Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/2853 E. 2026/2544 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/2853
Karar No
2026/2544
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2853 - 2026/2544 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2024/2853 KARAR NO : 2026/2544

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/05/2024 NUMARASI : 2022/678 Esas, 2024/604 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ : 12/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.05.2024 tarih ve 2022/678 Esas, 2024/604 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresinde olup davalı şirkete KZMMS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 29.08.2021 tarihinde çarpışması sonucu davacının yaralandığını, bu nedenle maddi zarara uğradığını, kazanın meydana gelmesinde davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusurlu ve bu nedenle davalı sigorta şirketinin zararın tazmininden sorumlu olduğunu, bu maksatla davalıya müracaat ve arabuluculuk süreçlerinden olumlu netice alınamaması nedeniyle dava ikamesinin zorunlu hale geldiğini ileri sürerek ve fazlaya dair her türlü haklar saklı kalmak kaydı ile tespit edilecek miktarlara temerrüt/olmadığı takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile olmak üzere 6100 sayılı HMK m.107 uyarınca toplanacak delillere göre tazminat hesabı yaptırılarak meydana gelen kaza neticesi davacının ; 100,00 TL kalıcı maluliyet, 100,00 TL geçici-tam iş göremezlik zararının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. ISLAH : Davacı vekili 28.03.2024 tarihli dilekçesi ile bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini kalıcı maluliyet tazminatı yönünden 301.260,00 TL'ye, geçici maluliyet tazminatı yönünden ise 32.475,00 TL'ye olmak üzere toplamda 333.735,00 TL'ye arttırmıştır. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın kaza tarihinde müvekkili nezdine KZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik taleplerinin poliçe teminat limiti dahilinde olmadığını, tazminatın poliçe genel şartlarında belirlenen usul ve esaslara göre belirlenmesi gerektiğini, davacının kask kullanmaması nedeniyle zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini savunarak neticede davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının davasının kabulü ile; 32.475,00 TL geçici iş göremezlik, 301.260,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatından oluşan toplamda 333.735,00 TL kalıcı ve geçici iş göremezlik tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan maluliyet raporunda davacıya sadece ortopedik yönden değerlendirme yapılmış, fizik tedavi ve rehabilitasyon yönünden herhangi bir tıbbi inceleme yaptırılmamış olduğunu, raporun eksik olduğunu, davacının geçici iş göremezlik zararı dönemine eşit olarak bakıcı gideri zararının da hesaplanmasının gerekmekte olduğunu, mevcut maluliyet raporuna dayalı olarak hazırlanmış hesap raporunun da düşük miktarlı ve eksik verilere dayalı olarak düzenlenilmiş olduğunu, davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olmasına rağmen bu hususa ilişkin araştırma yapılmamış ve miktarın düşük kalmış olduğunu, kanun yolu süresi içerisinde olabilecek güncel lehe değişikliklerden davacı tarafın ileri sürebileceği hak talebine ilişkin her türlü (maluliyet artışı, ücret artışı, hesaplama tekniği değişikliği vs.) fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde: Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 Esas-Karar sayılı 17/07/2020 günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre, 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 ile 01/06/2015 tarihleri arasındaki kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise yine bu dönemde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6247 E - 2021/9135 K; 2021/5898 E - 2021/8467 K; 2021/4501 E - 2021/7401 K sayılı kararları) Açıklamalar ışığında eldeki dosyaya baktığımızda, kaza tarihi 29.08.2021 olup mahkemesince hükme esas alınan 29.01.2024 tarihli ve 1101 sayılı İstanbul Adli Tıp Kurumu 2.İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği, davacının son film- grafileri ile tedavi evrakları incelenmek sureti ile raporun hazırlandığı, davacının kalıcı maluliyetinin % 3 olduğu ve 9 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu, bu süre içinde başkasının bakımına muhtaç durumda olmadığı anlaşılmakla rapor yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Davacı vekilinin hesap raporuna yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde: Anayasa Mahkemesinin 2019/40-2020/40 E.K sayılı 17/07/2020 günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin 17/06/2021 gün ve 2021/9757 Esas ve 2021/3262 karar sayılı kararları, 2021/3173 Esas ve 2944 Karar sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile kollukça tanzim olunan 24.05.2022 tarihli tutanakta davacının kaza tarihinde motosiklet tamircisi olup aylık kazancının 2.000 - 2.500 TL aralığında olduğu bildirilmiş olup belirtilen ücret 2021 yılı asgari ücretin altında olduğundan asgari ücret baz alınarak davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, davacı vekilinin bu yönlü istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 12.10.2026

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/2853, K. 2026/2544, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-2853-e-2026-2544-k-a32744083be4