Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1474 E. 2026/1082 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1474
- Karar No
- 2026/1082
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/441 E., 2025/95 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/216 E., 2023/377 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalılardan ... arasında Kayseri 6. Noterliğinin 27.03.2020 tarihli düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmede müteahhide verilecek yerler ile arsa sahibine verilecek yerlerin açık bir şekilde belirtildiğini, sözleşmeye göre 324 ada, 11 parselde bulunan B Blok 30 no.lu meskenin müteahhide verilecek yerler arasında olduğunu, arsa sahibinin usule ve yasaya aykırı bir şekilde bu bağımsız bölümü davalılardan ...'a tapuda devrettiğini, davalılardan ...'ın her ne kadar müvekkili şirket tarafından uyarılmış ise de, davalılardan ...'ın salt daha önceden müteahhitlerden ... İno. İnş. ve Taah. ve Ltd. Şti. ile sözleşmesinin olduğundan bahisle tapuyu devretmeyeceğini belirttiğini, davalıların kendi aralarında anlaşarak davacılardan mal kaçırmak adına hile ile tapu devri yaptıklarını belirterek, davalı üzerine kayıtlı mezkur taşınmazın tapu kaydının iptaline ve müvekkili ... İno. İnş. ve Taah.ve Ltd. Şti. adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı müvekkilinin davacı şirket ile bizzat anlaşma yaparak dava konusu daireyi 240.000,00 TL'ye satın aldığını, sözleşmeyi, müvekkili ile davacı şirket ortağı ve yetkilisi ... ...'un karşılıklı olarak imzaladığını, kaparo bedelinin daire için 35.000,00 TL olarak peşinen ödendiğini, davalı müvekkilinin davacı şirkete daire için 50.000,00 TL'yi 08.01.2022 tarihinde elden ödediğini, davalı müvekkilinin satın aldığı 30 nolu daire için 85.000,00 TL'yi 10.03.2022 tarihinde gönderdiğini, müvekkilinin şirket yetkilisi ve ortağı ... ...'a 70.000,00 TL ödemeyi 19.05.2022 tarihinde ... İnş. ofisinde bizzat elden yaptığını, dairenin 240.000,00 TL'ye davacı ... İnşaattan satın alındığını, dairenin satış bedelinin tapuda 200.000,00 TL olarak belirtildiğini, müvekkilinin davacılara borcunun bulunmadığını, tapuya arsa sahibi diğer davalı ...'ün vekili olarak torunu ...'ün gelip vekaleten tapuyu devrettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tapu devrinin davacı yüklenici talimatı ile yapıldığını, dava konusu sözleşme ilgili tüm sürecin davalı müvekkilinin vekilleri olan ... ve ... ... tarafından yürütüldüğünü, tüm devir işlemlerinin davacı iş ortaklığının vekili olan ve sözleşmeyi düzenleyen ...'nın talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, davalı tarafından yapılan tüm devir işlemlerinin tamamen iyiniyetli bir şekilde sözleşmeden doğan borcu ifâ etmek amacıyla yüklenici firmanın bilgisi ve talimatları doğrultusunda gerçekleştiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgeler, taraf vekilleri arasındaki whatsap yazışmaları, dekont ve makbuz örnekleri ile taraf tanıklarının beyanları, başka mahkemelerde açılan dava dosyaları ile bu dosyalardaki tanık beyanları nazara alındığında, davalı ...'ün sözleşmeye aykırı davranışının ispatlanamadığı, devir ve tescil işlemlerinin her iki müteahhit şirket vekili tarafından yapıldığı, bu haliyle davaya konu bağımsız bölümün devir işleminden haberdar olunmasına rağmen daha sonra akde aykırılık nedeniyle devir işleminin iptaline yönelik talebin iyiniyet ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı, bu durumun ise hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, davalı ...'ın ise, iyiniyetli üçüncü kişi durumunda olduğu, arsa sahibi ile davacı şirketler arasındaki sözleşmeyi bilebilecek durumda olmadığı, taşınmaz bedelinin doğrudan davacı şirket yetkilisine ödendiği ve satıştan bilgisinin olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın üçüncü kişiye satışının davacı ... Şirket yetkilisi tarafından yapılmadığı ve ödemelerin şirket adına alındığı, yine davada tapu tescilinin davacılardan ... Şirketi adına istendiği, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a.Davalı arsa sahibinin, davacıların her ikisi ile de sözleşme yapmış olmasına rağmen, davacılardan ... İnşaatın imzasının olmadığı bir sözleşmeye dayandığını iddia ederek tapu devrini ...'a yaptığını, tapu devirlerinde randevu aldığı iddia edilen ...'nın şirket yetkilisi olmadığını, satış yetkisi de bulunmadığını,
b.Davalı ...'ün tapu devrini davacılara vermesi gerekirken vermediğini ve kendi kafasına göre muvafakat almadan diğer davalıya verdiğini,
c. Davalı ...'ın davacı şirketlerden ... İnovasyon ile yaptığı sözleşmeye uymadığını ve ödemesini yapmadığını,
d....'ın tapu devri sırasında yaptığı iddia edilen ödemelerin tapu devrinde de görüleceği üzere, davacılara değil davalı ...'e yapıldığını, ...'ün ödemenin kalan kısmını davacılara ödediğine dair hiçbir evrak ya da kayıt olmadığını,
e.Davalılardan ...'ın tapu devrini, kendi edimini yerine getirdikten sonra davacılardan alması gerekirken, davacıların her ikisini de atlayarak arsa sahibinden almasının izah edilebilir bir durum olmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.