Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5824 E. 2026/2033 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5824
- Karar No
- 2026/2033
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/43 E., 2024/25 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili ve ............ Sanayi AŞ vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ......... ili ........ ilçesi .......... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 506 parsel sayılı 142.720,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 2 82... parsel numarasıyla 78.098,57 metrekare yüzölçümü ile tespit edilmiştir. 2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında, Hazineye ait ........ ili ........ ilçesi ........ Mahallesinde bulunan eski 5 06... ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünde davalılar lehine azalma olduğunu belirterek, davalılar adına kayıtlı taşınmazın uygulama kadastrosu sonrası oluşan tapu kaydının iptali ile kadastral pafta sınırlarına uyularak yüzölçümünün düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.03.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararı ile, "tapulama çalışmalarındaki sınırlarının iptal edilip sadece zeytin ağaçlarının bulunduğu kısmı yönüyle sınırlandırma yapılmasının hatalı olduğu, tapulama çalışmalarına ait kadastro tutanakları gözönünde bulundurulduğunda eski 117 numaralı parselin tapu miktarı olan 10.080 m² olacak şekilde tespit gördüğü ve eski 506 numaralı parselin ise eski 117 numaralı parselden miktar fazlası olarak kesilerek tespit gördüğünden iki parsel arasındaki sınırın kadastro paftasına uygun olarak yeniden geçirilmesi gerektiği, eski 506 parselin tapulama yüzölçümü ile arasındaki alanın ölçü ve alan hesaplama yönteminin teknik yönden yetersiz oluşundan kaynaklandığı, yeni 2 82... parselin yüzölçümünün 141.657,57 m² ve 2 82... parselin yüzölçümünün 10.080 m² olacak şekilde koordinat değerleri ve paftasının düzeltilmesi gerektiği" gerekçesiyle, 2 82... parsele ilişkin 15.10.2015 tarihli komisyon kararının iptaline, teknik bilirkişilerin 27.03.2019 havale tarihli raporları ve ekindeki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 141.657,57 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline; aynı yerde bulunan 2 82... parsele ilişkin uygulama kadastro tutanağının iptali ile; teknik bilirkişilerin 27.03.2019 havale tarihli raporları ve ekindeki krokideki sınırları esas alınmak suretiyle 10.080 m² yüzölçümü ile tapuya tesciline; Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 1 14... /2. maddeleri gereğince usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 29.03.2019 tarihli ve 2015/63 Esas, 2019/3 Karar sayılı kararına karşı davacı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2020/323 Esas, 2020/1040 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli kararının davacı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 21.09.2023 tarihli ve 2021/7592 Esas, 2023/4578 Karar sayılı ilamıyla, "İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacıya, 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada yer alması gereken taşınmazın bulunduğu Büyükşehir Belediye Başkanlığına, İlçe Belediye Başkanlığına ve ayrıca eski 117 (yeni 2 82... ) parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının yeni malikine davasını yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde, anılan belediye başkanlıklarından ve yeni malikten davaya ilişkin savunma ve delilleri sorulması, bildirdikleri takdirde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi" gereğine değinilerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacı Hazinenin maliki olduğu ......... ilçesi .......... köyü eski 5 06... ada 1 parsel sayılı taşınmazla davalı ... ve ...'nin 1/2 oranında hissedar olduğu komşu eski 1 17... ada 2 parsel sayılı taşınmazın ortak ara sınırlarında sabit sınır olmadığının hükme esas alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu zira tesis kadastrosu sırasında davacıya ait eski 506 parsel sayılı taşınmazın davalılara ait eski 117 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının miktar fazlası olarak kesildiği ve parsellerin eskiden bir bütün olduğunun anlaşıldığı, uygulama kadastro tespitinde davacıya ait 2 82... parselin sınırlarının tesis kadastrosu sınırlarından daha dar olarak zeminde bulunan zeytin ağaçları ile sürülü olan zeminin ayırıcı kısmından esas alınarak tespit olunduğu, ancak tesis kadastrosu paftasında herhangi bir tersimat hatasının olmadığı, haliyle paftasında hata olmayan tesis sınırlarının esas alınması gerektiği, uygulama kadastro ekibince 2 82... parselin sınırlarının değişebilir sınır tipinde tespit edilmesinin kanun ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu kanaatine varıldığı, açıklanan gerekçelerle 26.03.2019 tarihli rapor hükme esas alınarak açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği, uygulama kadastro tespitine itiraz davalarının davalısının, davacıya ait parselin sınırları ve yüzölçümü aleyhine sınır ve yüzölçümü lehine artan veya değişen komşu parsel malikleri olduğu dikkate alındığında Kadastro Biriminin pasif husumetinin olmadığı" gerekçesiyle Kadastro Müdürlüğü aleyhine yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine, 2 82... parsel sayılı taşınmazın 15.10.2015 tarihli uygulama kadastrosu komisyon kararının iptaline; teknik bilirkişi heyetinin 26.03.2019 tarihli bilirkişi raporu (eki-5) numaralı krokisinde pembe renkli kalemle gösterilen sınırları esas alınmak suretiyle 141.657,57 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline, aynı yer 2 82... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro tespitinin iptaline, aynı rapor ve eki krokide pembe renkli kalemle gösterilen sınırları esas alınmak suretiyle 10.080,00 m² yüzölçümüyle tapuya tesciline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 2 82... parsel sayılı taşınmazın 142.720 m² olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini, davanın Kadastro Müdürlüğü yönünden pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen kararın hatalı olduğunu ve davaya konu taşınmazın malikinin ve vasfının hükümde belirtilmemesinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme sonucu karar verildiğini, hükme esas alınan rapor ile dosyada alınan diğer raporların çeliştiğini, mevcut halde orman sınırlarında daralma söz konusu olduğunu ve keşfe orman bilirkişisi götürülmemesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... .......... Sanayi AŞ. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına ve................. Sanayi AŞ'nin gerekçeli kararda davalı olarak gösterilmesinin maddi hataya dayalı olduğu ve sonuca etkili olmadığının anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili ve ... ... Sanayi AŞ. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava konusu eski 506 parsel yeni 2 82... parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun' un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan tespite karşı davacı Hazine tarafından kadastro komisyonuna yapılan itirazın reddedilmiş olması karşısında, İlk Derece Mahkemesince kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken, kadastro komisyon kararının iptaline karar verilmesi, hükmün infazında tereddüte sebebiyet verebileceğinden, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili ve ............. Sanayi A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Hazine vekili, davalılar ... vekili ve ...........Sanayi AŞ. vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "uygulama kadastrosu komisyon kararının" ibaresinin çıkartılarak yerine "uygulama kadastrosu tespitinin" ifadesinin yazılmasına ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalı ... ............ Sanayi A.Ş.' ne iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.