Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1110 E. 2026/916 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1110
- Karar No
- 2026/916
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1110 - 2026/916 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca Başvurunun Esastan Reddine)
ESAS NO : 2024/1110 KARAR NO : 2026/916
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/05/2024 NUMARASI : 2022/247 Esas - 2024/350 Karar
DAVACI : VEKİLLERİ : Av.
DAVALI : VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/10/2026
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında "... Kampüsü" binası projesinde kullanılmak üzere fiyatı ve birim tarifeleri yapılan malzemelerin montajı işi konulu 11.06.2020 tarihli 10 maddeden oluşan taşeron sözleşmesi imzalandığını, 30.07.2020 tarihinde İş Bitirme Ve Teslim Tutanağı tanzim edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden ve kanundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesine karşın yüklenici tarafın edimini ayıplı şekilde gerçekleştirdiğini, çatıdan akan yağmur suları sonucu meydana gelen akmalar ve diğer hasarlar nedeniyle müvekkili şirketin gizli ayıptan haberdar olduğunu, müvekkilinin gizli ayıp ortaya çıkar çıkmaz karşı taraf ile whatsapp uygulaması üzerinden iletişime geçerek gizli ayıp hakkında karşı tarafa bildirimde bulunduğunu, gizli ayıba ilişkin fotoğraflar ve videoların delil olarak sunulduğunu, yüklenicinin sözleşme konusu işlerde 2 yıl boyunca işçilik garantisi vermesine rağmen, yüklenicinin ayıbı gideremediğini, hala çatıdan su aktığını müvekkil şirketin spor salonu işletmesini kullanamadığını, gizli ayıbın Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/28 E. Sayılı dosyasında tespit edildiğini, sonrasında da, işbu ayıpların davalı şirket tarafından tamir edilmek istenmişse de başarılamadığını, tadilatın yapılamadığını, taşınmazın çatısının su akıtmayacak şekilde imal edilebilmesi için gereken bedelin, sürenin ve işçilik- malzeme fiyatının tespiti ile davalı yan tarafından ödenmesinin hüküm altına alınması için işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalması kaydıyla bilirkişiler tarafından hesaplandığında artırılmak üzere gizli ayıp nedeniyle taşeron sözleşmesine uygun şekilde yapılamayan ve halen su sızdıran çatının yaptırılma amacına uygun şekilde su sızdırmak şekilde imalatı için gereken malzeme, işçilik bedeli spor salonun çalışamayacağı günlerden kaynaklı olarak kiracının müvekkil şirkete rücu etmek istediği tadilat süresi ve bedelinin tespitine, işbu bedelin belirsiz alacak davası olduğundan şimdilik taşeron sözleşmesinden kaynaklı zararın şimdilik 100,00- USD' nin ödeme günündeki TL karşılığının ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, spor salonun çalışamayacağı ve ciro kaybı yaşayacağı gün sayısının tespiti ile müvekkile rücu edilecek olan zararının tespiti ile fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL'nin Kiracıya ödenmek üzere müvekkil şirkete ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiş, 31/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 98.847,92 TL'ye artırarak, davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; müvekkilinin sözleşme kapsamında üzerine düşen tüm sorumluluklarını yerine getirerek, eksiksiz ve ayıpsız bir şekilde davacı iş sahibine teslim ettiğini, bu hususta taraflar arasında 30/07/2020 tarihli iş bitirme ve teslim tutanağı düzenlendiğini, davacıya işi teslim ettikten sonra davacı çatıda diğer taşeronlara başka işlerde yaptıracağını bildirdiğini, müvekkilinin de iş yapacakların dikkatli davranması gerektiğini belirterek, 30/07/2020 tarihli iş bitirme ve teslim tutanağı düzenlendiğini , tutanakta; "proje kapsamında mevcut prefabrik aşıklar üzerine projesine ve sözleşmesine uygun sandviç panellerin montajının yapılmasıdır. Yine yapılması taahhüt edilen bütün bitiş aksesuarları eksiksiz bir biçimde yerlerine konulmuştur. Mevcut prefabrik yağmur oluğu eksiksiz bir şekilde çift kat sürme yalıtım malzemesi ile yalıtılmış ve süzgeçleri yerleştirilmiştir. Bu tutanak teslim tarihinden sonra çatı panelidoluk üzerinde onayımız dışında yapılacak olan imalatlarda oluşacak olan deformasyon, kesme, biçme, ezme ve benzeri her türlü olumsuzluktan korunmak amacıyla hazırlanmıştır. İş bu tutanak 30.07.2020 tarihinde iki nüsha olarak karşılıklı imzalanmıştır." ibarelerini içerdiğini, davacının iş bu davasına Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/28 D.İş. Sayılı dosyasından aldırılan sayın bilirkişi İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen delil tespiti raporuna dayanmış ise de; delil tespit raporuna sunduğumuz 01/05/2021 tarihli itiraz dilekçesinde de açıkladığı üzere; taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak yerine getirdiğini, bizatihi davacıdan ve çalıştırdığı diğer taşeronlardan kaynaklanan bu durumu gizli ayıp olarak kabul edip taraflar arasındaki Taşeron Sözleşmesi'nin Garantiler başlıklı 8. maddesine dayanarak müvekkilin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının müspet zarar kapsamında talep ettiği hususların soyut talepler olup kabulü de mümkün olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;"Dava, eser sözleşmesi kapsamında sözleşmenin gereği edimin ayıplı ifa edildiği iddiasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 11.06.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığı konusunda uyuşmazlık yoktur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalının edimlerini ayıpsız olarak yerine getirmiş olup olmadığı, davacının ayıptan kaynaklı zararının olup olmadığı, bu zararları davalıdan talep etmesinin mümkün olup olmadığı, davacının tazminat alacağının bulunması halinde miktarının ne olduğu noktalarında toplanmıştır. Dava dilekçesindeki salonun çalışmaması nedeniyle meydana gelen taleplerle ilgili dava tefrik edilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı yan bilirkişi raporuna itiraz etmiş ise de itirazları önceki savunmaları kapsamında tartışılmış olup ek rapor alınmasının yargılamaya bir fayda sağlamayacağı anlaşıldığından kök rapor ile yetinilmiştir. Taraflar arası sözleşme gereği eserin 30.07.2020 tarihinde teslim edildiği dosya kapsamında taraflar arasında düzenlenmiş iş bitirme belgesi ile sabittir. Davacı yan işin tesliminden sonra gizli ayıp ortaya çıktığı ve süresinde ihbar edilmesine rağmen ayıbın giderilmediği iddiasındadır. Gizli ayıp işin teslimi esnasında, basit bir muayene ile tespit edilemeyen, çıplak gözle görülüp saptanamayan, kullanım sırasında ortaya çıkan veya kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkan ayıp türüdür. Gizli ayıplar nitelikleri gereği yapı bir süre kullanıldıktan sonra ya da kullanılmasa bile zamanın geçmesi ile ortaya çıkan imalat hatalarıdır. Bu nedenle davaya konu çatıdan su akması da gizli ayıp kapsamında değerlendirilmelidir. Gizli ayıp ortaya çıktığı zaman, iş sahibinin yüklenici firmaya durumu bildirme yükümlülüğü bulunmaktadır. Davacının bu yükümlülüğünü yerine getirdiği davalının ise bir kısım düzeltmeler yapmaya çalıştığı açıktır. Davalı yan dava dışı başkaca firmalarca yapılan işlemlerin sonuca etkili olabileceğini iddia etmiş ise de hem mahkememiz bilirkişisinin yerinde yaptığı inceleme hem de delil tespiti için mahallinde yapılan inceleme ile alınan delil tespiti raporunda çatı kaplaması üzerinde yapılı halde olan hiçbir imalat bulunmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda davalı tarafça delil olarak sunulan ve davaya konu işin imalat aşamalarını gösteren fotoğraflar incelendiğinde ise, çatı kaplama imalatının mahya imalatı tamamlanmadan dava dışı firmaya yaptırılan çatı cephe panel montaj işlerinin tamamlanmış olduğunun anlaşıldığı bildirilmiştir. Her ne kadar tespit günü yağmur yağmamış olduğundan çatıdan akma olup olmadığı, varsa akmanın çatının hangi bölümünde olduğu tespit edilemese de hem çatı yüzeyinde sonradan yapıldığı anlaşılan onarım izleri ve prefabrik çatı aşıklarında salonun zemininden bile çok net görülebilen su akıntısından kaynaklı lekelenmelerin bulunduğu dikkate alındığında, işin teslimi aşamasında tespit edilemeyen ancak zaman içerisinde ortaya çıkan gizli ayıbın bulunduğu kanaati mahkememize bildirilmiş olup mahkememizce de eserde gizli ayıp olduğuna yönelik tespite itibar edilmiştir. Az yukarıda da değinildiği gibi ayıbın makul süre içerisinde bildirildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda parça parça çatının onarımının hem işletmenin işlerinde aksamalara neden olacağı hem de sorunu tamamen gidermede etkili bir yöntem olamayacağı, mevcut çatı kaplaması üzerine yeniden çatı kaplaması imalatı yapılması gerektiği, 1.400,00 m2 imalat alanına sahip çatıda kaplama imalatında yaşanan su yalıtımı sorunu gizli ayıp kapsamında olduğundan, ancak akıntı meydana geldiğinde akıntı oluşan kısmın onarılarak sorun giderilebileceği, ancak, spor salonu olarak hizmet veren yapıda çatıdan su akıntısının meydana gelmesinin işletme için ciddi prestij ve para kaybına sebep olacağı, ıslanan zemin nedeniyle salonda bulunan sporcuların kayarak düşmesi neticesinde ciddi yaralanmaya sebep olacağı mevcut çatı kaplamasının sökülerek yeniden çatı kaplaması yapılması aşamasında spor salonunun ticari faaliyetini durdurması gerekeceği, bunun ticari gelir kaybına sebep olacağı, söküm aşamasında çatıdan aşağıya malzeme düşmesi halinde masif ahşap kaplamanın zarar göreceği de dikkate alındığında, mevcut kaplamanın sökülmeden üzerine yeniden çatı kaplaması yapılmasının daha uygun olacağı kanaati bilirkişilerce bildirilmiştir. İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı olmakla birlikte TBK 475 /son maddesine göre; eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibinin, sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı düzenlemesi karşısında davaya konu eserin çatı kaplamasına ilişkin olması ve bilirkişi raporundaki tespitlerle sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğuracağı açıktır. Bu halde davacı yan ayıbın giderilmesini isteyebilecektir. Bilirkişi raporunda tespit edilerek davacı yanın talep artırımına konu ettiği 32.382,00s USD'lik talep çatının anılan nedenlerle sökülmeksizin üzerine yeni bir çatı kaplaması yapılması ile zararın giderilebileceğine yönelik tespite dayanmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme eser sözleşmesi olup eser sözleşmelerinde satış sözleşmesinde olduğu gibi satılanın ayıpsız olanla değiştirilmesi gibi yeni bir eser meydana getirilmesini isteme hakkı yoktur. Bu talep çatı üzerine yeni bir eser meydana getirilmesini içermekte olduğundan bu talebin reddi gerekmiştir. Davacı tarafça dava konusu çatı kaplaması onarım işine ait olarak yapılan KDV dahil toplam 98.847,92TL bedelli harcamalara ait faturalar incelendiğinde, malzeme ve işçilik bedellerinin alınan ve yapıldığı yılın piyasa değerlerinde olduğu bilirkişi raporunda tespit edilmiş olup davacı yanın ayıbın giderilmesini isteme hakkı kapsamında bu bedel davalıdan talep edilebilir. Bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı yan dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi talep etmiş olup sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nın 12/3 ve 3. maddeleri uyarınca her çeşit imâl ve inşa işi ticari iş sayıldığından 3095 sayılı Yasa'nın 2/2. maddesi uyarınca alacağa avans faizi talep edilebilecek ise de reeskont faizi avans faizinden daha düşük olduğundan davacının talebi ile bağlı kalınarak hüküm altına alınan bedele reeskont faizi işletilmesi talebi yönüden dava tarihinden önce yöntemince temerrüt ihtarı bulunmadığından dava tarihinden itibaren işleyecek şekilde uygulanması" gerektiği" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne, 98.847,92 TL'nin 07/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkeme kararında çatının sökülmeksizin üzerinin yeni çatı kaplaması ile kapatılması sonucu zararın giderilebileceği tespitine yer verildiğini, davalı şirketin yapmış olduğu çatı imalatının ayıplı olduğu hususunda bir ihtilaf bulunmadığını, tespit edilmesi gereken noktanın müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tespitine ilişkin olduğunu, zarar tespitinin alınan bilirkişi raporu ile belirlendiğini, hal böyle iken gerekçeli kararda da yazılı olduğu üzere, müvekkilinin genel hükümlere göre tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, davalı şirketin ayıplı ifasından kaynaklı olarak müvekkilinin sözleşmeye konu çatıyı yeniden yaptırması gerektiğini, yeni çatı yaptırma maliyetinin davalı tarafça karşılanması gerektiğini, ilk derece mahkemesinin reddedilen kısmına ilişkin kısmının hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında aktedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin yüklendiği edimlerini tam ve gereği gibi yerine getirdiğini, işi bitirip davacıya açık ve gizli ayıp olmaksızın teslim ettiğini, iş tesliminden sonra, iş sahibinin müvekkilinin tavsiyelerine rağmen, iş bitiminden sonra çatının da başka işlerini yapan kişilerin işlerini görürken çatıya verdikleri zarar nedeni ile oluşan kusurların söz konusu olduğunu, bu kusurlardan kaynaklı arızalardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, çatı panellerinin montajı bitirildikten sonra üst tarafta mahya diye tabir edilen bölümde, fabrikadan hazır şekilde getirilen, mahya bitim aksesuarlarının aralarının taşyünü ile doldurulduğunu yine çatı paneline basan bölümlerin EPDM bant ile boydan boya su sızmalarını önleyecek şekilde bantlandığını ve mahya aksesuarının panele çektirme vidası diye tabir edilen vidalarla sabitlendiğini, davacının talebi üzerine müvekkilince mahallinde yapılan incelemede, kopan ve yerinden oynayan vidalar tespit edildiğini ve tüm panellerin yerine tekrar sabitlendiğini, hadve üzerindeki semerlerinde mastik altına kalıp boğulacak şekilde mastiklendiğini ve işveren vekiline teslim edildiğini, dosya kapsamında mevcut delil tespiti raporunda da açıkça belirtildiği üzere, işveren veya vekillerinin nezaretinda yapılan kontrollerde su yalıtımı ve terleme konusunda tespit tarihi itibari ile herhangi bir sıkıntı yaşanmadığının belirlendiğini, bu durumun bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda, hem çatı yüzeyinde sonradan yapıldığı anlaşılan onarım izleri ve prefabrik çatı aşıklarında salonun zemininden bile çok net görülebilen su akıntısından kaynaklı lekelenmelerin müvekkilinin yaptığı işten kaynaklandığının belirtilmesinin somut gerekçeleri bulunmadığını, yorum yolu sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, bilirkişilerce su akıntısının gerçekten müvekkilinin yaptığı çatı işinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının bilimsel bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, bu yönü ile bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 98.848,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalı taraftan alınması gereken 6.752,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.688,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.063,80 TL harcın davalıdan tahsili ile hazine'ye irat kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının yatıran taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 01/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Üye E-imzalıdır
Katip E-imzalıdır