Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4751 E. 2026/2037 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4751
Karar No
2026/2037
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1418 E., 2024/866 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda; ..... ili ..... ilçesi ..... köyü çalışma alanında bulunan 1 66... parsel sayılı 2.178,66 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, fındık bahçesi vasfı ile davalı ... adına tespit edilmiş; bilahare şahıslar arasında görülen tespite itiraz davası sonucunda verilen tespit gibi tescil kararı ile hükmen ... adına tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ..... köyünde 2007 yılında kesinleşmiş 5304 sayılı Kadastro Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (5304 sayılı Kanun) uygulaması bulunduğunu, .... ilçesi .... köyünde ise 1744 sayılı orman kadastro çalışması ve 5304 sayılı kadastro uygulaması bulunduğunu, ....... köyü kadastrosu üzerine ..... köyü 1744 orman kadastro çalışması atıldığında ... köyünde bulunan dava konusu 1 66... parselin tamamının ... köyü 1744 sayılı orman kadastro çalışmalarına göre orman sayılan alan içinde kaldığının görüldüğünü, halen veya öncesi orman olan taşınmazın özel mülke konu olmasının mümkün olmadığını belirterek ....... ili ... köyünde bulunan 1 66... parselin tamamının tapu kaydının iptali ile orman olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli ve 2016/502 Esas, 2017/362 Karar sayılı kararı ile, "çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, özel mülkiyete konu olamayacağı ve kesinleşen tahdit içinde kalan tapu kayıtlarının hukuki değerlerini kaybettikleri" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 22.06.2017 tarihli kararına karşı davalı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2019/83 Karar kararı ile, "... köyünde yapılan orman kadastrosunun ... köyünde ilan edilip edilmediği, ... köyünün 1978 yılında ... köyüne bağlı olup olmadığı, ......... köyünde (Mahallesinde) kesinleşen orman kadastrosunun bulunup bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılamamakta ise de .... öncesi itibariyle de yani 1959 basım tarihli memleket haritasına, 19 44... uçuş tarihli hava fotoğraflarına göre de orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın kabulüne karar verildiği halde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesine aykırılık teşkil edecek ve infazda duraksama yaratacak şekilde hükmün 1 numaralı bendinin son cümlesinde taşınmazın orman vasfıyla tapuya kayıt ve tesciline yazılıp Hazine adına tesciline yönünde hüküm kurulmaması doğru olmadığı" gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, 1 66... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2019 tarihli kararının davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.02.2023 tarihli ve 2021/10582 Esas, 2023/586 Karar sayılı ilamıyla, "eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... Köyü’nde yapılan tahdit sırasında çekişmeli taşınmazın orman sınırları içine alınmasının herhangi bir hukuki geçerliliğinin olmayacağı, davalı tapu malikini bağlamayacağı, ancak ... köyünün bağlı olduğu ... köyünde yapılan orman tahdidinde ise çekişmeli taşınmazın bulunduğu alanda orman kadastro çalışması yapılmadığı, başka deyişle çekişmeli taşınmazın ... köyü orman kadastro çalışma alanı dışında kaldığı, bu durumda ... Mahallesinde kesinleşmiş orman kadastrosu .bulunmadığından davacı Orman Yönetimi de çekişmeli taşınmazın öncesi ve eylemli durumu itibariyle de orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla da dava açtığından çekişmeli taşınmaz yöreye ait 1944, 19 66... tarihli hava fotoğraflarında ve 1959 tarihli memleket haritasında orman sayılan alanda gözüktüğünden 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne ve 1 66... parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; raporların çelişkili olduğunu dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığını ve davanın reddi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz Olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/4751, K. 2026/2037, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-4751-e-2026-2037-k-da9255c8f0ce