29; Serdar Kale, Sorularla Konkordato (İflas Dışı ve İflas İçi Adi Konkordato), İstanbul 2017, s. 2; Hakan Pekcanıtez, Güray Erdönmez, 7101 Sayılı Kanun Çerçevesinde Konkortado, İstanbul 2018, s. 4; Sümer Altay, Ali Eskiocak, Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, İstanbul 2019, s. 10, 15). Konkordato kurumu ile ilgili farklı ayrımlar yapılmaktadır. Bunlardan ilki, mahkeme dışı ve mahkeme içi konkordato ayrımıdır. Mahkeme içi konkordato içeriğine göre vade, tenzilat ve karma konkordato olarak ayrılmaktadır. Sözü geçen sınıflandırmaya göre, borçlunun borcunu tam olarak ödemeyi vaat etmesi ve bunun için alacaklıların borçluya ödeme süresi tanımaları veya borcun itfasını takside bağlamaları hâlinde vade konkordatosu; borçlunun borçlarının belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu; tenzilat ve vade konkordatosunun bir araya getirilmesiyle teşekkül eden konkordatoya ise karma (bileşik) konkordato denilmektedir. Yapıldığı zamana göre ise; iflâsa tâbi olmayan borçlular ile iflâsa tâbi borçlulardan henüz iflâsına karar verilmeyenlerle yapılan konkordatoya iflâs dışı konkordato; müflisin teklif ettiği konkordatoya ise iflâs içi konkordato denilmektedir. Mahkeme içi adi konkordato 2004 sayılı Kanun'un 285 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş ve konkordatoya başvurabilecek kişiler 2004 sayılı Kanun'un 285 inci maddesinde “herhangi bir borçlu” denilerek açıklanmıştır. Kanunun bu ifadesi karşısında tüzel kişiler ile tacir olup olmadığına bakılmaksızın bütün gerçek kişilerin konkordatoya başvurabileceği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un 285/2 inci maddesindeki düzenleme uyarınca konkordatoya başvuru imkânı sadece borçluya tanınmamıştır. İflâs talebinde bulunabilecek her alacaklı da gerekçeli bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. Borçlu, konkordato mühletinin kapsadığı ve mühlet hükümlerinin devam ettiği dönem içerisinde komiserin denetimi altında 7101 sayılı Kanun ile değişik 2004 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin öngördüğü sınırlamalar içerisinde mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunmak imkânını kural olarak muhafaza eder. Asliye ticaret mahkemesi komiserin veya borçlunun makul sebeplere dayalı talebi üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatarak, geçici mühlet süresini beş aya yükseltebilir. Geçici mühletin ilânı ve ilgili kurumlara bildirilmesinden itibaren, alacaklılar ilândan başlayarak yedi gün içerisinde borçluya kesin mühlet verilmesini gerektiren durum bulunmadığını delilleri ile birlikte ileri sürerek konkordato talebinin reddini isteyebilirler (2004 sayılı Kanun md. 288). Geçici mühlet içinde mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Bu süreçte geçici komiser duruşmadan önce raporunu mahkemeye ibraz eder. Mahkeme yapacağı değerlendirmede itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır (2004 sayılı Kanun md. 289/2). Konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün görülmesi hâlinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir (2004 sayılı Kanun md. 289/3). Gerekiyorsa geçici komiser veya komiserler değiştirilerek yeni bir görevlendirme yapılabilir veya geçici komiserlerin görevine devam etmesine karar verilerek dosya komisere teslim edilir. Konkordato talebi, sadece zaman kazanmaya yönelik bir talep olmayıp, sürekli ve kalıcı bir iyileşme olasılığını konkordato projesi yardımıyla inanılır kılmalıdır. Bu sebeple ön proje sadece dilek ve temenniler içeren soyut bir belge olarak anlaşılmamalı, mahkeme tarafından kesin mühlet verilebilmesi için ön projenin nasıl başarılı olacağı açıklanmalıdır. Geçici mühlet aşamasında; geçici mühlet kararı verilebilmesi için davacının İİK. m. 286 gereği, dava dilekçesi ekinde, konkordato ön projesini, borçlunun malvarlığının durumunu gösteren belgeleri, alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren listeyi, konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tabloyu, konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporunu mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Mahkemece, bizzat veya bilirkişi marifetiyle yapacağı inceleme neticesinde bu belgelerin tam olduğunun tespit edilmesi halinde İİK. m. 287/1 gereği borçluya derhal üç ay geçici mühlet verilmesi gerekir. Şartları mevcut olduğunda İİK. m. 287/4 gereği 3 aylık geçici sürenin 2 ay uzatılmasına karar verebilir. Mahkememizin 12/05/2026 tarihli ara kararı ile davacılardan... Şirketi'nin ... 37. Noterliği'nin... tarih ... sayı ile tasdikli... tarihli ... sayılı Genel Kurul Kararı ile "..." olan şirket merkezinin "..." adresine taşınmış olduğu, yine davacılardan ...Şirketi'nin .... 37. Noterliği'nin... tarih ... sayı ile tasdikli ... tarihli ... sayılı Genel Kurul Kararı ile "..." olan şirket merkezinin "..." adresine taşınmış olduğu anlaşılmakla her iki şirketin fiili muamele merkezinin ... adresleri olup olmadığı, her iki şirketin fiili muamele merkezinin neresi olduğu konusunda anılan adreslerde yerinde inceleme yaparak rapor düzenlenmesi için dosyanın yeminli mali müşavir ...'e tevdi edildiği, mali müşavir... tarafından dosyaya sunulan 13/05/2026 tarihli raporu ile, ... Şirketi'nin ve ... Limited Şirketi'nin eski merkez olarak belirtilen adreste herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, her iki davacı şirketin yeni merkezi olarak belirtilen "..." adresinde işbu davacılardan ... Şti.'nin de faaliyet gösterdiği, bu kapsamda konkordato talebinde bulunan 3 şirketin de merkez adreslerinin aynı olduğu, her iki şirketin fiili muamele merkezlerinin ... adresleri olmadığı, konkordato talep eden diğer şirketle birlikte her iki şirketin fiili muamele merkezinin yeni merkez adresi olarak belirtilen "..." olduğunun anlaşıldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İİK 286.maddede belirtilen belgelerin şeklen sunulduğunun tespiti üzerine mahkememizce borçlu hakkında 12/05/2026 tarihi saat 16:30'dan itibaren üç ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş ve konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının incelenmesi başka bir deyişle davacının mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelemeyeceğinin tespiti amacıyla alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak 30.01.2019 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan konkordato komiserliği ve alacaklılar kurulana dair yönetmeliğin 4.ve devamı maddeleri kapsamında konkordato komiser heyeti görevlendirilmiş, komiser heyeti 12/05/2026 tarihi itibarıyla davacının faaliyetlerini nezaret etmek suretiyle görevine başlamış geçici mühletin sona ereceği tarih dikkate alınarak duruşma gün ve saati belirlenerek geçici mühlet kararı ilan edilmiş ve İİK 288. maddesi uyarınca ilgili yerlere bildirilmiştir. Konkordato gider avansının depo edildiği anlaşılmıştır. Konkordato geçici komiser heyetinin 20/05/2026 tarihli ön raporu ile; İİK m.286 ve Konkordato Talebine Eklenecek Belgeler Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince, dosyaya sunulan belgelerde eksiklik ve bu belgeler arasında uyumsuzluk bulunup bulunmadığı yönünde yapılan incelemeler neticesinde, a-Borçlu şirketler .... Şirketi, ... Şirketi ve ... Şirketi ile ilgili olarak iş bu raporun (her bir şirket için) “1.c.” nolu “Borçlunun Faaliyetine Devam Edebilmesi ve Alacaklılara Ödemelerini Yapabilmesi İçin Gerekli Malt Kaynağı Hangi Yöntemle Sağlayacağı; Bu Kapsamda Sermaye Artırımı veya Kredi Temini Yoluna Gidip Gitmeyeceği Yahut Başka Bir Yöntem Kullanıp Kullanmayacağı” bölümünde yer alan hata ve eksiklikler bulunduğu, bu haliyle ön projenin eksik olduğu, b- ...'ın projesinde, ...'ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, c- ...'ın projesinde, ...'ten elde edilecek olan huzur hakkı dışında başkaca bir konkordato kaynağı sunulmadığı, ancak kaynaklar tablosunda bir taşıttan bahsedildiği" yönünden görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Konkordato geçici komiser heyetinin 04/08/2024 havale tarihli sunduğu nihai raporunda; konkordato talep eden şirkete ait 30.06.2026 mali tablolarının heyetlerince incelenmesi neticesinde takdiri Mahkemeye ait olmak üzere ... Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde çalışma kabiliyetini kaybetmediği 17 çalışanıyla ticari faaliyetine devam ettiği, personel, demirbaş ve mevcut çalışma düzenini koruduğu, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 137.719.347 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, şirketin 30.06.2026 tarihli gelir tablosunda 227.996.165 TL net satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, faaliyet giderleri ve finansman giderleri ve diğer gelir ve giderler sonrasında, dönem ticari zararının (-) 4.274.936 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 225.136.067 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı /fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu, ... Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde gayri faal durumda olduğu, Haziran 2026 döneminde personeli bulunmamakla birlikte Temmuz 2026 döneminde 2 personel istihdam ettiği, heyetlerince yapmış olduğu beyanda Temmuz 2026 dönemi sonrası faaliyete geçeceğini beyan ettiği, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (-) 6.322.609 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık olduğu, şirketin 30.06.2026 tarihli Gelir Tablosunda 8.146.585 TL Net Satış Hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti ve olağandışı gideler ve zararlar sonrasında, Dönem Ticari Zararının (-) 116.048 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 24.037.701 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı / fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu, ...Yönünden: konkordato talep eden şirketin konkordato geçici müddet süresi içerisinde gayri faal durumda olduğu, Haziran 2026 döneminde personeli bulunmamakla birlikte Temmuz 2026 döneminde 2 personel istihdam ettiği, heyetlerince yapmış olduğu beyanda Temmuz 2026 dönemi sonrası faaliyete geçeceğini beyan ettiği, şirketin 30.06.2026 tarihi itibariyle rayiç değer bilançosunda (+) 1.038.851 TL tutarında öz kaynağa sahip olduğu ve rayiç değer bilançosunda borca batık durumda olmadığı, şirketin 30.06.2026 tarihli Gelir Tablosunda 30.462.615 TL net satış hasılatı gerçekleştirdiği, satılan malın maliyeti, finansman gideri ve olağandışı gideler ve zararlar sonrasında, Dönem Ticari Karının 29.126 TL olduğu, borçlunun konkordatoya tabi adi borçlarının toplamının 37.005.619 TL olduğu, borçlunun revize projesinde hatalı / fili duruma uygun olmayan değerlendirmeler yapıldığı ve bu haliyle revize projenin gerçekleşebilir olmadığı, yukarıdaki hususlar bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili görüşlerinin olumsuz olduğu, konkordato talebinin İİK'nun kesin mühlete ait olup aynı kanunun 288. maddesi gereğince geçici mühlete de uygulanan 292. maddesine göre, konkordato borçlusunun ve gerek görülürse diğer alacaklıların duruşmada dinlenmesinden sonra, reddi ile konkordatonun konkordato borçlularının tümü yönünden kaldırması hakkında takdir yetkisinin Mahkemeye ait olduğu, Gerçek Kişi ...Yönünden: borçlunun tacir olmadığı, gerçek kişinin konkordato projesinin ortağı olduğu şirketlerin sundukları ön projeleri ile sıkı ilişkide bulunduğu, gerçek kişinin konkordato talep eden ...'in %50 oranında hissedarı olduğu ve bu şirketten elde ettiği huzur hakkı hariç başkaca bir kaynağa sahip olmadığı, ...'in borçlarından sorumlu olduğu gibi... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmı için müteselsil sorumlu olarak ilgili kredi sözleşme ve diğer belgeleri imzaladığı, ... 1.171.069,66 TL banka borcunun müteselsil kefili olduğu, ayrıca 1.860.000,00 TL şahsi borcu olduğu, her ne kadar ön projesinde belirtilmese de borçlunun konkordato kapsamındaki ...'e borcunun bulunduğu, ayrıca düzenlemiş olduğu çekler kapsamında da borcu bulunduğu, toplam borç tutarı ve borçlunun konkordato kapsamında şirketten elde ettiği huzur hakkı dışında başkaca kaynağa sahip olmaması bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili hususundaki görüşlerinin olumsuz olduğu, Gerçek Kişi ... Yönünden: borçlunun tacir olmadığı, gerçek kişinin konkordato projesinin ortağı olduğu şirketlerin sundukları ön projeleri ile sıkı ilişkide bulunduğu, gerçek kişinin konkordato talep eden...'in %50, diğer iki şirketin ise %100 oranında hissedarı olduğu ve bu şirketten elde ettiği huzur hakkı hariç başkaca bir kaynağa sahip olmadığı, ...'in borçlarından sorumlu olduğu gibi ... tarafından kullanılan kredilerin bir kısmı için müteselsil sorumlu olarak ilgili kredi sözleşme ve diğer belgeleri imzaladığı, ...'in 1.171.069,66 TL banka borcunun müteselsil kefili olduğu, ayrıca 2.900.000 TL şahsi borcu olduğu, her ne kadar ön projesinde belirtilmese de borçlunun konkordato kapsamında her üç şirkete de borcunun bulunduğu, ayrıca düzenlemiş olduğu çekler kapsamında da borcu bulunduğu, toplam borç tutarı ve borçlunun konkordato kapsamında şirketten elde ettiği huzur hakkı dışında başkaca kaynağa sahip olmaması bir arada değerlendirildiğinde kesin mühlete geçiş ile ilgili hususundaki görüşlerinin olumsuz olduğu," yönünde görüş ve kanaat belirtmişlerdir. Mahkemenin kesin mühlet kararını verebilmesi için konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olması gerekmektedir. İİK'nun 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" olarak nitelendirilmiştir. İİK'nun 289/1 maddesinde mahkemenin kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği düzenlenmiştir. İİK'nun 288/1 ve 287/5 maddeleri yollaması ile geçici mühlet içinde uygulanacak İİK'nun 292.maddesinde ise iflasa tabi borçlu bakımından kesin mühletin verilmesinden sonra anılan maddede sayılan hususların gerçekleşmesi halinde, mahkemenin kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflasına resen karar vereceği düzenlenmiştir. Konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması hali aynı maddenin b bendinde hüküm altına alınmıştır. Yani, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması, kesin mühletin kaldırılmasını gerektiren hallerdendir. Mühlet içinde, iyileşmenin ya da alacaklıların konkordatoyu kabulünün mümkün olmayacağının anlaşılması ya da konkordatoyu tasdik etmeyeceğinin açık olması, tasdik şartlarının mevcut olmadığının önceden anlaşılması halinde de konkordato mühleti kaldırılarak talep reddedilecek ve şartlar yerine gelmişse borçlunun iflasına karar verilebilecektir. Somut olayda, yukarıda belirtilen raporlar ve şirketin mali verileri nazara alındığında, konkordato talep edenlerin sundukları projenin başarı şansının olmadığı, mevcut gelir ve borç projeksiyonunun gerçekçi olmadığı, konkordato kaynak vaatlerinin somutlaştırılmadığı anlaşıldığından kesin mühlet talebinin ve davanın reddine karar verilmiştir. Bununla birlikte, davacı şirketlerden ikisi yönünden komiser heyeti tarafından borca batık oldukları yönünde görüş bildirilmiş olmakla birlikte, dosyaya rapor sunulduktan sonra ve duruşmadan önce bir kısım alacaklıların alacağından feragat ettiğine dair beyan sunmuş olması dikkate alınarak borca batıklık incelemesinin tekrar yapılması gerektiği kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 13/08/2026 tarihli duruşma ile ... Şirketi ve ... Şirketi yönünden iflas koşullarının araştırılması için dosyanın tefrikine karar verilerek Mahkememizin 2026/1376 Esasına kaydı yapılmıştır. Sonuç olarak, borçlunun durumunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Konkordato komiser heyetinin görevine son verilmesine, komiser heyetine görev süresiyle orantılı olarak aylık ücretinin ödenmesine, komiser heyetinin görevine son verildiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığına bildirilmesine, dosyadaki tüm tedbirlerin kaldırılmasına, ilgili kurumlara bildirilmesine ve ilanına, 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-İİK 164/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine, 7-... Şirketi ve ... Şirketi yönünden iflas koşullarının araştırılması için dosyanın tefrikine, Mahkememizin en son Esasına kaydının yapılmasına, Dair, borçlular vekili ve duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekillerinin yüzlerine karşı, İİK 293/3 maddesi atfı ile İİK 164.maddesi uyarınca borçlu yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, alacaklılar yönünden kararın ilan tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13/08/2026
BAŞKAN ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır ÜYE ¸e-imzalıdır KATİP ¸e-imzalıdır