Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4328 E. 2026/2497 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4328
- Karar No
- 2026/2497
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/831 E., 2023/1047 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2022/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılın uygulama kadastrosu sırasında, tapuda ... ve ... adlarına kayıtlı bulunan eski 1 50... parsel sayılı 11.884,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 12.527,58 m² yüzölçümlü olarak; mera vasfıyla özel sicilinde kayıtlı bulunan 1 50... parsel sayılı 82.558,12 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve 85.762,76 m² yüzölçümlü olarak komisyon kararıyla tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında mera vasfıyla yer alan 1 50... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin davalılara ait 1 50... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşifte mahalli bilirkişilerce 55... parseller arasındaki sınırın sabit şekilde belirlenemediği, tesis kadastrosunun toprak tevzi haritalarına dayandığı ve sınırın hava fotoğraflarında da net olarak tespit edilemediği anlaşılmakla, yalnızca zemin durumuna göre uygulama kadastrosu yapılmasının yönetmeliğe aykırı olacağı değerlendirilerek tesis pafta sınırı esas alınmış ve bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 483,399 m²lik kısmın 318 sayılı mera parseline dahil edilmesine, sair yüzölçümü farklarının ise ölçüm tekniklerindeki farklılıklardan kaynaklandığı kabul edilerek davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın sınırlandırılmasının hatalı yapıldığını, tesis kadastrosu ile 22/a yenileme çalışmalarının pafta ve zemin uyumunun bulunmadığını, sınır kıvrımlarının doğru ölçülmeyerek taşınmazda genişlemeye yol açıldığını, ortofoto ve hava fotoğraflarının da bu uyumsuzluğu ortaya koyduğunu, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, özellikle miktar fazlası edinim ve çevre parsellerle bütünlük yönünden ek rapor alınması gerektiğini, ayrıca mera niteliği ve zilyetlik koşullarının yeterince incelenmediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini ve istinaf incelemesinin de yetersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, uygulama kadastrosunun yöntemine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi; doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli nitelikte karar vermek zorundadır. Somut olayda, dava konusu 1 50... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitine itiraz edilmiş olması nedeniyle taşınmazın yüzölçümünün komisyon kararıyla değiştiği halde, İlk Derece Mahkemesince hüküm yerinde anılan taşınmaz hakkında tespitin iptaline karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun bulunmadığından, hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan "ve 318" ifadelerinin hüküm yerinden çıkartılarak anılan bentte yer alan "kadastro tespitinin" ifadesinden sonra gelmek üzere "1 50... parselin kadastro komisyon kararının" kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.