Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/803 E. 2026/1116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/803
Karar No
2026/1116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1663 E., 2025/1491 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2025/612 E., 2025/921 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli, davalı vekilince duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 18.11.2011 tarihinde düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat yapımı ve hasılat paylaşımı sözleşmesi aktedildiğini, ana sözleşmesinin 3. maddesinde hasılat paylaşım oranı olarak müvekkile ait olacak miktarın satış bedelinin KDV hariç % 46 iken sonrasında taraflar arasında yapılan ek protokol ile müvekkilinin payının KDV hariç % 42,64 olarak kararlaştırıldığını, müvekkili hissesine düşmesi gereken bölüm ve daire sayısının davalının beyanı doğrultusunda 118 daire olarak hesaplandığını, ancak satış bedellerini müvekkiline doğru söylememiş olması nedeniyle kendisine duyulan güvenin sona erdiğini, kalan 118 dairenin tamamının geliri müvekkiline ait olduğundan satıldığı öğrenilen ancak bedeli taraflarına ödenmeyen daire bedellerinin ödenmesi talebiyle davalıya 18.04.2023 tarihli ihtarnam keşide edildiğini, söz konusu dairelerin hangi bedelle kime satıldığının tespiti için tespit dosyası açıldığını, o dosyaya gelen kayıtlardan iflas takibine konu edilmiş bulunan A ... no.lu ve A ... no.lu 2 adet dairenin satış bedelinin toplam 858.499 USD olduğunun tespit edildiğini ve iflas takibi başlatıldığını, davalı borçlunun iflas takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itrazın iptaline, davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında protokol tanzim edilerek 09.03.2022 tarihine kadar yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyanla birbirlerinden alacaklarının kalmadığı yönünde ibra ettiklerini, taraflar arasındaki inşaat sözleşmesinden doğan alacağının teminatını teşkil etmek üzere 19.09.2012 tarihli ipotek tesis edildiğini, takibin iptali için ... 7. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/515 esasına kayıtlı olarak dava açtıklarını zira ipotekle teminat altına alınan borç için takip yapılamayacağını, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının istinaf edildiğini, bu hususun bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu, bu hususta İstanbul 37. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/297 esasına kayıtlı olarak dava açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının işbu dava ile A blok, 2 67... no.lu bağımsız bölüm satışlarının tamamının hasılatını istediğini, sözleşme gereğince davacının hasılatın % 42,67’sini talep edebileceğini, 09.03.2022 tarihli ibra sonrasında 118 daire dışındaki tüm ipoteklerini kaldırıldığını, 118 daire yönünden borcun ipotek ile teminat altına alındığını, 118 dairenin satışına devam edildiğini, davacının sözleşme hükümlerine rağmen neye dayanarak 2 adet dairenin satış bedelinin tamamının kendisine ait olduğunu iddia etmesinin anlaşılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın hesap bilirkişisine tevdi edildiği, asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.349.983,95 TL takip çıkış miktarı ile iş bu takip çıkış bedelinin ana para kısmına takip tarihinden 08.10.2025 tarihine kadar avans faizi işletilerek, kapak hesabının yapılması işletilecek avans faiz oranlarının belirlenmesinde TCMB tarafından ilan edilen her bir tarih aralığının ayrı ayrı dikkate alınarak kapak hesabı yapılması istenmiş, toplam 14.846.941,54 TL olarak tespit edildiği, rapor doğrultusunda kapak hesabı, daha önce davalı tarafça depo edilen ve nemalandırılan 12.166.432,00 TL düşülerek davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafından 7 günlük süre içerisinde depo emrine konu bedelin ödendiği, her ne kadar davacı tarafça depo emri kararında, daha önce davalı tarafça yatırılan miktara işlemiş faizin düşülmemesi gerektiğinden bahisle itirazda bulunulmuş ise de mahkemece ve bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada duruşma tarihi olan 08.10.2025 tarihine kadar işlemiş faizin hesap edildiği ve bu doğrultuda depo emrinin düzenlendiği, davacı tarafça ilgili talep yönünden mükerrer faiz talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Kaldırma kararının ardından yerel mahkemenin depo edilen paranın nemasını borçtan ve işlemiş faizinden düşerek karar oluşturduğunu, nemalandırmanın gerekçesinin hak sahibinin yargılamada geçen sürede para üzerinde tasarrufta bulunma imkanından yoksun olduğu için paranın değerini korumak, değerinin eksilmesini önlemek olduğunu, nema bedelinin alacaktan düşülmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. 2-Davalı vekili temyiz dilekçesinde İflas davasına konu iflas takibi iptal edilmiş olduğundan davanın reddi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi takipten doğan itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir.

1. İİK’nın 154. vd maddelerinde düzenlenen iflas yolu ile takibe itiraz edilmesi üzerine açılan iflasın kaldırılması ve iflas davasında hüküm anına kadar geçerli bir takibin bulunması dava şartıdır. Somut olayda mahkemece depo kararı verildiği anda geçerli bir takip mevcut ise de ilerleyen aşamada takibin iptaline karar verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmış olup mahkemece takibin iptaline ilişkin verilen kararın akıbeti araştırılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.

2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. 1 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA,

3. 2 no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının talep halinde temyiz edenlere ilgiliye iadesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/803, K. 2026/1116, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-803-e-2026-1116-k-15bc28be4f6c