Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/275 E. 2026/1709 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/275
- Karar No
- 2026/1709
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/275 - 2026/1709 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/275 KARAR NO : 2026/1709
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/11/2025 NUMARASI : 2025/67 Esas 2025/882 Karar
DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
BİRLEŞEN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2025/68 E. 2025/99 K. SAYILI DOSYASI
DAVACILAR : 1- VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/11/2025 tarih ve 2025/67 Esas - 2025/882 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı elektrik şirketinin, müvekkili şirkete 11/2023 tarihli fatura dönemine ilişkin düzenlediği elektrik faturasıyla hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli tahsil ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan itirazların reddedildiğini ve tahakkuk ettirilen bedelin ödenmesi gerektiği karşısında müvekkil şirketin işlerinin aksamaması ve elektrik kesilmesi baskısı altında davalı şirkete 814.282,82 TL olarak faturalandırılmış olan ücreti faiziyle birlikte 830.242,77 TL olarak ihtirazi kayıtla ödediğini, davalı şirketçe belirlenen bu miktarlar haksız ve mesnetsiz olup müvekkili şirket tarafından herhangi bir kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kaçağa ilişkin bir durum değerlendirilecek olursa dahi tahakkuk edilen bedel fahiş olup dolayısıyla bu durum detaylı bir şekilde bilirkişilerce araştırma neticesinde belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin faturalandırma sürecinde yapmış olduğu değerlendirmeler ilgili mevzuattaki hükümlere aykırı olduğunu, zira bu hususa ilişkin yeterli bir araştırma ve denetleme yapılmadan ve uzman bilirkişilerden alınacak detaylı raporlar sonucunda bir neticeye varılması gerekmekte iken davalı şirketçe bu durum dikkate alınmayıp afakî değerlendirmeler yapıldığını belirterek davacı şirket tarafından ihtirazi kayıt ile ödemesi yapılan haksız ve hatalı hesaplanan meblağa ilişkin iade talebiyle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin iadesi yönünde davanın kabulüne karar verilerek davacı şirkete yasal faiziyle ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA DOSYASINDA DAVACI VEKİLİ ÖZETLE; Davalı şirket tarafından müvekkili şirket aleyhine 16/12/2023 tarihinde kaçak elektrik kullanımı iddiası ile ödeme talebiyle gönderilen iki ayrı faturanın müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödendiğini, davalı elektrik şirketinin müvekkili elektrik şirketine 12/2023 tarihli fatura dönemine ilişkin düzenlediği elektrik faturasıyla hukuka aykırı olarak kayıp-kaçak bedeli tahsil ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete yapılan itirazların reddedildiğini, tahakkuk ettirilen bedelin ödenmesi gerektiği karşısında müvekkili şirketin işlerinin aksamaması ve elektrik kesilmesi baskısı altında davalı şirkete 519.259,18 TL olarak ihtirazi kayıtla ödendiğini, davalı şirketçe belirlenen miktarın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından herhangi bir kaçak elektrik kullanımı söz konusu olmadığını, mahkemece resen dikkate alınacak tüm nedenlerle, müvekkili şirket tarafından ihtirazi kayıt ile ödemesi yapılan haksız ve hatalı hesaplanan meblağa ilişkin iade talebiyle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00TL'nin iadesi yönünde davasının kabulüne karar verilerek müvekkili şirkete ticari faiziyle ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davacı tarafın aleyhine 26/11/2023 tarihinde 814.282,82 TL faiziyle 830.242,77 TL ödenen ve 1.000,00 TL üzerinden belirsiz alacak davasına konu edilen faturaların kaçak elektrik kullanımından kaynaklandığını, dava konusu ... numaralı tesisatta abonelik olmaksızın 22/11/2023 tarihli ve ... sayılı kaçak kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından HMK madde 114 ve 115 gereğince belirsiz alacak davası mi kısmi dava mı olduğunun tespiti için kesin süre verilmesini ve aksi takdirde davanın usulden reddini gerektiğini, ayrıca birleşen 2025/68 E. sayılı dosya yönünden de 519.259,18 TL tutarlı fatura için 1.000,00 TL üzerinden açılan belirsiz alacak davasında tesisatın enerjisinin kesilmesine rağmen 13/12/2023 tarihinde kesilen elektriğin açılarak ... sayılı kaçak kullanım tespit tutanağının düzenlendiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yapılan tahakkuk hesaplamalarının yasal ve yerinde olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Davacının tükettiği bütün enerji sayaç tarafından kaydedilmiş olup, davacının kaçak tüketimi söz konusu olmadığından, yalnızca kaydedilen enerji bedelinin davalı şirkete ödenmesi, başka bir deyişle kaçak tüketim cezası ve KDV'sinin davacı tarafa istirdatı gerektiği kanaati oluşmuş olup, her iki döneme ilişkin tüketilen enerji bedellerinin dosyaya ibraz edilen Elektrik Elektronik Y.Mühendisi bilirkişisi raporunda belirtildiği üzere; kaçak tüketim bedeli olarak düzenlenen faturalar toplam bedeli olan 1.349.501,95 TL tutardan, davacının tüketim bedeli olan 802.484,81 TL tutarın düşülmesi sonucu elde edilen 547,017,14 TL tutarın davacıya istirdatının gerektiğinin belirtildiği, davacı vekilinin talebini ıslah istemi ile 547.017,14 TL belirttiği anlaşılmakla, rapor hükme esas alınarak asıl dosya yönünden açılan davanın kabulü ile, 287.384,55 TL'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dosya 2025/68 esas sayılı dosya yönünden açılan davanın kabulü ile, 259.629,59 TL 'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Asıl dosya yönünden AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, *287.384,55 TL'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dosya 2025/68 esas sayılı dosya yönünden AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, *259.629,59 TL 'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ...." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı tarafından 2025/67 E. ve 2025/68 E. sayılı dosyalarla açılan ve birleştirilen davalarda, 22/11/2023 tarihli ... sayılı ve 13/12/2023 tarihli ... sayılı kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarına istinaden tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, 22.11.2023 tarihli ilk tutanağın düzenlendiği dönemde davacının aboneliğinin bulunmadığını ve kaçak kullanımın sabit olduğunu, 21.11.2023 tarihinde abonelik sözleşmesi imzalanmış olmasının abonelik öncesi gerçekleşen kaçak tüketimi ortadan kaldırmadığını, ikinci tutanağın ise mühür fekki nedeniyle düzenlendiğini, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, alacak miktarının belirli olduğunu, bu nedenle HMK madde 107 ve 114 uyarınca davacıya kesin süre verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin kamu hizmeti yürüttüğünü ve kaçak elektrik tahakkuklarının Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42,44,45 ve 46. maddelerine uygun olarak yapıldığını, davacının kaçak kullanımı alışkanlık haline getirdiğini, faturaların yasal mevzuata ve tarife hükümlerine uygun şekilde hesaplandığını, davacının iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan faturalara konu borçtan borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince, davalı ... görevlileri tarafından asıl dosyada davacı şirketler hakkında düzenlenen 22/11/2023 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağına konu borçtan, birleşen dosyada (2025/68 Esas) 13/12/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına konu borçtan borçlu olmadığının tespiti istemi ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/67 Esas sayılı dosyası üzerinden menfi tespit davası açıldığı, mahkemece 30/01/2025 tarih 2025/68 Esas ve 2025/99 Karar sayılı ilam ile birleşen dosyanın asıl dosya ile birleştirilmesine karar verildiği ve yargılamaya 2025/67 Esas sayılı dosya üzerinden devam edildiği, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 13/11/2025 Tarih, 2025/67 Esas ve 2025/882 Karar sayalı karar ile " Asıl dosya yönünden AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, *287.384,55 TL'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Birleşen dosya 2025/68 esas sayılı dosya yönünden AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE, *259.629,59 TL 'nin ödeme tarihi olan 22/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Özel hukuk tüzel kişisi olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2021/4894 Esas ve 2021/10580 Karar; 2022/8164 Esas ve 2023/954 Karar sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 Tarih, 2024/83 Esas ve 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davaya konu uyuşmazlık 22/11/2023 ve 13/12/2023 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanaklarından kaynaklanmakta olup bu tutanakların düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 30/05/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği incelendiğinde; Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri MADDE 42 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç)Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak Elektrik Tüketim Miktarının Hesaplanması MADDE 44 – (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a)Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b)Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2)Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a)Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b)Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre MADDE 45-(1)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a)42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c)42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç)Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2)42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3)Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b)Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c)Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5)Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır. Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması MADDE 46 – (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesi üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller dikkate alınmaz. (2)Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketicinin, 44 üncü madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu tüketici grubuna kaçak elektrik enerjisi tükettiği dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 1,5 katı ile çarpılarak, kaçak enerji tüketim bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir. (3)Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi tükettiğinin tespiti edilmesi durumunda, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarifenin 2 katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır. (4)Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi tüketimindeki hesaplamalar, ticarethane tüketici grubuna uygulanan birinci fıkrada kapsamı belirtilen tarife üzerinden yapılır. Davaya konu 22/11/2023 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağının davalı hakkında ... nolu tesisata yönelik olarak " perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın kaçak elektrik kullanımı" gerekçesi ile düzenlendiği, 13/12/2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının ise " kesilen elektriği yükümlülükleri yerine getirmeden açma" gerekçesi ile düzenlendiği, ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.'nin 11/05/2025 tarihli cevabi yazısında davaya konu tesisatta davacıların 21/11/2023 tarihinde başlayan ve halen devam eden elektrik abonelik sözleşmesinin bulunduğunun bildirildiği, ilk derece mahkemesince taraf delillerinin toplandığı, dava dosyasının bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi raporunun dava dosyasına sunulduğu, bilirkişi raporunda, davacının 21.11.2023 tarihinden itibaren ... Mah. 0 Sk. No:0/... ... adresindeki ... tesisat no'da ticarethane aboneliğinin başlatıldığı, 22.11.2023 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı'nda ise davacının "perakende satış sözleşmesiz /ikili anlaşmasız tüketim" gerekçesiyle tanzim edildiği, oysa ki davacının bir gün önce, 21.11.2023 tarihinde abonelik tesis ettiği ve dolayısıyla tutanağın yanlış düzenlendiği, davacının 16.11.2023 tarihinde tesisatına sayaç montajı ile tüketime başladığı ve akabinde abonelik başvurusunda bulunduğu, takip eden 1 hafta içerisinde abonelik işlemlerinin tamamlandığı, davacının kaçak tutanağı düzenlendiği tarihte aboneliğinin bulunduğu, davalı şirketin 22.11.2023 tarihli Kaçak Elektrik Tüketimi Tespit Tutanağı'nı yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlemediği ve abone olmadığı gerekçesiyle davacının enerjisini kestiği, Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, davalı şirketin abonelik konusundaki tespitini doğru belgeye dayandırmadığı, bu nedenle 13/12/2023 tarihli tutanağın da yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği ve davacının enerjisinin yeniden usulsüz olarak kesildiği, davacının tükettiği bütün enerjinin sayaç tarafından kaydedildiği, hal böyle olunca davacının kaçak tüketimi söz konusu olmadığından, yalnızca kaydedilen enerji bedelinin davalı şirkete ödenmesi, başka bir deyişle kaçak tüketim cezası ve KDV'sinin davacı tarafa istirdatı gerektiği, her iki döneme ilişkin tüketilen enerji bedellerinin kaçak tüketim bedeli olarak düzenlenen faturalar toplam bedeli olan 1.349.501,95 TL tutardan, davacının tüketim bedeli olan 802.484,81 TL tutarın düşülmesi sonucu elde edilen 547,017,14 TL tutarın davacıya istirdatının gerektiğinin rapor edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hukuki denetime uygun olduğu, kaçak tutanaklarının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan yönetmelik hükümleri doğrultusunda hazırlandığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince söz konusu rapor hükme esas alınarak verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu, dava konusu uyuşmazlık yargılamayı ve bilirkişi hesaplaması gerektirdiğinden, davacının davasını belirsiz alacak olarak açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibari ile tahsili gereken 37.366,74 TL İstinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 9.342,00 TL İstinaf nispi karar harcının mahsubu ile bakiye 28.024,74 TL İstinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf sırasında yapılan yargılama giderlerinin istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 6- Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. Maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/10/2026
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır