İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/45 E. 2025/834 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/45
- Karar No
- 2025/834
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/45 Esas - 2025/834 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/45 Esas KARAR NO : 2025/834
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2020 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 27/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin... .... .... .... .... ... ... .... araç kazasında yaralandığını ve psikolojik şoka girdiğini, davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen sigorta poliçesi, kişi başına sakatlık halinde kaza tarihinde 30333177 poliçe no ile bedeni teminat sağlandığını, müvekkilinin kaza sırasında maruz kaldığı travma sonucu belinde kırık meydana geldiğini, olay nedeniyle büyük korku yaşadığını ve girdiği psikolojik şoku atlatamadığını manevi tazminat talep ettiğini, davalılara başvurusunun haksız olarak reddedildiğini iddia ederek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25/01/2021 tarihli dilekçesinde özetle, maddi tazminat talebini açıklayarak 500,00 TL geçici, 400,00 TL daimi sakatlık tazminatı talep ettiğini bildirmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; usulüne uygun başvuru yapılmadığından davanın başvuru şartı eksikliğinden usulden reddi gerektiği, tedavi ve geçici maluliyet giderlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, gerçek zararın ispatının gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Milli Savunma Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; yargı yolu, görev, yetki, işbölümü, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, kaçınılmazlık durumunun söz konusu olduğunu, olayda idarenin kusura dayalı ve kusursuz sorumluluğunun olmadığını, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, yapılan ödemelerin mahsubunun gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle kusurlu yan ve sigortacısı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememizce davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı ve davalı Milli Savunma vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine ... BAM 26. HD 2022/2204 esas 2024/1432 karar sayılı ilamı ile, "Mahkemece, davalı sigorta şirketinin rapora itirazları da değerlendirilerek davacının belirtilen zihinsel ve ruhsal davranışsal bozukluklar ve travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle gördüğü tedaviler ve kullandığı ilaçlara ait tüm belgelerin getirtilmesi, zihinsel ve ruhsal bozukluğunun kaza ile illiyetinin bulunup bulunmadığı, travma sonrası stres bozukluğu nedeniyle tedavisinin sona erip ermediği, tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği, maluliyete neden olacak şekilde kalıcı hale gelip gelmediği, araz bırakacak şekilde çalışmasına engel teşkil edip etmediğinin belirlenmesi, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle uygulanması gereken Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kazadan kaynaklanan daimi maluliyet oranının tespit edilmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması ve sonucuna göre manevi tazminat takdir edilmesi" gerektiğinden bahisle kararın kaldırılmasına karar verilerek dosya Mahkememize gönderilmiştir. Kaldırma ilamından sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınan 17/09/2025 tarihli raporda, kişide tespit edilen Travma Sonrası Stress Bozukluğu ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı bulunduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyet oranının %22, geçici iş göremezlik süresinin 6 ay olduğu, bakıcı ihtiyacı bulunmadığı bildirilmiştir. Kaldırma ilamından önce alınan raporun kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olmadığı anlaşılmakla raporlar arasında çelişki bulunmadığı değerlendirilerek kaldırma ilamı doğrultusunda düzenlenen rapora itibar edilmiştir. Davacı vekili 01/09/2021 tarihli dilekçesi ile, davalı sigorta ile maddi tazminata ilişkin sulh olduklarını bildirerek feragat ettiklerini beyan etmiş, davalı vekili 02/09/2021 tarihli dilekçesi ile davacı ile sulh olduklarından yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirmiştir. Davanın niteliği ile HMK'nun 307 ve devamı maddeleri uyarınca maddi tazminata ilişkin davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminata ilişkin talebin değerlendirilmesinde ise, TBK'nun 56. maddesi gözetildiğinde davaya konu kazanın davacının manevi acı ve ızdırap duymasına neden olduğu, bu hali ile davacının manevi tazminat talebinin yerinde olduğu, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirebilecek ve var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan miktarının her olayın şartlarına göre değerlendirilmesinin gerekeceği; davacının maluliyet oranı, davacının psikolojik travmasının kalıcı hale gelmiş olması, olay tarihi, oluş biçimi, olayın özellikleri, ekonomik ve sosyal olgular, yargılamanın geçirdiği safahat ve enflasyon durumu ile olaydaki kusur durumu dikkate alındığında davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 1-Davacının maddi tazminata ilişkin davasının feragat nedeni ile reddine, 2-Davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 75.000,00 TL manevi tazminatın 25/12/2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Milli Savunma Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminata ilişkin alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 344,97 TL'nin mahsubu ile bakiye 270,43 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat KAYDINA, Manevi tazminata ilişkin davalı bakanlık harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı gözetilerek 1.307,00 TL'sinin davalı Bakanlık'tan, bakiyesinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, Maddi tazminata ilişkin davalı bakanlık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Maddi tazminata ilişkin davalı sigorta şirketi talep etmediğinden lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, Manevi tazminata ilişkin davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Bakanlık'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, Manevi tazminata ilişkin davalı Bakanlık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, Davacı tarafça iş bu yargılama neticesinde yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı bozma öncesi 1.438,75 TL ve 8.742,75 TL ATK masrafının toplamı 10.181,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 7.636,12 TL'sinin davalı Bakanlık'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/11/2025
¸¸ ¸¸