İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/85 E. 2026/59 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/85
Karar No
2026/59
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 27. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/85 Esas KARAR NO : 2026/59

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 05/10/2023 KARAR TARİHİ : 10/09/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; 26/10/2022 tarihinde ... sevk ve idaresindeki... plakalı minibüs ile ...sevk ve idaresindeki ...plakalı çekicinin karıştığı trafik kazasında yolcu olarak bulunan müvekkili ...'ın ağır yaralandığını, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... sayılı soruşturma dosyasının yürütüldüğünü, müvekkilin kaza neticesinde geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, vücudunda kırıklar oluştuğunu ve çok sayıda operasyon geçirdiğini, kaza anında ...plakalı aracın Zorunlu Karayolu Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, müvekkilin ekonomik durumunun dava masraflarını karşılamaya yetersiz olması nedeniyle adli yardım talebinde bulunulduğunu, sürekli iş göremezlik zararı için 50,00-TL, geçici iş göremezlik zararı için 50 TL, bakıcı gideri için 50,00-TL ve tedavi gideri için 50,00 TL olmak üzere şimdilik toplam 200,00-TL maddi tazminatın davalıdan tahsilinin talep edildiğini, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca bakıcı giderlerinin brüt ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, SGK kapsamı dışında kalan tedavi giderlerinin de sigorta şirketi sorumluluğunda bulunduğunu, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, zorunlu arabuluculuk sürecinin 22.09.2023 tarihli anlaşamama tutanağı ile sonlandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri uyarınca belirlenecek maddi tazminatın 24/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... SİGORT vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 50,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri ve 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ettiğini, ancak davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK 107. maddesine aykırı olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca dava açılmadan önce müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, davacının sunduğu sağlık kurulu raporunun yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, sigorta şirketlerinin maluliyet belirleme yetkisinin bulunmadığını, 20.02.2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca raporun yetkili sağlık kuruluşlarından alınması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur incelemesinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, maluliyetin kaza ile illiyet bağının ispatlanması gerektiğini, Adli Tıp Kurumu ...İhtisas Dairesi dışında alınan raporlara itibar edilmemesi gerektiğini, davacının SGK'dan gelir alıp almadığının araştırılmasını, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerinden müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, 26.04.2016 tarihinden sonraki poliçeler açısından KTK 92/1-i bendi uyarınca bu taleplerin kapsam dışı olduğunu, ceza davası bulunması halinde sonucunun beklenmesi gerektiğini, uzlaşma sağlanmışsa davanın reddinin zorunlu olduğunu, davacının gerçek gelirini ispat etmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer uzmanı tarafından yapılması gerektiğini, 7327 sayılı Kanun ve ilgili genel şartlar uyarınca tazminat hesaplamasında iskonto oranı ve hayat tablolarının esas alınması gerektiğini, davacının tanık deliline muvafakat etmediklerini, usulüne uygun başvuru bulunmadığından temerrüt faizi ve yargılama giderlerinden sorumlu olmadıklarını, sigortalı aracın yolcu taşıma aracı olması sebebiyle davanın ...A. Ş. 'ye ihbar edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda özetle; Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu kapsamında maddi hasarlı bir trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin bulunmadığı, kazanın önlenebilir ve öngörülebilir nitelikte olduğu, kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, ...plaka sayılı çekici ve ona bağlı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nün kazanın oluş şekli ile doğru orantılı olarak teknik yönden birinci derecede kusurlu olduğu, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın ise teknik yönden ikinci derecede kusurlu olduğu, araç maliki ve işletenlerinin sorumluluklarının mahkemenin takdirine bırakıldığı, nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu, davacı ...'ın dokuz aylık geçici iş göremezlik maddi zararının 73443,82 TL olduğu, davacının yüzde sekiz sürekli iş göremezlik sebebiyle maddi zararının 361.041,13 TL olarak belirlendiği, iki aylık geçici bakıcı gideri maddi zararının 12.942,00 TL olduğu, tedavi giderleri sebebiyle maddi zararının 5.000,00 TL tutarında bulunduğu, davacı Pakize Sayılgan'ın toplam bedensel ve cismani zararlarının 452.426,95 TL olduğu, davalı ...Sigorta A. Ş. bakımından temerrüt tarihinin 19.12.2022 olduğu ve davalı şirket bakımından uygulanacak faiz türünün ticari işlerde uygulanan avans faizi olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi zararların tazmini istemine ilişkindir. Davalı... Sigorta A.Ş. ... plakalı aracın ZMM sigortası gereği sigortacısıdır. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (Prof.Dr.Ahmet M. KILIÇOĞLU Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Turhan Kitabevi, 4. baskı, sayfa 208) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur. Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; denetime elverişli bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarında yapılan tespitler ve doğrultusunda; ... plakalı araç sürücünün kazanın meydana gelmesinde 1. Derece %75 oranında kusurlu olduğu ... plakalı araç sürücüsünün ise kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu ancak davacının dava dilekçesi müteselsil sorumluluktan vazgeçmediği, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 25.12.2025 tarihli maluliyet raporunda, "Pakize Sayılgan’ın 26.10.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği ve 2 ay devamlı bakıma muhtaç olduğunun belirtildiği, aktüerya bilirkişisi tarafından dosyadaki mevcut bilgi ve belgeler doğrultusunda düzenlenen ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporu ile sürekli iş görmezlik zararı yönünden 361.041,13 TL, geçici iş göremezlik zararı yönünden 73.443,82 TL, bakıcı gideri yönünden 12.942,00 ve tedavi gideri yönünden 5.000,00 TL olmak üzere toplam 452.426,95 TL zararı oluştuğunun tespit edildiği anlaşılmakla davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin temerrüt tarihi olan 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulüne; 361.041,13 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 73.443,82 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 12.942,00 TL bakıcı gideri tazminatı ve 5.000,00 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 452.426,95 TL tazminatın 19.12.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 30.905,28 TL harçtan başlangıçta alınan 269,85 TL ve 1.560,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 29.075,43 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve devlete ödenen (mahsup edilen) 1.829,85 TL harcın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 72.388,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 24.500,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.10/09/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/85, K. 2026/59, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-85-e-2026-59-k-6f82eae2b82b