Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/371 E. 2026/1099 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/371
- Karar No
- 2026/1099
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO:2025/371 Esas
KARAR NO:2026/1099 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ:20/12/2024
NUMARASI:2022/268 E. - 2024/238 K.
DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:02/07/2026
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... ... A.Ş.'nin Türkiye'nin önde gelen ... üreticilerinden biri olduğunu, davacı şirketin gerek ev, gerekse gastronomi kesimine hizmet eden, perakende mağazacılığı alanında kendi işletmesini yaptığı 34 adet konsept mağazası, 41 bayisi, 238 satış noktası (corner) ile Türkiye'nin tamamında yaygın hizmet verdiğini, aynı zamanda www.....com üzerinden online satışlar yaptığını, "... ..." ibaresinin 19.07.2001 tarihinden beri ... sayı ile müvekkili şirket adına tescilli olup, yıllardır kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından tanınmış marka haline getirildiğini, koruma süresinin devam ettiğini, davacı şirkete ait "..." ibareli markaların 07.07.1992 tarihinden beri Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde korunduğunu, davacı şirketçe "..." asli unsuru muhafaza edilerek, eklenen tali unsurlarla birçok yeni marka yaratıldığını, bu anlamda "..." markasının bir çatı markası olduğunu, "..." asli unsuru muhafaza edilerek yaratılan bu markaların, Yargıtay'ın 11. HD. 19.09.2008 tarihli, 2007/7547 E., 2008/10251 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, seri marka olarak kabul edildiğini, davacı şirketin "..." markasının uzun süredir bilinen ve piyasada kullanılan bir marka olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı'nın 04.01.2021 tarih ve...- ... /... sayı numaralı yazısı ile "..." markasının tanınmış marka olarak tespitine karar verildiğini, davacı şirketin "... ..." ve/veya "..." markaları ile iltibas yaratan, davalı ... adına kayıtlı ... sayılı "..." markasının, müvekkili şirketin ana faaliyet konusunu oluşturan 21. ve 35 sınıfta olmak üzere tescil edildiğini, 21 ve 35. sınıfta tescili edilen ... numaralı "..." ibareli markanın esaslı ve ana unsurunun "... ibaresi" olup, "..." ibaresi ... ibaresinin çoğulu olarak, "..." olarak anlaşıldığını, "..." ibaresinin mutfak ve ev eşyaları yapımında çok yaygın olarak kullanılan, bir ana madde türü olup, tüm sektörde kullanılan bir isim olduğunu, tüm sektör tarafından cins isim olarak kullanılan ve eşyaların ana maddesini oluşturan bu ibarenin, bir kimsenin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, başvuru yapılan sınıflardan bir tanesi olan 21. sınıfın kapsamında "Porselenden mamül olarak üretilebilecek olan yemek servis takımları, kap-kacak, saksılar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar...". "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için yemek servis takımları, kap-kacak, saksılar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" gibi mal ve hizmetler yönünden talep edilmekle SMK'nın 5. maddesine aykırılık teşkil ettiğinin görüldüğünü, kurum nezdinde itirazlarının sunulduğunu, marka başvurusunun yapıldığı ilgili sınıf ve sayılan mal ve hizmetler de dikkate alındığında başvurucunun, "..." ibaresinin, esas unsuru itibariyle, başvuru kapsamında yer alan mallar yönünden ayırt edici bir isim olmayıp, sektörde genel olarak kullanılan, cins, vasıf, kalite belirten niteliğe sahip olan "..." ibaresi üzerinde bir tekel kurma çabası içinde olduğunun görüldüğünü, SMK'nın 4. maddesi gereği markanın "..mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanı konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde..." olması gerektiğini, "..." ibaresinin ayırt edici herhangi bir fonksiyonu bulunmadığını, ortalama seviyedeki tüketici tarafından aynı ürün kategorisinde tescilli bulunan "..." markasının müvekkiline ait "...+şekil" markaları ile benzer olduğunu, markaların birbiri ile hiçbir ilişkisi bulunmayan iki farklı şirkete ait markalar olduğunun ortalama tüketici tarafından ayırt edilebilmesinin mümkün olmadığını, SMK'nın 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu belirterek, davalıya ait "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; SMK'nın 5. maddesinin mutlak ret nedenlerinden olduğunu, müvekkilinin markasının tescil başvurusunun kurum tarafından reddedilmesi gerektiğini, ancak markanın TPMK tarafından tescil edildiğini, kaldı ki davacının müvekkilinin tesciline yaptığı itirazın kurum tarafından reddedildiğinin belirtildiğini, davacının tanınmış markasının "..." olduğunu, tanınmış markasında "..." ibaresinin mevcut olmadığını, bu nedenle tanınmış markasına dayanarak hükümsüzlük talep edemeyeceğini, davacının 50'ye yakın tescilli markasında çatı markanın "..." olduğunu, müvekkilinin markasında "..." ibaresi ile benzer bir ibarenin yer almadığını, müvekkilinin markasında ön plana çıkan unsurun "P" harfi olduğunu, müvekkilinin markasının davacının markası ile karıştırılmasına neden olacak hiçbir unsurun bulunmadığını, davacının markasında alenen bir "P" harfinin bulunmadığını, balerin işaretinin yer aldığını, "..." ibaresinin müvekkili ...'in adının ilk üç harfi ile ... kelimesinin son harfinin birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, porselenin tescile konu ürünlerin bir kısmının ham maddesi olduğunu, bu ibareyi içeren pek çok tescilli marka bulunduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/12/2024 tarihli 2022/268E. - 2024/238 K. sayılı kararıyla; "... İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markanın iltibas, tanınmışlık, ayırt ediciliğinin olmaması, sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği dosya kapsamına aldırılan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacı markaları ile davalı markalarının kelime yapısı olarak benzer olmadığı belirtilerek hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı itiraz üzerine aldırılan 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının ... markası tanınmış marka ise de markalar arasında benzerlik olmadığından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının belirtildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketinin ... ... ibareli ... ve ... ibareli ... numaralı tanınmış markanın tescilli sahibi olduğu, davalının ise davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın tescilli sahibi olduğu, markaların benzer olarak 21. Ve 35. Sınıflarda tescil edildiği ve tarafların ticari faaliyetlerinin benzer olarak ... sektörü olduğu, markaların ... sektöründe kullanılması nedeniyle markalar arasında sınıfsal bakımdan benzerlik oluştuğu, fakat iltibas yönünden yaptırılan değerlendirmede davacı tanınmış markanın esas unsurunun ... olduğu, davalı markasının ise ... olduğu, her iki markanın ... sektöründe kullanılması sebebiyle ... ibaresi ile başlamasının normal olduğu fakat markalar bütün olarak karşılaştırıldığında benzerlik olmadığı, her ne kadar taraf markalarında P ibaresi ortak ise de bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere tüketici nezdinde taraf markalarının davacı markası bakımından ... davalı markası yönünden ise ... şeklinde algılandığı, bu nedenle iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı anlaşıldığından iltibas nedeniyle hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiş, davacının tanınmış marka iddiası yönünden ise tanınmış markanın ... ibaresi olduğu, davacı markasında yer alan P ibaresinin tanınmış marka içerisinde yer almadığı, ... ibaresi ile davalının davaya konu markası arasında iltibas tehlikesi mevcut bulunmadığından ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali de bulunmadığından koşulları oluşmayan davanın reddine...." karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, SMK'nın 5. maddesi uyarınca hiçbir değerlendirme yapılmadığını, yalnıca SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca markalar arasında benzerlik bulunup bulunmadığının incelendiğini,Hükümsüzlük davasında hem mutlak ret, hem de nispi ret nedenlerine dayandıklarını, yalnızca nispi ret nedenlerine ilişkin inceleme yapıldığını, Davalının markasının cins belirten ve ayırt ediciliği olmayan bir marka olduğunu, "P" harfinin markaya ayırt edicilik katmadığını, davalının markasının SMK'nın 5. maddesi uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini,Davalının markasının müvekkilinin markası ile karıştırılmaya neden olacak derecede benzer olduğunu, SMK'nın 6/1. maddesi uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini, Müvekkilinin "P" şekil unsurunu içeren "..." ibareli seri marka yaratıldığını, inceleme yapılırken müvekkilinin seri markalarının ve tanınmış markasının da dikkate alınması gerektiğini,Davacının markasında yer alan "P" markasının, müvekkilinin markalarında yer alan şekil unsuru ile benzer olduğunu belirterek, açıklanan ve Mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, istinaf başvurularının kabulü ile usul ve hukuka aykırı İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/12/2024 tarihli, 2022/268 Esas, 2024/238 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 23/02/2021 başvuru, 05/01/2023 tescil tarihli, ... tescil numaralı "...+Şekil" markasının 21 ve 35. sınıflarda davalı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.Davacının "...+Şekil" markasının ... numarası ile tanınmış marka olarak tescilli olduğu, ... tescşl numaralı "... ...+Şekil" markasının 21, 35 ve 42. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince marka vekili ..., sektör bilirkişisi... ve tasarım uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 05/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı yanın markasında dikkat çeken esas unsurun "..." ibaresi olduğu, "..." ibaresinin tamamlayıcı unsur olduğunun tespit edildiği, ayrıca, davacı yanın markasında "p" harfini andıran ibarenin "..." oluştuğunun tespit edildiğini, davalı yanın markasının ise "P" harfi ile "..." ibaresinden oluştuğunun tespit edildiği, davacı yanın seri markalarında "..." ibaresinin esas unsur olup, davalı yanın dava konusu markasının davacı yanın markası ile görsel olarak benzer olmadığı, davacı yanın markası "... ..." şeklinde okunup işitildiği, dava konusu marka ise "..." şeklinde okunup işitildiğini, taraf markaları arasında işitsel benzerlik bulunmadığı, tarafların markalarını havi ürünlerin herkesçe ve her kanaldan temin edilebildiği için ortalama tüketici baz alınarak karşılaştırma yapılması gerekmediği, taraf markaları arasında görsel benzerlik, işitsel benzerlik bulunmaması, davacı yanın markasının "..." ibaresi ile tanınması ve davacı yanın "..." seri markalarının olması sebebiyle, tüketiciler nezdinde karışıklığa neden olamayacağı, bu nedenle de markalar arasında kavramsal benzerlik bulunmadığı, davacı yanın "... ..." markasının mutfak gereçlerinde tescilli olduğunu, davalı yanın dava konusu "..." ibareli markasının elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletlerinin toptan ve perakende hizmetlerinde tescilli olduğunu, dolayısıyla, davacı yanın markası ile dava konusu markanın kullanıldığı mal ve hizmet sınıfında ilinti ve aralarında sınıfsal benzerlik bulunduğu, davacı yanın markası ile davalı yanın markası arasında her ne kadar sınıfsal benzerlik bulunsa da, markalar benzer olmadığı için markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığına dair görüş bildirildiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince aynı bilirkişi heyetine metalurji ve malzeme mühendisi bilirkişi ...'ın eklenmesi ile oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan 23/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamı iddia ve savunmalar ile sunulan belgelerin inceleme ve değerlendirmesi sonucunda; ... kelimesinin İngilizce de porcelain şeklinde ifade edildiğini, porselenlerin ise ingilizce de porcelains şeklinde ifade edildiğini, akademik literatürde de porcelain ve porcelains kelimelerinin kullanılmakta olduğunu, davacının markasında ön plana çıkarılan unsur "..." ibaresi olup, tanınmış marka olmasında önemli rol oynadığı, davacının logosu incelendiğinde balerin görselinin logoda ön plana çıkarılarak tanınmış marka yaratıldığı, davalının logosu incelendiğinde "P" harfinin farklı font yazı tiplerinden biri olduğu, yapılan karşılaştırmada benzer nitelik taşımadıkları ve ayırt edici bir çok unsur barındırdıkları kanaati oluştuğu, dosyaya sunulan kök rapordaki görüş ve kanaatte değişiklik olmadığı, davalı yanın dava konusu markasının davacı yanın markası ile görsel olarak benzer olmadığı, davacı yanın markası ile dava konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıfında ilinti ve aralarında sınıfsal benzerlik bulunduğu, davacı yanın markası ile davalı yanın markası arasında her ne kadar sınıfsal benzerlik bulunsa da, markalar benzer olmadığı için markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı yönünde görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E :Dava, SMK’nın 5/1-c ve 6/1. maddeleri uyarınca marka hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Mahkemece konusunda uzman bilirkişilerden alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında, SMK’nın 5/1. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olup olmadığı da incelenerek, davalının markasında "P" harfinin ve şekil unsurunun yanında yer alan "..." ibaresinin İngilizcede "..." kelimesinin çoğulu olmadığı tespit edilmiştir. Türkçede ürünün yapıldığı ham maddeyi tanımlayan "..." kelimesinin sonuna "ES" hecesi eklenerek farklı bir kelime oluşturulduğundan ve markada "P" harfi ile şekil unsuruna da yer verilmiş olduğundan, SMK’nın 5/1-c maddesindeki hükümsüzlük koşulları mevcut değildir. Ayrıca taraf markalarının tescil sınıfları benzer ve bağlantılıysa da görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadıkları da bilirkişi raporları ile tespit edilmekle, Mahkemece denetime uygun ve yeterli bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında ve davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık yoktur.Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan gerekçe ile:
1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.