Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4588 E. 2026/2023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4588
- Karar No
- 2026/2023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/392 E., 2024/219 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asıl dosya davalı ... vekili ve ... mirasçıları ... ile ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sonucunda, ...... ili ..... ilçesi ..... Mahallesi 1 66... parsel sayılı taşınmaz 3012.50 m² yüzölçümü ve arsa niteliği ile ...... ....... adına tespit ve tescil edilmiş, 17.08.1940 yılında yapılan ifraz işlemi ile 1 66... ve 11 parsel sayılı taşınmazlara bölünmüş, dava konusu 1 16... parsel sayılı 820 m² yüzölçümlü ve arsa niteliğindeki taşınmaz muhtelif tarihlerde yapılan satışlar sonucu 1/2'şer hisseler ile davalılar ... ve ...... adına tescil edilmiştir. 2. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1942 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1989 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır. 3. Davalı Hazine tarafından, diğer davalılar ... ve ... aleyhine 09.06.1998 tarihinde açılan, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalıp nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkin dava uyarınca, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.1999 tarihli ve 1999/101 Esas, 1999/205 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş ve anılan karar Yargıtay denetiminden geçerek 22.07.2010 tarihinde kesinleşmiş, ancak mahkeme kararı tapuda infaz edilmemiştir. 4. Davacı ... İdaresi vekili 07.10.2008 tarihli dava dilekçesi ile Adalar ilçesinde 1988 yılında 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan, daha önce kesinleşen orman kadastrosunun aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmasında, bazı taşınmazların kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olarak Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığını, İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/61-1996/242 Esas Karar sayılı kararı ile komisyon üyelerinin tazminata mahkum edildiklerini, komisyon çalışmalarının yok hükmünde olduğu konusunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 1998/1529-248 Esas Karar sayılı ilamının emsal oluşturduğunu, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinde bu konuda açılmış olan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2004/7780 - 9015 Esas Karar sayılı kararı ile, orman kadastro komisyonu üyelerinin görevlerini kötüye kullanarak ya da kendilerine verilen görevlerin dışına çıkarak yaptıkları işlemler hukuk ve ceza davalarına konu olmuşsa bu işlemlerin yok hükmünde sayılacağından yönetim tarafından işlemin iptali için her zaman dava açılabileceğinin belirtildiğini, bu nedenle 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman dışına çıkarma işlemlerinin yok hükmünde olduğunun tespiti, dava taşınmazın tapusunun iptali ile orman olarak Hazine adına tescili ve tapudaki şerhlerin terkini istemiyle dava açmıştır. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, zamanaşımı ve kesin hüküm itirazında bulunmuş, ... tarafından 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılan, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde olduğunun tespitine ilişkin olarak açılan davanın reddedildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2017/236 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davalılar Zübeyde Derge ve ... adına kayıtlıyken Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Adalar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/101 Esas sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen karar gereğince davalı Hazine adına tescil edildiği, İstanbul İl İdare Kurulunun 1994/1663-430 sayılı 26.05.1994 tarihli kararıyla 56 numaralı Orman Kadastro Komisyonunda yer alan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 102. maddesi gereği zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, ancak İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/ 61... /242 Karar sayılı ilamı ile komisyon üyelerinin kusurlu eylemleri nedeniyle tazminat ödemeye mahkum edildiği, bu nedenle her hangi bir süreye bağlı kalmaksızın komisyon işlemlerinin iptali için dava açılabileceği, taşınmazın orman olma özellliğini devam ettirdiği, bilim ve fen bakımından orman sınırları içersinde yer almasının uygun olacağı, ormanların anayasal güvence altında olduğu ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği bununla birlikte; 2/B çalışmalarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı Hazine aleyhine açılan davanın kabulü ile ....... ili ...... ilçesi ........ Mahallesi 1 66... parselde kayıtlı 820 m² yüzölçümlü mürfez arsa nitelikli taşınmaz ile ilgili olarak 19.04.1989 tarihli 56 numaralı orman kadastro komisyonu tarafından yapılan 3302 sayılı Kanun'un 2/B uygulamalarına ilişkin işlemlerin yok hükmünde olduğunun tespitine, taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuda kayıt ve tesciline, tapu kaydında bulunan tüm şerhlerin terkinine, davalı ... ve ...'ye karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalı ..., davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli ve 2018/1940 Esas, 2019/611 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2019 tarihli kararının davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.07.2023 tarihli ve 2021/10500 Esas, 2023/4104 Karar sayılı ilamıyla "halihazırda tapu kütüğünde davalı gerçek kişiler adına kayıtlı bulunan taşınmaza ilişkin Hazine tarafından açılan dava uyarınca verilen tescil kararı ile birlikte 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesi uyarınca mülkiyetin Hazineye geçtiği düşünülebilirse de, 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a maddesindeki düzenlemenin somut uyuşmazlık bakımından özel Kanun hükmü niteliği taşıdığı, bir uyuşmazlık hakkında hem genel hem de özel Kanunda hüküm bulunuyorsa özel kanun hükmününü uygulanması gerektiği, yukarıda da açıklandığı üzere özel Kanun hükmünde Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı gerekçesiyle tapu kütüklerine 2/A veya 2/B belirtmesi bulunan veya konulan taşınmazların tapu kayıtlarının bedel alınmaksızın geçerli kabul edileceği ve tapu kütüklerindeki 2/A veya 2/B belirtmeleri terkin edilerek tescillerinin aynen devam edeceği, aynı gerekçeyle bu nitelikteki taşınmazlar hakkında açılan davalar sonucunda tapularının iptaliyle Hazine adına tesciline karar verilen, kesinleşen ve tapuda henüz infaz edilmeyen taşınmazlar hakkında da aynı şekilde işlem yapılacağının düzenlendiği nazara alınarak kayıt maliki gerçek kişilerin eldeki dava yönünden pasif husumet ehliyetlerinin bulunduğunun kabulü ile esasa ilişkin olarak karar verilmesi gerekirken yanılgı sonucu davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı olduğu" gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca dava konusu taşınmazın orman tahdit sınırları içerisinde olduğu ve orman olma özellliğini devam ettirdiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 1 66... parsel sayılı taşınmazın 19.04.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 56 numaralı kadastro komisyonu tarafından yapılan 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde uygulamalarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde şerh ve beyanların terkinine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin Devletin verdiği tapuya güvenerek taşınmazı satın aldığını, kazanılmış hakkının ortadan kaldırılmasının hukuk dışı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalılar ... ve ... müşterek imzalı temyiz dilekçelerinde; 6292 sayılı Kanun'un 7/1-a uyarınca taşınmazın tapu kaydının geçerli olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava 2/B 6831 sayılı Kanun 2/B madde uygulamasının yok hükmünde sayılması, tapu iptali ve tescil, şerh terkini istemlerine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarıyla hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... ile ...'ün temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.