Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/3000 E. 2026/2541 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/3000
- Karar No
- 2026/2541
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/3000 - 2026/2541 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/3000 KARAR NO : 2026/2541
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI : 2019/201 Esas, 2024/705 Karar TARİHİ : 18/09/2024
DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av. DAVA İHBAR OLUNAN : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ : 13/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih 2019/201 Esas, 2024/705 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 24.12.2016 tarihinde müvekkillerinden ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpıştığını, kazanın oluşumunda ...'ın kusuru bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın davalılardan ... Sigorta A.Ş. nezdinde Z.M.M.Sigortalısı olduğunu, hükmedilecek tazminata reeskont faizi uygulanması gerektiğini, davalılardan ... ... Nak. Tic. Ltd. Şti.'nin aracın maliki olduğunu ve sorumluluğu bulunduğunu, müvekkillerinden ...'ın kaza nedeniyle kalıcı olarak malul olduğunu, kaza tarihinden itibaren 5 ay süre ile yatağa bağımlı kaldığını, 1,5 yıl iş yapamaz hale geldiğini, müvekkili ...'ın geri dönüşüm işyerinde usta olarak çalıştığını ve aylık 3.000,00 TL ücret aldığını, davacı ... için 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, davacı ... için 100,00-TL maddi (bakım ücreti), 25.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihi olan 24.12.2016 tarihinden itibaren işletilecek avans işlemlerine uygulanan ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesin talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin tazminat talebinin yeni Genel Şartlar gereği teminat kapsamı dışında olduğunu, müvekkilinin sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının kazadan kaynaklanan malullük oranının tespiti gerektiğini, yeni Genel Şartlar hükümleri uyarınca hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin poliçe teminat limiti ve yasal faiz ile sorumlu olduğunu, davacının dava konusu olay nedeniyle SGK'ndan herhangi bir ödenek alıp almadığının tespiti gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ve ... ... Nak. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davacının maluliyet oranının ATK raporu ile tespiti gerektiğini, ... plakalı araçlarının dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ 18/09/2024 TARİHLİ KARARI: mahkemece 1-)Davacı ...'ın maddi tazminat davasının kabulü ile; 5.814,10 TL geçici, 626.768,75 TL sürekli olmak üzere toplam 632.582,85 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09/06/2018, davalılar ... ve ... açısından 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 320.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, 2-)Davacıların manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile; a)Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, b)Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, c)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, d)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, e)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, f)Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin manevi tazminat yönünden vermiş olduğu kısmen kabul kısmen red kararının hukuka uyarlığı bulunmadığını, müvekkili ... meydana gelen kaza nedeniyle %7 iş gücünü kaybederek sakat kaldığını, kaza nedeniyle davacılardan ... uzun süre kendi ihtiyaçlarını tek başına gideremediğini, maddi tazminat ile manevi tazminat arasında bir oranın olması gerektiğini, müvekkili ... için 632.582,85 TL maddi tazminat hükmedilirken sadece 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin vermiş olduğu kararda maddi tazminat ile manevi tazminat arasında bir orantı bulunmadığını, meydana gelen kazada müvekkilinin sakat kalması, yaşı ve diğer faktörüler gözetildiğinde müvekkiline hükmedilen manevi tazminatın ne kadar düşük kaldığı ortaya çıkacağını, müvekkili ... yönünde de tam olarak manevi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkemece verilen ret kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili kararı istinaf etmişse de 05.12.2024 tarihli istinaftan feragat dilekçesi ile istinaftan feragat ettiğinden davacılar vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; başvurunun geçersiz evrak ile yapıldığını, usulüne uygun bir başvuru olmadığından dosyanın usulden reddinin gerektiğini, geçici iş göremezlik, tedavi masrafları ve bakıcı gideri bakımından müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, poliçe teminatı dışında olan taleplerin reddinin gerektiğini, söz konusu bilirkişi raporunda TRH 2010 yaşam tablosu progresif rant formülüne göre hesaplanan tutarların hatalı olduğunu, teknik faiz uygulanmaması hukuka aykırı olduğunu, 1.8 teknik faiz tazminatın peşin olarak ödenmesine istinaden paranın peşin sermaye değeri üzerinden yapılan ve davalı lehine hakkaniyet indirimi teşkil ettiğini, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabında TRH 2010 tablosu dikkate alınması gerektiğini ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, ceza soruşturması esnasında uzlaştırma sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, uzlaştırma sağlanmış ise açılan davadan feragat edilmiş sayılacağından davanın esasına girilmeden davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili sigorta şirketi aleyhine hüküm kurulması durumunda müvekkili şirketin ancak dava başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulabileceğini belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı Davalı ... ve ... ... Nak. Tic. Ltd. Şti. Vekili; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında alınmış olan ATK raporu kazanın meydana geldiği yer kazanın oluş vb. şekli hatalı ve yanılgı ile değerlendirilerek rapor tanzim edildiğini, müvekkilinin %100 kusurlu olduğu yönündeki ATK raporunun kabulünün mümkün olmadığını, meydana gelen kazada müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu çelişkinin giderilmesi bakımından dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kurumuna sevk edilmesi gerektiğini, gerek davacı gerekse eş ve çocuklar yönünden verilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, çocuk ve eş yönüyle de sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, maddi tazminat yönünden davanın kabulüne manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi (geçici/kalıcı iş göremezlik tazminatı) ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davacılar vekili, Davalı ... ve davalı ... Ltd. Şti vekili ve davalı ... Sigorta vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekilinin istinafının incelenmesinde: Davacılar vekili kararı istinaf etmişse de 05.12.2024 tarihli istinaftan feragat dilekçesi ile istinaftan feragat ettiğinden davacılar vekilinin istinaf talebinin yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davalı vekillerinin kusur raporuna yönelik istinaflarının incelenmesinde: 24/12/2016 günü saat 11:30 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile .... Caddeyi takiben Kuzey istikametine doğru seyri sırasında, seyir yönüne göre sol tarafında bulunan, kaza mahalli ... ile ... Otomotiv isimli işletme arasında bulunan sokağa dönüş yapmak istediği esnada, idaresindeki aracın sol ön teker kısımları ile sol gerisinden gelen ve düz istikamette hareket halinde olan sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı motosikletin ön kısımları ile çarpışması sonucu bahse konu trafik kazası meydana gelmiştir. Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 17.09.2020 tarihli kusur raporunda; "Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan çekici ve çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, bahse konu kaza mahalli kavşak noktasına geldiği anda görüş alanını kontrol altında bulundurması, doğrultu değiştirme manevrasına başlamadan önce sol gerisinde seyir halinde olan araçların seyir durumlarını dikkate alıp, öncelikli geçiş hakkını yakın mesafede bulunan ve düz istikamette seyir halinde olan motosiklete verdikten sonra, manevrasını uygun bir anda kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken, bu hususlara riayet etmeyip kontrolsüz şekilde doğrultu değiştirdiği sırada, sol gerisinden seyirle gelen ve düz istikamette hareket halinde olan motosikletin seyir şeridini kapatması akabinde gerçekleşen kazada asli (%100 oranda kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresinde bulunan motosiklet ile seyri sırasında bahse konu kaza mahalline geldiği sırada seyir yönüne göre sağ önünden dönüş manevrası yaparak kısa mesafeden istikamet şeridini kapatan çekicinin sol ön kısımları ile çarpışması sonucu gerçekleşen kazada tedbir alabilecek yeterli mesafe ve zamanın olmadığı anlaşıldığından atfı kabil kusuru bulunmamaktadır." denilmiştir. Rapor kaza tutanağı, dosya kapsamı ve olayın oluşu ile uyumlu olup mahkemece itibar edilmiş olması yerindedir. Diğer yandan davalılar müterafik kusur bulunduğu yönünde savunma yapmışlar mahkemece bu itiraz konusunda olumlu olumsuz bir karar verilmemiştir. Dosya kapsamından yapılan incelemede kaza tutanağına göre davacı ...'ın kaza sırasında kaskının takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, davacının kaza sırasında kask taktığını ispatlayamadığı, davacıdaki kalıcı yaralanmanın baş ve çene bölgesinde meydana geldiği anlaşılmış olup bu durumda hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. Mahkemece bu hususun gözden kaçırılması hatalı olmuştur. Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, -11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, -11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, -01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve -20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) Mahkemesinde hükme esas alınan 22.09.2022 tarih ve3408 sayılı ATK 2 Üst Kurulunun maluliyet raporunun, kaza tarihi olan 24.12.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği ve davacının kalıcı maluliyetinin %5 olarak tespit edildiği, aynı raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde de maluliyet tespiti yapıldığı ve buna göre davacının kalıcı maluliyetinin %7 olarak bulunduğu, mahkemece hatalı olarak bu oranın kabul edildiği, oysa kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri olup bu yönetmelik çerçevesinde tespit edilen kalıcı maluliyet oranı %5'in esas alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekillerinin bu yöndeki istinafları yerindedir. Buna göre aktüerya uzmanı tarafından 25.03.2024 tarihli ek raporla hesaplanan geçici iş göremezlik dönemi için 5.814,10 TL, sürekli iş göremezlik/maluliyet dönemi için 447.691,96 TL olmak üzere toplam 453.506,06 TL'nin davacı ...'ın tazminat alacağı olduğu, bu miktarlardan %20 müterafik kusur indirimi yapıldığında davacı ...'ın geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 4.651,28 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 358.153,568 TL olmak üzere toplam alacağının 362.804,85 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olmuştur. Davalı vekillerinin bu yöndeki istinafları yerindedir. Davalı vekillerinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekillerinin bu yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı vekillerinin geçici iş göremezlik talebine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2019/6271 esas ve 2020/8104 karar sayılı 03/12/2020 günlü kararı) Bu nedenle davalı Sigorta vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan aracın işleteni olan davalı ... Şti davacının tüm zararından işleten sıfatıyla sorumlu olduğundan bu davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir. Son olarak davalı vekilleri müvekkillerinin davacının bakıcı giderinden sorumlu olmadığını savunmuşlarsa da mahkemece bakıcı giderine hükmedildiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve temerrüde düşmedikleri yönündeki istinaf sebebinin incelenmesinde; Davalı vekili her ne kadar davacı tarafından müvekkili şirkete dava öncesi usulüne uygun başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; davacı vekili tarafından davanın açılmasından önce davalı şirkete gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, hastane epikrizleri, hesap bilgileri vd. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, ancak davalı tarafından eksik belge bulunduğu gerekçesiyle herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu sebeple davalının temerrüdünün gerçekleştiği anlaşılmakla, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davacılarla yapılan bir uzlaşma bulunduğuna dair delil olmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Faiz başlangıç tarihine ve faiz türüne yönelik istinafın incelenmesinde: Dava haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup belirsiz alacak davası niteliğindedir. Kaldı ki dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirtilmiştir. Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK 107.maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176. ve devamı maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir. ( Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/14980 - 2018/8201 esas karar sayılı kararı) Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8546 Esas 2018/16333 Karar sayılı kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2017/8353 Esas ve 2018/13810 Karar sayılı kararları. Yine dava haksız fiile ilişkin olup davacının alacağı işleten ve sürücü yönünden kaza tarihi, sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonra gerçekleşir. Harç ikmali dilekçesi ve ıslah dilekçesi verilmesi halinde de aynı tarihler temerrüd tarihi olarak kabul edilir. Bu sebeple mahkemece, ıslahla artırılan miktar için de temerrüd tarihinin işleten ve sürücü için kaza tarihi, sigorta şirketi yönünden temerrüd tarihinin esas alınması gerekmektedir. Mahkemece bu yönde uygulama yapılmış olup davalı Sigorta vekilinin bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır. Yine davalı vekili ticari faiz uygulanamayacağını ileri sürmüşse de mahkemece yasal faize hükmedildiğinden davalı vekilinin bu yöndeki istinafı da yerinde görülmemiştir. Davalı Sigorta Şirketinin poliçe limitinin yanlış belirlendiği yönündeki istinafının incelenmesinde: Kaza tarihi 24.12.2016 olup kaza tarihinde geçerli poliçe limiti 310.000 TL'dir. Mahkemece hükümde poliçe limitinin 320.000 TL olarak yazılmış olması hatalı olmuştur. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerindedir. Manevi tazminatın miktarına yönelik istinafın incelenmesinde: 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Somut olayda 24.12.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... şirketinin işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın, davacı ...'ın kullandığı motosiklete çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, davacı ...'ta hayati tehlike meydana gelecek, kemik kırığı oluşacak ve %5 kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralanma meydana geldiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün %100 oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacıların yaşı, davacı ...'ın maluliyet oranı, diğer davacıların zarar görene yakınlıkları, paranın satın alma gücü ve olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fahiş olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı şirket vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Ltd. Şti vekili ve davalı ... Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle KISMEN kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ ile; 2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2024 tarih 2019/201 Esas, 2024/705 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Davacı ...'ın maddi tazminat davasının KABULÜ ile; 4.651,28 TL, kalıcı iş göremezlik zararının 358.153,568 TL olmak üzere toplam alacağının 362.804,85 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından 09/06/2018, davalılar ... ve ... açısından 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 310.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 5-Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; a)Davacı ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, b)Davacı ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine, c)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, d)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, e)Davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, f)Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE, Harç yönünden: 6-a-)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 31.955,75-TL harçtan 533,16-TL peşin harç, 44,40-TL başvuru harcı, 2.157,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.734,56-TL harcın mahsubu ile bakiye 29.221,20-TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 21.176,10-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye hazineye irad kaydına, b-)İlk derece mahkemesince 18/09/2024 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine, d-)Davacılar tarafından yatırılan toplam 2.734,56-TL harcın davalı ... ve davalı ... ... Nak. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacılara ödenmesine, Yargılama giderleri yönünden: 7-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 7.065,00-TL yargılama giderinin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 4.051,99-TL'sinin (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 3.462,24-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı ... tarafından yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 40,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 9-Davalı ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılan 355,10-TL yargılama giderinin davanın red edilen kısmı üzerinden hesaplanan 241,00-TL'sinin davacıdan alınarak davalı ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, 10-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 11-Maddi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 58.048,78-TL vekalet ücretinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 45.000,00-TL sinden sorumlu olmak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 12-Maddi tazminat yönünden reddedilen kısım üzerinden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak tüm davalılara ödenmesine, 13-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 14-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 16-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 17-Manevi tazminat yönünden; Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 18-Manevi tazminat yönünden; Davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden AAÜT hükümleri nazara alınarak red edilen kısım üzerinden hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'tan alınarak davalılar ... ve ... Uluslararası Nakliyat Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 19-Davacılar, Davalı ..., davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 20-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 21-Davalı ... tarafından yapılan 458,00-TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacılardan alınarak davalı ... ...'e ödenmesine, 22-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 13.10.2026
Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır
İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.