Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6766 E. 2026/2992 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6766
Karar No
2026/2992
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2605 E., 2024/1546 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adıyaman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/234 E., 2021/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyünde 1992 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 1 04... parsel sayılı 325.854,86 m² yüzölçümlü taşınmaz, kadimden beri orman olduğu belirtilerek, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Yörede 2016 yılında yapılan 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) kapsamında kadastrosu yapılmış ormanlarda ve mahkeme kararı gereği ilk kez orman niteliği kazanan parsellerde 2/B uygulaması ve sınırlandırma sırasında orman olduğu halde orman sınırları dışında kalan ormanlarının kadastrosu ve bu ormanlarda 2/B uygulaması çalışmaları bulunmaktadır. 2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyü çalışma alanında yapılan 2/B çalışmalarında, dava konusu .... numaralı parsellerin 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybetmediğini ve mevcut haliylede orman sayılan yerlerden olmasına rağmen 2/B vasfıyla orman sınırlarına dışına çıkarıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılması yönündeki tefrik, tespit ve tescilin iptaliyle, taşınmazların orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; müvekkili İdareye husumet düşmediğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın eklemeli zilyetlikle birlikte 100 yılı aşkın süredir müvekkili ve önceki malikler tarafından tarım alanı olarak kullanıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu taşınmazın 19 72... tarihli hava fotoğraflarına göre imar-ihya olarak nitelendirilebilecek ekonomik amaca uygun sürülü tarla olarak kullanıldığı, dava konusu taşınmazın çevresinde bulunan taşınmazların da aynı özellikte olduğu, taşınmaz içinde ağacın olmadığı, orman içi açıklık olmadığı, yine hava fotoğraflarında dört tarafı orman alanları ile çevrili olmadığı, orman dışına çıkarılmış alanlarla kot farkı, eğim ile bir bütün oluşturulduğu, funda ve makilik ile örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uzman orman bilirkişi kurulu tarafından hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazların 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği, .... numaralı 2/B parsellerinin 3. sınıf tarım alanı vasfında oldukları ve bu özelliklerinin 19 72... tarihli hava fotoğraflarında görüldüğü dolayısıyla 2/B madde koşullarını sağlayan yerlerden oldukları, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak İlk Derece Mahkemesince kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu ücretin davalılardan alınmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve kısmen reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın esası hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle vekalet ücreti yönünden hükmü düzeltmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; hükmün eksik inceleme ve araştırma ile verildiğini, dava konusu alanların orman vasfında olduğunu ve orman arazisi ile bütünlük gösterdiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davaya konu taşınmazın orman vasfında olup olmadığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman vasfını kaybedip kaybetmediğine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6766, K. 2026/2992, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6766-e-2026-2992-k-ae5c5f487579