İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/286 E. 2026/39 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/286
Karar No
2026/39
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/286 Esas KARAR NO : 2026/39

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08.07.2024 KARAR TARİHİ : 10.09.2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı... plakalı aracın 21.10.2021 tarihinde müvekkile ait ...plakalı araca çarparak hasara sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün yüzde yüz kusurlu olduğunu, kazanın ...üzerinde davalı aracın ters yönde seyretmesi neticesinde gerçekleştiğini, müvekkil sürücüsünün tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen kazanın önlenemediğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yürütülen... sayılı başvuruda İtiraz Hakem Heyetinin ... tarihli ve 2... sayılı kararı ile genel mahkemelerde yargı yolu açık olmak üzere dosyadan el çekilmesine karar verildiğini, uyuşmazlığa ilişkin ... Arabuluculuk Bürosu ...sayılı arabuluculuk dosyasında 28.06.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanan tutanak düzenlendiğini, HMK 107/1 maddesi uyarınca alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesinin imkansız olması nedeniyle davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, araçta meydana gelen hasar ve değer kaybının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, şimdilik 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı olmak üzere toplam 200,00-TL tutarın temerrüt tarihi olan 21.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın 21.10.2021 tarihinde gerçekleştiğini, iki yıllık zaman aşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın daha önce ... numaralı tahkim dosyasından... karar ve ... sayılı kararlar ile kesin hüküm oluştuğunu, aynı uyuşmazlık hakkında tekrar dava açılmasının yargıda öngörülebilirlik ilkesine ve çelişkili karar yasağına aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, TRAMER kayıtlarının ve kaza tespit tutanağının aksi ispatlanamadığı sürece resmi belge niteliğinde olduğunu, davacının sunduğu bilirkişi raporunun tek taraflı ve denetime elverişsiz olduğunu, ... Genel Şartları uyarınca hasar miktarının eksper incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, onarımda eşdeğer parça kullanımı ve tedarik iskontosu uygulanmasının zorunlu olduğunu, KDV'den sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, değer kaybı hesaplamasının Genel Şartlar'a göre yapılması gerektiğini, davacının sunduğu özel eksper raporunun usulsüz olduğunu, eksper ücretinin makul olmadığını, temerrüde düşülmediği için faiz taleplerinin reddinin gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını, vekalet ücretine hükmedilmesi halinde ise 5684 sayılı Kanun'un 30/17. maddesi gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin beşte biri oranında hesaplama yapılması gerektiğini, tüm bu nedenlerle; davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; davacıya ait araç ile davalı tarafından karayolları zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalanan araç arasında meydana gelen kaza sonucunda davacıya ait araçta meydana geldiği iddia edilen hasar bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil ile başkasına zarar veren kişi bu zararı karşılamakla yükümlüdür. Yine TBK m. 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 49 gereği, davalının meydana gelen zarardan sorumluluğu, kusurunun varlığına bağlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesi: "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." şeklindedir. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-I. maddesi: "Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95. maddesinde, "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Sigorta şirketi kaza tarihi itibariyle ... Poliçesi tanzim eden şirket konumundadır. Sigorta şirketinin sigortalı aracın üçüncü kişilere vereceği zararlardan dolayı poliçe kapsamında ve limitiyle sorumlu olacaktır. Trafik Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine göre sigortanın kapsamı belirlenmiş olup, buna göre sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu temin etmek zorundadır. KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. 21/10/2021 tarih saat 18:10 sıralarında davacı sürücü ... idaresindeki ...plakalı otomobil ile ...'ni takiben olay mahalli kavşağına katılım yaptığı sırada aracının sağ ön kısımlarıyla, sağ tarafındaki ... Sokağı takiben gelip sola manevra ile tepecik köprüsüne dönmek isteyen sürücü ...idaresindeki davalı sigorta tarafından sigortalı ...plakalı otomobilin ön kısımlarıyla çarpıştığı dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir. ...plakalı aracın ... poliçe numaralı ...sigorta poliçesi ile 08.06.2021 tarihi ile 08.06.2022 tarihi arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı, kaza tarihinde poliçenin geçerli olduğu anlaşılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden gelen müzekkere cevabında; dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan ...plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce dava konusu kazadaki kusur durumu ve maddi tazminat taleplerinin tespiti için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, tek bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sürücülerin her birinin %50 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Davacı tarafın itirazları ve kazaya ilişkin delillerin incelenerek ek rapor hazırlanması için dosya yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, kök rapordaki tespit tekrar edilmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda davacı tarafa dava değer artırım dilekçesi sunulması için süre verilmiş, davacının ara karardan rücu edilmesi talebi üzerine, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti ve kaza tespit tutanağı ile bilirkişi kök ve ek raporundaki kusur oranı arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın İTÜ'de görevli trafik alanında uzman üçlü bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş, hazırlanan heyet raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan ...plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olması ve kazanın akabinde düzenlenen kaza tespit tutanağındaki tespitler ile uyumlu olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacı sürücünün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davalı tarafından sigortalanan... plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekilince 10.09.2026 tarihli duruşmada raporlar arasında çelişki bulunduğu ve çelişkinin giderilmesi için dosyanın ATK'ya tevdi edilmesi gerektiği belirtilmiş ise de...'nde görevli trafik alanında uzman üçlü akademisyen bilirkişi heyeti raporunun kaza tespit tutanağı ile tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapor arasındaki çelişkiyi giderir nitelikte olması ve İstanbul Teknik Üniversitesi'nde görevli trafik alanında uzman üçlü akademisyen bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun yargı içtihatlarında da belirtildiği üzere çelişkiyi giderecek niteliklere haiz olması sebebiyle dosyanın ATK'ya tevdi talebinin reddine karar verilmiştir ve hükme esas alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 732,00-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından 60,80-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davacının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize dilekçe ile başvurarak veya zabıt katibine beyanda bulunmak suretiyle tutanağa geçirilmesi ve hakime onaylatılmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10.09.2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/286, K. 2026/39, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-286-e-2026-39-k-d290e4392bb0