İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/724 E. 2026/708 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/724
- Karar No
- 2026/708
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/724 Esas KARAR NO : 2026/708
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/10/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkiline ait aracın ...günü saat 08:19 sıralarında sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracıyla ... ilçesinde seyrederken sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın sol arka kısımlarına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, tramer kusur durumu sonucu tetkikinden anlaşıldığını, yaşanan trafik kazasında müvekkiline ait ... plakalı aracın kusursuz olduğunu, meydana gelen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasarlandığını, müvekkilinin aracını kullanamadığını, aracın onarım gördüğü sürece aracından mahrum kaldığını, bu nedenlerle müvekkiline ait aracın 14/05/2024 tarihinde geçirmiş olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonucu meydana gelen hasardan kaynaklı olarak müvekkilinin uğramış olduğu araç mahrumiyet tazminatı için HMK 107 gereğince belirsiz alacak davasının şimdilik 10,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, 14/05/2024 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde kazanın taraflarının kusur durumu, davacının araç mahrumiyet zararı tazmin talebinin yerinde olup olmadığı, öyle ise miktarı hususunda toplanmaktadır. Mahkememizin 16/01/2026 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere Kusur-hasar bilirkişine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 28/04/2026 tarihli raporda özetle; "Dava konusu olayda davalı şirkete ait aracın sürücüsü ..., yönetimindeki ... plakalı aracıyla seyrederken aracının hızını mahal şartlarına göre ayarlamamış, aşırı hızlı ve dikkatsiz tedbirsiz seyretmiş, önünde seyreden davacı şirkete ait ... plakalı aracıyla arasında güvenli ve yeterli bir takip mesafesi bırakmadığından bu araca arkadan çarpmıştır. Bu nedenle davalı şirkete ait aracın sürücüsü ... olayda %100 oranında asli kusurludur. Davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ... ise kendi şeridinde normal süratle seyrederken arkasından aşırı süratle gelip aracına arkadan çarpan davalı sürücüye karşı kazayı önlemek bakımından alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuz bulunmuştur. ARAÇ MAHRUMİYET ZARARI YÖNÜNDEN İNCELEME VE KANAAT: Yargıtay kararlarına göre araç mahrumiyet zararının belirlenmesinde aracın tamirde kaldığı sürenin değil, makul tamir süresinin dikkate alınması gerekmektedir. Yargıtay 17. H.D. ... E. ...K.13.10.2020 T. Kararı “Aracın makul tamir süresinin belirlenmesi konusunda ek rapor alınıp, bu zarar kalemi yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, Dairemizin önceki bozma ilamında belirtilmiş olmasına rağmen, aracın onarım için servise giriş- çıkış tarihleri arasındaki süreyi makul tamir süresi kabul ettikten sonra, bu sürenin 4 günlük bölümü için kazaya neden olan davalı gerçek kişilerin ve 12 günlük bölümü için kasko şirketi olan davalının sorumlu olduğu yönünde görüş bildiren yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verildiği görülmektedir. Davacı aracının kazada oluşan hasarının nitelik ve niceliği de dikkate alınarak (kasko şirketinden ya da kasko şirketinin anlaşmalı servisi olan işletmenin eksiğinden kaynaklanan hususlar dikkate alınmadan) makul tamir süresi belirlemesinin yapılması için, farklı bir makine mühendisi bilirkişiden rapor alınıp kazanç kaybı talebi hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle hüküm tesisi doğru değildir.” Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2022 tarihli ve...E. ... K. sayılı kararı “Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 50'nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacı tarafından araç kiraladığına dair belge veya ödeme belgeleri sunulmasa da hakim zararı belirleyebilir. Bu durumda mahkemece, davacı aracında oluşan hasarın niteliğine göre makul tamir süresinin belirlenmesi, ihtiyaçları için aracı kullanamamaktan doğan ve bu süre içinde davacının (ikame araç) ödemesi gereken bedelin ne olacağı konularında alınan bilirkişi raporuna göre davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.” Yargıtay’ın kararlarında da açıkça vurguladığı üzere; araç mahrumiyeti tazminatı ile ilgili önemli bir husus da kazaya uğrayan aracın nasıl kullanıldığı ile aracı kullanan kişinin gittiği güzergahı zaten araç kullanılsaydı da gidip gelmesi halinde yapacağı zorunlu giderlerdir. Belirlenecek olan bu giderler, araçtan yoksun kalma tazminatından indirilir. Nitekim yakıt gideri gibi giderler söz konusu trafik kazası ile ilgili olmayan her durumda araç sahibi tarafından karşılanması gereken giderlerdir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... E. , ... K. Sayılı ve 17.1.2017 tarihli kararında; ''Davaya konu kaza sonucunda araçtaki hasarın giderilmesi için gereken onarım süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın, araç mahrumiyeti bedelinin tespiti hususunda rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Tabi bu yapılırken, kaza olmasaydı dahi yapılması gereken yakıt vs gibi zorunlu giderlerin de indirilmesi gerekmektedir. '' Dava konusu ... plakalı ... marka ... tipi 2015 model ve 280.378 Km'deki araçtaki hasarın ağırlığı, markası ve modeli, ayrıca şirket aracı olarak kullanıldığı ve özellikle aracın tamirinin ARALIKSIZ şekilde yapılacağı dikkate alındığında, hasarın makul tamir süresinin 4 gün olduğu tespit edilmiştir. Aynı marka ve model bir aracın güncel günlük kira bedeli, yapılan piyasa araştırmasına göre ortalama KDV dahil 2.000,00 TL olup T.C. Merkez Bankasının Enflasyon Hesaplayıcısı programına göre bu meblağın kaza tarihindeki karşılığı 1.180,00 TL'dir. Dolayısıyla 4 günlük araç kiralama bedeli 4.720,00 TLdir. 4 günlük araç kiralama boyunca davacının kendi aracını kullanmaması nedeniyle sağlayacağı amortisman, sabit giderler, temizlik, vergi vb. kazançları toplamı olarak takdiren 520,00 TL'nin araç kiralama bedelinden düşülmesi gerekir. Buna göre davacının gerçek araç mahrumiyet zararı 4.200,00 TLdir. SONUÇ: Yukarıda açıklandığı üzere: 1.Dava konusu olayda davalı şirkete ait aracın sürücüsü ...'in %100 oranında asli kusurlu olduğu, 2.Davacının talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 4.200,00 TL olduğu, ..." sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Davacı vekilince bilirkişi raporuna karşı bedel arttırım talepli 15/05/2026 tarihli dilekçe ile mahrumiyet zararına ilişkin 10,00-TL alacak için rapor doğrultusunda toplamda 4.200,00-TL Maddi zararın kazanın meydana geldiği tarih olan 14/05/2024 tarihinde itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talepli dilekçe sunduğu, buna ilişkin harcın yatırılmış olduğu, davalı tarafa bir suretin tebliğ edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamanın birlikte değerledirilmesi neticesinde; alınan raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli şekilde düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği analaşıldığından Mahkememizce itibar edilebilir bulunmuştur. Buna göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, tespit edilen kusur durumu karşısında davacı şirketin toplam gerçek maddi zararının 4.200 TL olarak hesaplandığı, davalının işleten olarak davacının ortaya çıkan araç mahrumiyeti zararı nedeniyle sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen gerçek zarar miktarı nazara alınarak davanın kabulü ile 4.200,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 15/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye göre; 1-Davanın kabulü ile, 4.200,00-TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 15/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihine göre alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 687,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 44,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 4.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 687,40 TL peşin harç, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 145,40 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 10.535,70 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 22/09/2026
Katip Hakim ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır