Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/370 E. 2026/1181 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/370
Karar No
2026/1181
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

16. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

DOSYA NO:2025/370 Esas

KARAR NO:2026/1181

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ:12/11/2024

NUMARASI:2023/150 ESAS 2024/184 KARAR

DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:09/07/2026

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... esas unsurlu seri markalarının sahibi olduğunu, davacının markalarını tescil ettirmekte ve ciddi anlamda kullanmakta olduğunu, nizasız ve fasılasız surete kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını ve iyi bilinen tanınmış bir marka haline getirdiğini, ancak davalı yanın davacının markalarının aynısı/ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... no ile hukuka aykırı surette tescil edilen “... ...” ibareli markasını kötüniyetli olarak davacının markası ile aynı ve türdeş hizmetlerde marka başvurusunda bulunarak tescil ettirdiğini, davacıya ait ... esas unsurlu markaların sektöründe oldukça tanınmış markalar olduğunu, davalı yanın ... ibaresinin bir ... resmi ile birlikte kullanmasının ... ibaresinin markada, markasal bir amaçtan ziyade bir yan unsur olarak, ... ibaresinin gerçek karşılığı anlamında kullanıldığını gösterdiğini, dolayısıyla davalı markasının esaslı unsurunun "..." ibaresi olduğunun açık olduğu davacının markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, karşı taraf markası incelendiğinde de markanın aynı şekilde oluşturulduğunun görüleceğini, davacının börek fırın sektöründe faaliyet gösteren restaurant zinciri olduğunu, Türkiye genelinde birçok şubesi bulunduğunu, dolayısıyla davalı yan adına yapılan marka müracaatının tescil edilmesi halinde tüketiciler nezdinde her iki markanın aynı firmaya ait olduğu, markaların birbirinin devamı olduğu, firmalar arasında ekonomik ve fiili bir bağ olduğu algısını yaratmasının olağan olduğunu, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 12.08.2021 tarih ve ... no ile hukuka aykırı surette tescil edilen “... ...” ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve beyan ettiği anlaşıldı.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının faaliyetlerinin başından beri ... unsurunu ön plana çıkartacak şekilde faaliyette bulunmuş, markasını bu çerçevede kurgulamış olduğunu, davalının ... unsurunu esaslı unsur olarak kullanmamış olması sebebiyle davacı vekili tarafından sunulan Yargıtay kararlarının huzurdaki davada emsal teşkil etmediğini, ... ibaresi birebir alınsa dahi bu ibarenin maruf yer adı olması ve ayırt edici niteliğe haiz ... logosu ve kelimesi ile birlikte kurgulanması sebebiyle iltibas tehlikesi olmadığını, müvekkilinin markası ... kelimesi çerçevesinde şekillenmediğinden örnek gösterilen red kararları huzurdaki davaya emsal teşkil etmediğini, davalının ... ... ve ... ... markaları çerçevesinde faaliyete başlamasının ardından davalının markasının ... ... isimli marka tarafından taklit edilmeye başlandığını, bu sebeple marka hakkına tecavüzün meni davası açıldığını, ilgili davanın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 2022/183 Esasında görülmekte olduğunu, bu davada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin markasının esaslı unsurunun “...” ibaresi olduğu, bunun yanına eklenebilecek çikolata, ...,... vb. Kelimelerin sadece yardımcı unsurlar olduğu, bu sebeple “...” ibareli diğer markanın davalının markası ile iltibas yaratmaya müsait olduğunun değerlendirildiğini, davalının marka logosu, tabelaları ve ürünleri üzerindeki görseller incelendiğinde, davalının ... simgesini ön plana çıkarttığı, müşterinin hafızasına ... kelimesini değil ... kelimesini ve logosunu kazımaya çalıştığının görülmekte olduğunu, davanın reddini talep ve beyan ettiği anlaşıldı.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2023/150 Esas 2024/184 Karar 12.11.2024 Tarih; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ... numaralı ... ... ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce aldırılan 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda sonuç itibariyle markalar arasında iltibas tehlikesinin olmadığı, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davalının davaya konu ... numaralı ... ... + ŞEKİL ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, davacının ise ... numaralı, ... numaralı ... ... numaralı ... ... ibareli markaların 30 ve 43. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, taraf markalarının benzer olarak 30 ve 43. Sınıflarda kullanıldığı, markalar kelime olarak incelendiğinde ... ibaresinin aynı olduğu tespit edilmiş ise de ... ibaresinin semt ismi olması davacı tescilli markalarının tek başına ... ibaresini barındırmayıp yanına tarihi, ...+ şekil ibareli ile birlikte tescilinin sağlandığı, davalının markasının ise ... ...+ şekil şeklinde olup davacı markasının hem semt ismini belirtmesi hemde başına eklediği tarihi ibaresinin zayıf ibare olması nedeniyle zayıf markalar yönünden yapılan küçük değişiklikler ile marka tescilinin sağlanabileceği zira zayıf markaların ayırt ediciliği yüksek markalara göre korumasının daha az olacağı bu yönüyle bakıldığında davalı tarafından ... ibaresinin başına ... eklenmesi ayrıca şekil ibaresi ile birlikte tescil edildiği düşünüldüğünde ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, tanınmışlık yönünden de davacı markasının tanınmış olduğunu iddia etmiş ise de bilirkişi raporunda bu yönde bir tespit yapılamadığı gibi bir an için fırın sektörü bakımından sektörel olarak tanınmış olsa dahi karıştırılma ihtimali olmadığından hükümsüzlük talep edilemeyeceği kötüniyetli tescil bakımından ise aslolan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup davalı tarafından davacı markasından faydalanmaya yönelik marka tescili sağlandığına dair soyut iddia dışında herhangi bir delil mevcut olmadığından davacının ... ibaresi üzerinde tescilli olan 30 ve 43. Sınıflar bakımından tekel hakkı doğuracak şekilde hükümsüzlük talebinin mahkememizce koşulları oluşmadığından SMK 6/1, 6/5 ve 6/9. Maddeleri uyarınca talep edilen hükümsüzlük taleplerinin tümden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: HÜKÜM:Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Karar gerekçesinin yeterli olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik ve hatalı olduğunu, taraf markaları iltibasa neden olabilecek ölçüde benzediklerini, bir ibarenin içerisinde görece ayırt ediciliği düşük bir unsurun yer almasının, o ibarenin tescilli bir marka olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, nitekim müvekkili markasında ... ibaresinin yer alması da markanın esasında “..." /”..." şeklinde, farklı bir anlam, konsept ve görsel /işitsel fark içeren ve en önemlisi de tescilli olarak korunan bir marka olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, “...” ibareli seri markalar müvekkilinin uzun yıllardır sarf ettiği emek ile ayırt edicilik kazandığını, tüketici nezdinde tanındığını, somut olay kapsamında bilirkişi heyetinin tanınmışlığa ilişkin bir değerlendirme yapmamış olmasının müvekkili markalarının tanınmış olmadığını göstermediği gibi alınan bilirkişi raporunun eksik olduğunu ortaya koyduğunu, Müvekkili şirket tarafından, “...” ibareli ve esas unsurlu markalar uzun yıllardan beri tüketiciler nezdinde bilinirliği sağlanarak kullanıldığını, mezkur marka tescilinin açıkça kötüniyetli olduğunu beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, Marka hükümsüzlük istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının ..., ... ve ... sayılı 30. Ve 43. Sınıf emtia/hizmetlerde tescilli "..." ibareli tescilli markaları bulunduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile her ne kadar taraf markalarının benzer olarak 30 ve 43. Sınıflarda kullanıldığı tespit edilmiş ise de, İstanbul İli'nde bir semt ismi olan "..." ibaresinin zayıf bir ibare olduğu, zayıf ibarelerin küçük değişiklikler ile marka olarak tescilinin mümkün olduğu, davalı markasına eklenen "..." ibaresinin markaya yeterli ayırtedicilik kazandırdığı, ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin mevcut olmadığı, davacı markalarının tanınmış marka olduğuna ilişkin ileri sürülen iddia ispat edilemediği gibi davaya konu markanın kötü niyetle tescil edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil de bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5- Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince ilgili tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/370, K. 2026/1181, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-370-e-2026-1181-k-57a21a94de8e