Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/991 E. 2026/1752 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/991
Karar No
2026/1752
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2025/991 Esas

KARAR NO:2026/1752 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI:2024/350 Esas - 2025/115 Karar

TARİH:19/02/2025

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:08/10/2026

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, 2014 yılında davacı tarafından, davalıya mal satışının yapıldığını, karşılığında davalıdan bir kısım nakit ödeme bir kısım çek aldıklarını, ancak davalı tarafından verilen çeklerin karşılıksız kaldığını, bu nedenle davalı aleyhine, İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazında bulunarak İstanbul 8 İcra Hukuk Mahkemesi'ne başvurduğunu, mahkemenin yetkisizlik karar verdiğini, takibin Çorum 2. İcra Müdürlüğü .... Numarasını aldığını, bu dosya ile ilgili davalının Çorum İcra Mahkemesi'nin 2018/90 E. Sayılı dosyası ile takibin iptali davası açtığını dosyanın derdest olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak üzere cari hesap alacağına dayanarak, davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün .... Dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, takipte davalıya ilk gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 02/11/2016 tarihinden itibaren avans faizi işletildiğini, davalı tarafından bu dosyaya da itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, haksız itirazın kaldırılmasını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya gerek takip tarihi itibariyle 31/10/2016 cari hesap ve fatura alacağına karşı bir borçlarının olmadığını, davacının aynı alacağın tahsili için Çorum 2. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasında halen derdest olan icra takibinin bulunduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, açılan davanın reddedilmesini, derdestlik itirazının kabul edilmesini, haksız açıdan davandan ötürü en az %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/02/2025 Tarih ve 2024/350 Esas- 2025/115 Karar sayılı kararında; "(...) Huzurdaki davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/2287 Esas 2024/837 Karar sayılı 16/05/2024 tarihli ilamında belirtilen hususların tetkiki için Çorum 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası, Çorum İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/90 esas sayılı dosyası dosyamız arasına celp edilerek yapılan incelemede; Çorum İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/90 esas 2020/389 karar sayılı ilamı ile Çorum 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibin açılmamış sayılmasına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği görülmüştür. Çorum İcra Hukuk Mahkemesi 2017/635 esas 2017/692 karar sayılı ilamında tebligatın ve ödeme emrinin iptali talebiyle açılan davanın da temyiz incelemesinden geçerek Yargıtayca takibin açılmamış sayılmasına yönelik karar verildiği, bu karar da 06/08/2020 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Halihazırda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 2021/2287 Esas 2024/837 Karar sayılı kararın kaldırılması ilamında ilk takip dosyasının kesinleşip kesinleşmediği ile akıbetinin sorumlasına yönelik inceleme yapılması gerektiğinden bahisle mahkememiz kararı kaldırılması üzerine yeniden yapılan incelemede Çorum 2. İcra dairesi ... sayılı takip dosyasının açılmamış sayılmasına karar verildiği görüldüğünden HMK'da yer alan usul kuralların uygun düştüğü ölçüde takip hukuku bakımından da uygulanması gerektiği, bu kapsamda davanın açılmamış sayılması kararı ile birlikte usuli bütün sonuçlar ortadan kalkacağından takibin açılmamış sayılmasıyla da takip hukuku bakımından da derdestlik ortadan kalkacaktır. Dolayısıyla aynı konuya ilişkin yeniden dava açılabilecek, takip hukuku bakımından da takip başlatılabilecektir. Bu nedenle ilk takip açılmamış sayıldığı, bu kararların kesinleştiği eldeki yargılamaya konu takip dosyası bakımından derdestlik dava şartının ortadan kalktığı anlaşıldığından mahkememiz yargılamasına konu İstanbul 5. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasında yürütülen ikinci takibin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizde yapılan yargılamada 2018/753 esas sayılı dosyamız yargılamasında tanzim edilen bilirkişi raporları ve tüm dosya muhteviyatı ile kaldırma ilamı öncesinde gerekçede yer aldığı gibi incelenen defter ve kayıtlarda her iki tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış taktiklerinin yaptırıldığı böylece usulüne uygun olarak tutulduklarının tespit edildiği,davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre cari hesaba dayanak fatura ve çeklerin kayıtlı olup takip tarihi itibariyle 104.881,93-TL alacaklı göründüğü, takibe konu cari hesaba dayanak fatura ve çeklerin davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olmakla mal tesliminin sübut bulduğu, davalının ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalının davacıdan 11 adet fatura karşılığında toplam 136.693,93 TL tutarında mal/hizmet satın aldığı, karşılığında çeşitli tarihlerde toplam 27.332,00 TL nakit ödeme gerçekleştirdiği, kalan tutar için de 4 adet toplam 109.362,00 TL tutarında çek vererek cari hesabı kapattığı ancak alacak istemine konu 4 adet çekin davalı tarafından 2014 yılı içerisinde ödenmediği ve davacı tarafından protesto ettirildiği anlaşılmakla; davacının takip tarihi itibari ile 104.881,93-TL asıl alacak, davacı tarafça başlatılan anılı ilk takip dosyası kapsamında davalının 31/10/2016 tarihinde mütemerrit olmakla 16.497,05-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 121.378,98TL alacaklı olduğu tespit edildiği, somut olayda ileri sürülen iddia ve savunmalar doğrultusunda faturaya/cari hesaba dayalı dayalı alacak bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalı taraf üzerinde bulunduğu, davalı/ takip borçlusunun davacıya ödeme yaptığını HMK'nın 200-(1). maddesi uyarınca yazılı delille ispat edemediği, tüm bu nedenlerle davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle toplam 121.378,98-TL tutarında alacaklı olduğu, icra inkâr tazminatının, asıl alacak bakımından söz konusu olacağı, işlemiş faiz isteği yönünden icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığı ( Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2016/19303 Esas 2016/12221 Karar) anlaşılmış olup asıl alacak miktarı 104.881,93-TL üzerinden İİK 67/2. Maddesi gereğince likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmekle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin kararın kaldırılmasına konu eksikler tamamlanmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile, davanın kabulüne, davalının %20 oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının dava konusu icra takibi cari hesap alacak bakiyesine dayandığını, davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu hususun davalının usulüne uygun şekilde tuttuğu ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, defter ve kayıtların yeterince incelenmediğini, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, bununla birlikte davacının ikinci icra takibini başlatmakta hukuki yararı da bulunmadığını, tüm bu sebeplerle de hukuka ve usule aykırı kararın kaldırılması talep edildiğini, ileri sürerek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, aksi halde dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine, hükmün icrasının ertelenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; ticari satış ilişkisinden doğan bakiye açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu dairemizin 2021/2287 esas, 2024/837 karar sayılı ilamı ile kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dosya içeriği belgelere göre;taraflar arasındaki ticari satış ilişkisi kapsamında davacının davalıya 11 adet fatura karşılığı teslim etmiş olduğu 136.693,93-TL tutarında ürün karşılığında, davalının davacıya 27.332,00-TL nakit ödeme yaptığı, ayrıca toplam 109.632,00-TL tutarlı dört adet çek verdiği, faturaların nakdi ödemenin ve çeklerin taraf defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı bulunduğu, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine davacı tarafından davalı aleyhine önce İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip başlatıldığı, davalının yetki itirazı nedeniyle dosyanın Çorum İcra Müdürlüğü'ne gönderilerek ... aldığı, davalı tarafından Çorum İcra Mahkemesi'nin 2018/90 esas sayılı dosyası ile takibin iptali talepli dava açıldığı, mahkemece davanın kabulü ile takibin açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın tarafların karara karşı istinaf başvurusunda bulunmaması nedeniyle 10/12/2024 tarihinde kesinleştiği, yine davalı tarafından aynı takibe yönelik olarak Çorum İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde ödeme emrinin ve tebligatın iptali talepleri ile 2017/635 esas sayılı dosyası ile şikayet davası açıldığı, bu davada mahkemece verilen kısmen kabul kararının istinaf başvurusu neticesinde kaldırıldığı ve Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4 Hukuk Dairesi tarafından şikayetin reddine karar verildiği, anılan karara karşı temyiz başvurusu yapıldığı, Yargıtay 12 Hukuk Dairesi'nin 2018/14546 esas, 2020/135 karar sayılı ilamı ile, takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf ilamının bozulduğu, bu kez Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 4 Hukuk Dairesi tarafından 2020/449 esas, 2020/1560 karar sayılı ilam ile takibin açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 06/08/2020 tarihinde kesinleştiği, davacının İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün takibi derdest iken tahsilde tekerrür olmamak üzere davalı aleyhine eldeki ilamsız takibi başlattığı, ancak mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere ilk başlatılan kambiyo takibinin açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması karşısında, dava konusu ilamsız takip bakımından mükerrerlik durumunun ortadan kalkmış bulunduğu, davacının davalıdan alıp cari hesabına ödeme olarak kaydettiği çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle, banka tarafından ödenen sorumluluk bedellerini de mahsup ederek eldeki ilamsız takibi başlatmış olduğu, çeklerin karşılıksız çıkan kısmı ile bakiye açık hesap tutarının da aynı olduğu, çeklere dayalı başlatılmış kambiyo takibinin açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de; çeklerin davalıya iade edilip edilmediklerinin dosya kapsamından anlaşılamadığı, davacının hem ödeme aracı mahiyetindeki çekleri uhdesinde tutmaya devam edip, hem bu çeklerin karşılıksız çıkan kısımlarından oluşan bakiye açık hesap alacağını talep edemeyeceği, bu durumda mahkemece kaldırma ilamında belirtildiği üzere davacı vekiline dört adet çeki davalıya iade edip etmediğinin açıklattırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, kaldırma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde olmamış, davalı istinafı bu yönden haklı bulunmuştur.Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun, yukarıda açıklanan gerekçe ile kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/02/2025 tarih ve 2024/350 Esas ve 2025/115 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,

2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,

4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,

6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/10/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/991, K. 2026/1752, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-991-e-2026-1752-k-deee9398fc22