Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/217 E. 2026/1487 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/217
- Karar No
- 2026/1487
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/217
KARAR NO: 2026/1487
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/11/2021
NUMARASI: 2016/464 (E) - 2021/946 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... Şti.'ye ait, ... Anonim Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ve ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın yolun karşısına geçmekte olan davacı yaya...'a çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek adı geçen davacının tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan; davacı... için 15.000 TL, ... için 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketi hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09/06/2021 havale tarihli bedel belirleme dilekçesiyle bilirkişi raporu doğrultusunda 11.071,07 TL geçici iş göremezlik, 29.240,27 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminat talebini toplam 40.311,34 TL olarak belirlemiştir.
Davalılar .... Şti. ve ... vekili ile davalı ... AŞ vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçelerinde davanın reddini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince; "İşbu asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile geçici iş görmezlik tazminatı olarak 11.071,07 TL ile kalıcı iş görmezlik tazminatı olarak 29.240,27 TL olmak üzere toplam 40.311,34 TL'nin davalı ... Sigortadan 02/05/2016 temerrüt tarihinden, diğer davalılar ... ile .... Şti. yönünden ise kaza tarihi olan 15/06/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davacının manevi tazminat istemi davalılar ... ile .... Şti. yönünden kısmen kabulü ile 5.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/06/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... AŞ vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat isteminin davacı ... yönünden kabulünün gerektiğini, Tülay'ın o dönemde eşine bakmak için işten ayrıldığını, eşinin sağlığına kavuşması için en üstün gayreti gösteren müvekkilinin kazada yaralanmaması nedeniyle manevi tazminata hükmedilmemesinin hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, müvekkili... için takdir edilen manevi tazminat miktarının hakkaniyete aykırı ve müvekkilinin tedaviler sürecinde çektiği acı, elem, ızdırabı karşılayabilecek manevi huzura sahip olmadığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Trafik İhtisas Dairesinin 26/02/2018 tarihli kusur raporunda davacının kusur oranının %75 olarak belirlendiğini, mahkemece 4 nolu celsede davacı ve davalıların kusur raporuna ilişkin yapmış oldukları itirazların reddedildiğini ve sonrasında kusur konusunda taraflarca herhangi bir itiraz ve talepte bulunulmadığını, buna rağmen bilirkişi heyet raporunda kusur konusunda değerlendirme yapılıp aleyhe kusur durumunun değiştirildiğini, konusunda en yetkili kurum olan ATK Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen raporun karar vermeye elverişli olduğunu, yine de mahkeme heyet raporunun uygun olduğuna dair görüş bildirecekse bu iki rapor arasındaki çelişkiyi giderebilmek için dosyanın Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Bölümüne iletilmesi gerektiğini, kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, bilirkişi raporunda davacının brüt ücret olarak 2.736,81 TL ve ek olarak 226,06 TL yol parası olarak gelir elde ettiği varsayımı ile hesaplama yapıldığını, öncelikle davacı mağdura ilişkin ... hizmet dökümünün temin edilerek dosyaya ibrazının gerektiğini, bordro ile ... Hizmet Dökümü arasında farklılık bulunması halinde Yargıtay İçtihatları gereği resmi belge niteliğinde olan Hizmet Dökümünün kullanılması gerektiğini, ispat yükü davacıda olup ispat edememesi halinde asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerektiğini, ayrıca ...'ya davacıya yapılan ödemelere ilişkin müzekkere yazılmadan geçici iş göremezlik ödemesi konusunda karar verilmesinin hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu esas alınarak %1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, davacı...'un trafik kazasında yaralanması nedeniyle maddi ve manevi tazminat; davacı ... için eşi olan diğer davacının yaralanması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/02/2018 tarihli raporda; davalı sürücü ...'ın idaresindeki otomobili ile kendisine hitaben yanan yeşilden sonra yanan sarı ışığı dikkate alıp hızını yeterince azaltarak kontrollü ve tedbirli bir şekilde seyretmediği, geçiş yapan yayaya karşı zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmadığı olayda % 25 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya...'un kendisine hitaben yanan ışığı dikkate almaksızın ışık ihlali yaparak kavşakta geçiş yaptığı, ilk geçiş hakkını sarı ışıkta geçiş yapan araca vermediği, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde geçiş yaparak kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü olayda % 25 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece hükme esas alınan 03/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise davalı sürücü ...’ın % 50 oranında, davacı...’un % 50 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kusur durumuna ilişkin birbirinden farklı tespitler içeren raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince dosyanın ... veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdi ile eldeki davada alınan bilirkişi raporları irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmüştür.
Mahkemece davacı...'un ... (...) hizmet döküm cetveli, kaza tarihinde çalıştığı işyerinden gelirlerini gösterir belgeleri celp edilmeden, bu haliyle davacının kaza tarihindeki gerçek geliri belirlenmeden ayrıca ...'dan davacıya geçirdiği kaza sebebi ile rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 56/2. maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı ...'ın, eşi olan diğer davacı ...'in yaralanması nedeniyle manevi tazminat talep ettiği gözetilerek TBK'nin 56/2. maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre manevi tazminat talebi hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin reddi doğru görülmemiştir.
Kararın kaldırılma gerekçesine göre davacılar vekilinin davacı ... için hükmedilen manevi tazminat miktarına yönelik ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü diğer nedenler bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacılar vekili ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
3-İstinaf başvurusu için yatırılan karar ve ilam harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacılar ve davalı ... AŞ tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf talep eden tarafından istinaf aşaması için yatırılan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/10/2026