Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1752 E. 2026/1677 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1752
- Karar No
- 2026/1677
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1752 Esas
KARAR NO:2026/1677 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI:2023/1034 Esas - 2024/905 Karar
TARİH:25/09/2024
DAVA:Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ:24/09/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı ...'nin azlık hissedarları olduğunu, davalı şirketin 28.09.2020 tarihinde yapılan ve 23.10.2020 tarihinde tescil edilen genel kurul kararında 500.000 TL olan şirket sermayesinin 1.500.000 TL ye çıkarıldığını, Sermaye artırımı sonrasında davacıların hissedarlık oranlarının ciddi oranda düştüğünü, şirket yöneticisi ... ve birlikte hareket ettiği hissedarların oranı korunduğunu, davalı şirket tarafından, sermaye artırımına ilişkin yapılacak olan genel kurul için herhangi bir çağrı kağıdının gönderilmediğini ve bu hususun ilan edilmediğini, müvekkillerinin sermaye artırımından haberdar edilmediğini, yapılan sermaye artırımı ve genel kurulun kötü niyetli olarak yapıldığını, davalı şirketin en büyük hissedarı ve münferit imza yetkilisi olan ...'ın şirket müdürü sıfatıyla kanunun yüklediği özen ve bağlılık yükümlülüklerini yerine getirmediğini, şirketin esas sözleşmesine aykırı hareket ettiğini ve şirket ortaklarının haklarını zedeleyici nitelikte hareket ettiği için TTK 630 uyarınca yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkisinin sınırlandırılması ve davalı şirkete Yönetici Kayyım atanması talebiyle Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/628 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını beyan ederek Kanunun emredici hükümlerine, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı yollarla alınan, ayrıca yokluk ve butlan sebebiyle hükümsüz olan 28.09.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının yok hükmünde olduğunun tespitini, mahkeme butlan sebeplerinin oluşmadığı kanaatine varması halinde, 28.09.2020 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Kararının TTK 446 hükmü uyarınca iptaline ve ticaret sicil kayıtlarından kaldırılmasına, anılan Genel Kurul kararlarına dayanılarak yapılan tüm işlemlerin geçmişe etkili olarak ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 21.05.2020 Tarih ve 2020/1 Sayı ile müdürler kurulu kararı alındığını, alınan kararın genel kurul toplantısına ilişkin olduğunu ve kararın PTT yoluyla davacılara gönderildiğini, akabinde bu hususun Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacıların; şirket ortakları ile yaşamış olduğu ihtilaf sebebiyle en yüksek pay sahibi vasfına haiz olan ...'a husumet beslediklerini, açılan davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, kanundan doğan hakların kişisel menfaatler amacı ile hakkın kötüye kullanımı şeklinde ifa edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 25/09/2024 tarih ve 2023/1034 Esas - 2024/905 Karar sayılı kararında;"Tarafların davayı takip etmemeleri nedeni ile mahkememizce 30/05/2024 tarihinde iş bu dava dosyasının yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 22/07/2024 tarihli dilekçesi ile yenileme talebinde bulunduğu, iş bu talep üzerine düzenlenen yenileme tensip zaptının 1 no'lu bendi ile "Davacı vekiline, 427,60 TL yenileme harcı tamamlamak üzere İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, verilen kesin süre içerisinde harç tamamlanmadığı takdirde, harçlar kanunu 30 ve 32.maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, (ihtarın iş bu tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılmasına)" karar verildiği, davacı vekiline e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, davacı vekiline verilen 2 haftalık kesin sürenin 24/08/2024 tarihinde tamamlandığı, HMK 150/4 "dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir.Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte 0 taraflara tebliğ edilir.Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır." hükmü uyarınca 3 aylık yenileme süresinin 30/08/2024 tarihinde tamamlandığı, adli tatile denk gelmesi nedeniyle sürenin 09/09/2024 tarihine uzadığının anlaşıldığı, ancak davacı vekilinde 10/09/2024 tarihinde yenileme harcının yatırıldığı, yenileme harcının süresinde yatırılmadığı, 3 aylık yasal süresi içinde davanın yenilenmediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,''HMK'nun 150. maddesi uyarınca DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamında; mahkemece 30.05.2024 tarihli celsede taraflarınca duruşmaya iştirak edilmemesi "Davacı vekili tarafından takip edilmeyen işbu davanın HMK 150/1-4. ve 320-4. maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına oy birliği ile karar verildi." şeklinde karar verildiğini, bunun üzerine taraflarınca 22/07/2024 tarihinde yenileme dilekçesi verildiğini; dolayısıyla, yenileme iradelerinin açık ve net bir şekilde ortaya konduğunu; bunun üzerine mahkemece taraflarına 427,60 TL yenileme harcının tamamlanması için süre verildiğini; ayrıca mahkeme tarafından 05/12/2024 tarihine duruşma açıldığını; ancak, taraflarınca 427,60 TL'lik harcın 2 haftalık süreden sonra yatırıldığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini,Harçlar Kanunu'nun 30'uncu maddesinin "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükmünü havi olduğunu; bu kapsamda bu maddeye göre mahkemece eksik harcın ikmal edilmesi için bir sonraki celseye kadar süre verilmesi gerektiğinin ifade edildiğini ancak, mahkemece bu süreye riayet edilmediğini, aksine taraflarına 2 haftalık kesin süre verildiğini; bu durum usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Ayrıca, taraflarına verilen sürede 2 haftalık sürenin başlangıç tarihinin açık ve net bir şekilde ortaya konmadığını; bu durumun mahkemece yapılmış olan ihtaratın usul ve yasaya uygun olmadığını gösterdiğini,
İleri sürerek, izah edilen sebeplerden ötürü yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; davalı şirketin 28/09/2020 tarihli ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti, bunun mümkün görülmemesi halinde kararın iptali istemine ilişkindir.Mahkemece; usulüne uygun olarak toplantıya davet edildikleri halde toplantıya katılmayan davacıların TTK. m. 446 hükmü ve HMK 115/1-2 maddeleri uyarınca iptal davası açma haklarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiği, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edildiği, dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderildikten sonra davacılardan ... tarafından ilk derece mahkemesine bizzat sunulan dilekçeler ile davadan feragat edildiği; dairemizce istinaf başvurusunun davadan feragat etmeyen davacı ... yönünden değerlendirildiği ve dairemizin 2022/1810 esas 2023/1500 karar sayılı kararı ile davacının istinaf başvurusunun kabul edildiği ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece kaldırma ilamı sonrası düzenlenen 01/11/2023 tarihli tensip zaptı ile davadan feragat eden davacılar... tarafından açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydında karar verilmiş, bu davacılar yönünden tefrik edilen dosya mahkemenin 2023/1047 esasına kaydedilmiş ve 09/11/2023 tarihli, 2023/1155 karar sayılı ilam ile bu davacılar tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve hakkında istinaf kanun yoluna başvuru bulunmayan karar 08/01/2024 tarihinde kesinleşmiştir.Mahkemece davadan feragat etmeyen davacı ... yönünden ana dosyada kaldırma ilamı doğrultusunda yargılama devam olunmuş,30/05/2024 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir.Davacı ... vekili tarafından 22/07/2024 tarihinde yenileme dilekçesi sunulmuş, yenileme talebi HMK'un 150/4 fıkrası uyarınca bir aylık süreden sonra, ancak üç aylık süreden önce ileri sürüldüğünden, 26/07/2024 tarihli yenileme tensip tutanağının bir nolu ara kararı ile 427,60-TL yenileme harcının yatırılması için davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmiş, aksi halde davanın Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32 maddeleri uyarınca açılmamış sayılacağı ihtar edilmiştir.Tensip tutanağı davacı vekiline 10/08/2024 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak yenileme harcı 10/09/2024 tarihinde yatırılmıştır. Mahkemece bu gerekçe ile 25/09/2024 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, anılan karara karşı tüm davacılar vekili tarafından tüm davacılar adına istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Açtıkları dava iş bu dosyadan tefrik edilerek feragat nedeniyle reddedilen davacılar ...'in bu davada taraf sıfatları bulunmadığından, onlar adına yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 352 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı ... tarafından ileri sürülen istinaf başvuru yönünden yapılan değerlendirmede;HMK'nun 150/4 fıkrası uyarınca dosyası işlemden kaldırılmış olan davanın, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebileceği, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yenileme talebinde bulunandan yeniden harç alınmasının zorunlu olduğu, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra ve ancak üç aylık süre dolmadan yenileme talebinde bulunulmuş, ancak harç yatırılmamış ise,492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi uyarınca, mahkemece yenileme talebinde bulunana harç yatırması için uygun bir süre verilmesi gerektiği, bu süre içerisinde harcın yatırılmaması halinde ise Harçlar Kanununun 30.maddesi ve HMK.nun 150/5.maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılacağı, bu halde davanın açılmamış sayılmasının yasa gereği kendiliğinden gerçekleşen bir netice olduğu, somut olayda da davacı vekilince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir aylık süre dolduktan sonra sunulan yenileme dilekçesine istenen düzenlenen tensip zaptı ile davacı vekiline yenileme harcını yatırması için, sonuçları da hatırlatılarak iki haftalık kesin süre verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ihtarın tensip zaptının tebliği ile yapılmış sayılacağına yönelik zabıtta yer alan kayıt karşısında, verilen kesin sürenin de tebliğ ile başlayacağı, davacı vekiline 10/08/2014 tarihinde tebligat yapılmış oluğu, sürenin son günün 24/08/2026 tarihinin haftasonuna denk gelmesi nedeniyle 26/08/2024 tarihi olduğu, ancak bu tarihin de adli tatil içerisine denk gelmesi nedeniyle HMK'nun 104/1 fıkrası uyarınca bir haftalık uzamış sürenin 09/09/2024 günü dolduğu, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere yenileme harcının 10/09/2024 tarihinde yatırıldığı, harcın yatırıldığı tarih itibariyle, davanın açılmamış sayılmasına dair yasal sonucun ortaya çıkmış olduğu, mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmıştır.Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine; ...'in istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 352 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...'in istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- Davacılar ...'in istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 352 maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,
3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 24/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.